Av. Mehmet Uğur Babuşcu · Ankara BarosuÇukurambar Mah. 1465 Sokak 9/23 Çankaya/Ankara
BABUŞCUHUKUK VE ARABULUCULUK

İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU

İşe İade ve Fesih nedir ve hangi çalışanlar veya işverenler bakımından uygulanır?

Güneş enerjisi santrali veya şantiye alanında, baret ve reflektörlü iş kıyafetleri giymiş iki teknik personelin ellerindeki teknik çizimi incelediği, arka planda bir iş makinesinin (ekskavatör) bulunduğu çalışma ortamı.
İçindekilerBaşlıkları göster10 bölüm

İşe iade, iş sözleşmesi işveren tarafından geçerli bir sebep olmaksızın feshedilen işçinin, işe geri dönmesini veya feshin geçersizliğinin tespitini sağlayan hukuki bir mekanizmadır. 4857 sayılı İş Kanunu m. 18 uyarınca; işyerinde en az 6 ay kıdemi bulunan, işyerinde en az 30 işçi çalıştıran ve belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiler bu haktan yararlanabilir. İşletmede 30’dan az işçi çalışması veya iş sözleşmesinin belirli süreli olması gibi durumlarda işe iade hükümleri uygulanmaz.

İşe iade davası açabilmek için hangi şartların sağlanması gerekir?

İşe iade mekanizmasının işletilebilmesi için kanun koyucu tarafından belirlenen objektif kriterlerin bir arada bulunması zorunludur. Bu şartlar, işçinin iş güvencesi kapsamında olup olmadığını belirler.

  • İş sözleşmesinin belirsiz süreli olması gerekir.
  • İşçinin işyerindeki kıdeminin en az 6 ay olması şarttır.
  • İşyerinde çalışan toplam işçi sayısının 30 veya üzerinde olması gerekir.
  • İşçinin, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili veya yardımcısı konumunda olmaması gerekir.
  • Feshin, işveren tarafından gerçekleştirilmiş olması ve geçerli bir sebebe dayanmaması gerekir.

İşe iade sürecinde arabuluculuk ve dava açma süresi ne kadardır?

İş kıyafetleri giymiş iki kişinin tokalaşma anını gösteren, profesyonel iş birliğini, anlaşmayı veya sözleşme imzasını temsil eden görsel.
İşe İade ve Fesih

İşe iade taleplerinde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurmak zorunludur. İşçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmalıdır. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde İş Mahkemelerinde dava açılması gerekir.

İşe iade davası hangi durumlarda sonuçsuz kalabilir?

Her fesih işlemi işe iade davasına konu edilemez. Örneğin, iş sözleşmesi işçi tarafından istifa yoluyla feshedilmişse veya işveren tarafından haklı nedenle (ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık gibi) feshedilmişse, işe iade talebi hukuki dayanak bulamaz. Ayrıca, işletmedeki işçi sayısı 30’un altındaysa veya işçinin kıdemi 6 aydan azsa, mahkeme davanın esasına girmeden usulden reddine karar verebilir.

Durum İşe İade Kapsamı
Belirsiz süreli sözleşme ve 30+ işçi Kapsam dahilindedir
Belirli süreli sözleşme Kapsam dışıdır
İşveren vekili (tüm işletmeyi yöneten) Kapsam dışıdır

İşe iade davası sonucunda işveren işçiyi işe başlatmak zorunda mıdır?

Mahkeme tarafından feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verilmesi, işverenin işçiyi mutlaka işe başlatacağı anlamına gelmez. İşveren, işçiyi işe başlatmama hakkını saklı tutabilir. Ancak bu durumda, mahkemenin hükmettiği işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer hakları ödemekle yükümlü olur.

Örnek olay üzerinden işe iade süreci nasıl işler?

Bir işyerinde 40 işçi çalıştıran bir işveren, 8 aydır çalışan bir işçinin sözleşmesini geçerli bir sebep göstermeden feshederse, işçi işe iade davası açma hakkına sahip olur. İşçi, fesih bildirimini aldığı tarihten itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurur. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, işçi 2 hafta içinde İş Mahkemesinde dava açarak feshin geçersizliğinin tespitini ve işe iadesini talep edebilir.

İşe iade kararlarına karşı hangi kanun yolları açıktır?

