İşe iade davası açabilmek için işçinin, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurması zorunludur. Bu süre bir hak düşürücü süredir; zamanaşımı değil, doğrudan davanın kabul edilebilirliğini etkileyen bir ön şarttır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. İş güvencesi kapsamında olmayan işçiler için bu süreler uygulanmaz.
İşe iade davası için arabulucuya başvuru süresi ne kadardır?
İş sözleşmesi feshedilen işçi, feshin geçersizliği iddiasıyla işe iade talebinde bulunmak istiyorsa, fesih bildiriminin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmalıdır. Bu süre, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca hak düşürücü süre niteliğindedir. Sürenin başlangıcı, fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihtir. İşçi, bu süreyi kaçırdığı takdirde işe iade davası açma hakkını kaybeder.
Arabuluculuk süreci sonunda dava açma süresi nasıl işler?

Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda tarafların anlaşamadığına dair son tutanağın düzenlenmesi, dava açma süresini başlatır. İşçi, bu tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde görevli ve yetkili iş mahkemesinde dava açmalıdır. Arabuluculuk süreci, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca dava şartı olarak tanımlanmıştır. Bu aşamada dava açılmaması, işe iade talebinin hukuken sona ermesine neden olur.
İşe iade davasında hak düşürücü süre ile zamanaşımı arasındaki fark nedir?
İşe iade süreçlerinde uygulanan 1 aylık başvuru süresi ve 2 haftalık dava açma süresi, zamanaşımı değil hak düşürücü süredir. Zamanaşımı, borçlunun ileri sürmesiyle dikkate alınan bir süre iken, hak düşürücü süre hakim tarafından resen dikkate alınır. Taraflar bu sürelerin geçirilmiş olduğunu ileri sürmese dahi, mahkeme sürenin dolduğunu tespit ettiği anda davayı usulden reddeder.
İşe iade davası açabilmek için hangi şartlar aranır?
Her işçi işe iade davası açma hakkına sahip değildir. Kanun koyucu, iş güvencesinden yararlanabilmek için belirli kriterler belirlemiştir:
- İşyerinde en az 30 işçinin çalışıyor olması gerekir.
- İşçinin en az 6 aylık kıdeminin bulunması zorunludur.
- İşçinin, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili konumunda olmaması gerekir.
- Yer altı işlerinde çalışan işçiler için 6 aylık kıdem şartı aranmaz.
Örnek olay: İşe iade sürecinde sürelerin takibi
Bir işçi, 10 Mayıs tarihinde fesih bildirimini tebliğ almıştır. İşçi, 1 aylık süreyi geçirmemek adına 5 Haziran tarihinde arabulucuya başvurmuştur. Arabuluculuk görüşmeleri 20 Haziran tarihinde anlaşamama ile sonuçlanmış ve son tutanak düzenlenmiştir. Bu durumda işçi, 2 haftalık dava açma süresini 4 Temmuz tarihine kadar kullanmalıdır. Eğer işçi 4 Temmuz tarihinden sonra dava açarsa, mahkeme hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davayı reddedecektir.
İşe iade davasında görevli merci ve kanun yolu nedir?
İşe iade davalarında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. İş mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri, İş Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yerel mahkemenin verdiği karara karşı istinaf yolu açıktır. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar kesindir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesi gereğince, işe iade davalarında Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılamaz.
Fesih bildiriminin tebliği ve sürenin başlangıcına dair ispat yükü
İşe iade sürecinde hak düşürücü sürenin başlangıcı olan fesih bildiriminin tebliği, işverenin işçiye feshin sebebini yazılı olarak bildirmesiyle gerçekleşir. İşveren, fesih bildiriminin işçiye ulaştığını ispat etmekle yükümlüdür. Tebligatın noter kanalıyla yapılması, iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderilmesi veya işçinin elden imza karşılığı teslim alması, sürenin başlangıç tarihini belirleyen en somut delillerdir. İşçinin fesih bildirimini almaktan imtina etmesi durumunda, tebliğ tarihi tutanakla kayıt altına alınmalıdır. İşveren tarafından yazılı bildirim yapılmaması veya bildirimin içeriğinde feshin geçerli sebebinin açıkça belirtilmemesi, işçinin dava açma süresini etkilemez; ancak feshin geçersizliği iddiasının ispatında işçinin elini güçlendiren bir unsurdur.
Arabuluculuk sürecinde sürelerin durması ve kesilmesi
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, arabulucuya başvurulmasıyla birlikte dava şartı olan 1 aylık süre durur. Arabuluculuk bürosuna yapılan başvuru tarihi, sürenin durduğu anı temsil eder. Arabuluculuk süreci, tarafların anlaşmaya varamaması veya taraflardan birinin görüşmeye katılmaması nedeniyle son tutanağın düzenlenmesiyle sona erer. Son tutanağın düzenlendiği tarih, duran sürenin yeniden işlemeye başladığı veya 2 haftalık dava açma süresinin başladığı milattır. Arabuluculuk görüşmelerinin uzun sürmesi, işçinin dava açma hakkını kısıtlamaz; zira kanun koyucu, arabuluculukta geçen süreyi hak düşürücü sürenin dışında tutmuştur. Arabuluculuk bürosuna başvurulmadan doğrudan dava açılması halinde, mahkeme dava şartı yokluğu nedeniyle başvuruyu usulden reddeder.
İşe iade talebinde işçinin iradesi ve feragat durumu
İşe iade davası, işçinin iş sözleşmesinin devamını talep etme iradesine dayanır. Arabuluculuk aşamasında veya dava sürecinde işçi, işe iade talebinden vazgeçerek sadece işçilik alacaklarına odaklanabilir. İşe iade talebinden feragat edilmesi, iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti gibi işe iadeye bağlı hakların da talep edilemeyeceği anlamına gelir. İşçi, arabuluculuk görüşmelerinde işe iade yerine sadece tazminat ödenmesi konusunda anlaşmaya varırsa, bu durum iş sözleşmesinin ikale (bozma) yoluyla sona erdirilmesi olarak değerlendirilebilir. İkale sözleşmesi yapılması durumunda, işçi işe iade davası açma hakkını kaybeder. Bu nedenle, arabuluculuk tutanağının içeriği, işçinin gelecekteki dava haklarını doğrudan belirleyen hukuki bir belge niteliğindedir.
Sık Sorulan Sorular
İşe iade davası açmak için arabulucuya gitmek zorunlu mudur?
Evet, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca işe iade talepleri için arabulucuya başvurmak dava şartıdır.
İşe iade davasında 1 aylık süre ne zaman başlar?
Süre, fesih bildiriminin işçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
İşyerinde 30 işçi şartı nasıl hesaplanır?
İşyerinde çalışan toplam işçi sayısı, fesih tarihindeki mevcut durum üzerinden değerlendirilir.
İşe iade davası reddedilirse ne olur?
Dava reddedildiğinde işçi işe başlatılmaz ve iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süre ücretine hak kazanamaz.