İş mahkemelerinin verdiği kararlar, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca istinaf yoluna açıktır. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar kural olarak kesindir. Ancak, belirli hukuki şartların varlığı halinde temyiz yolu (Yargıtay) açık olabilir. Süreç, iş hukukunun genel ilkeleri çerçevesinde yürütülür.

İşveren vekili ve yardımcılarının iş güvencesi kapsamındaki konumu nedir?

İş Kanunu’nun 18. maddesi, işyerinin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili yardımcılarını iş güvencesi kapsamı dışında tutar. Bu ayrım, söz konusu kişilerin işverenle olan temsil ilişkisi ve karar alma mekanizmalarındaki rolleriyle doğrudan bağlantılıdır. Bir çalışanın bu kapsamda olup olmadığı belirlenirken, yalnızca unvanına değil, fiilen kullandığı yetkilere bakılır. Eğer çalışan, işyerinin idari ve teknik yönetiminde geniş yetkilere sahipse ve işveren adına irade beyanında bulunabiliyorsa, işe iade davası açma hakkından yararlanamaz. Ancak, sadece belirli bir departmandan sorumlu olan veya işe alma/çıkarma yetkisi bulunmayan yöneticiler, iş güvencesi kapsamında değerlendirilir.

Feshin geçerli sebebi ile haklı sebebi arasındaki temel farklar nelerdir?

İş hukukunda fesih türleri, sonuçları bakımından birbirinden keskin çizgilerle ayrılır. İşverenin 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinde sayılan ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık veya zorlayıcı sebepler gibi hallerde yaptığı fesih, “haklı neden” ile fesihtir. Bu durumda işçi, işe iade davası açamaz ve kıdem tazminatı gibi haklarını kaybedebilir. Buna karşılık, “geçerli sebep” ile fesih, işçinin davranışlarından veya veriminden ya da işyerinin gereklerinden kaynaklanan, ancak iş ilişkisini sürdürmeyi makul ölçüde imkansız kılmayan durumlardır. İşveren, geçerli bir sebeple fesih yaparken işçinin savunmasını almak ve feshi son çare olarak uygulamak zorundadır. Feshin geçerli bir sebebe dayanmadığı iddiasıyla açılan işe iade davasında, ispat yükü işverene aittir. İşveren, feshin geçerli bir nedene dayandığını somut delillerle kanıtlamakla yükümlüdür.

İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili kavramı nasıl yorumlanır?

İşyerinde 30 işçi şartının hesaplanmasında, aynı işverene ait tüm işyerlerindeki toplam çalışan sayısı esas alınır. Ancak iş güvencesi kapsamı dışında kalan “işveren vekili” tanımı, sadece işyerindeki toplam sayıya değil, işçinin görev tanımına odaklanır. İşletmenin bütününü sevk ve idare eden kişi, işverenin işyerindeki alter egosu (ikinci kişiliği) olarak kabul edilir. Bu statüdeki bir kişi, işverenin işçiye karşı olan yükümlülüklerini yerine getiren taraf konumundadır. Dolayısıyla, işveren vekilinin kendi iş sözleşmesinin feshi durumunda, iş güvencesi hükümlerinden yararlanması hukuken mümkün değildir. Bu ayrım, işverenin yönetim hakkını korumak ve işyerindeki hiyerarşik yapının sürekliliğini sağlamak amacıyla getirilmiştir. Çalışanın işe alma, işten çıkarma, disiplin cezası verme veya işyerinin bütçesini yönetme gibi temel yetkileri bulunup bulunmadığı, yargılamada esas alınan temel kriterdir.

Sık Sorulan Sorular

İşe iade davası açmak için arabulucuya gitmek zorunlu mudur?

Evet, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca işe iade talepli uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu bir dava şartıdır.

İşyerinde 30 işçi şartı nasıl hesaplanır?

İşyerinde çalışan işçi sayısı hesaplanırken, aynı işverenin aynı işkolundaki tüm işyerlerinde çalışan işçilerin toplamı dikkate alınır.

İşe iade davasını kazanan işçi ne kadar tazminat alır?

Mahkeme, işçinin işe başlatılmaması durumunda ödenmesi gereken tazminat miktarını, işçinin kıdemi ve fesih nedenine göre 4 ile 8 aylık ücreti arasında belirler.

İstifa eden işçi işe iade davası açabilir mi?

Hayır, iş sözleşmesi işçi tarafından istifa yoluyla feshedilmişse, işe iade davası açma hakkı doğmaz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

Aynı konu başlığındaki içerikler

WhatsApp
Scroll to Top