Konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildirimi, sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olmasına bağlı olarak taraflara farklı yükümlülükler ve haklar tanır. Kiracı, belirli süreli sözleşmelerde sürenin bitiminden en az 15 gün önce yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi sona erdirebilirken, kiraya verenin yalnızca süre bitimine dayanarak tek taraflı fesih hakkı bulunmamaktadır. Bu süreçte her iki tarafın da uyması gereken temel kural, bildirimin yazılı şekilde yapılmasıdır; aksi takdirde fesih iradesi hukuki sonuç doğurmaz.
Fesih bildirimlerinin geçerliliği, kanunen yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır; ispat kolaylığı için noter kanalıyla ihtarname gönderilmesi tercih edilir.
Belirli süreli sözleşmelerde kiracı, sürenin bitiminden en az 15 gün önce yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi sonlandırabilir.
Kiraya veren, 10 yıllık uzama süresi dolduktan sonra her uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce yazılı bildirimle sözleşmeyi feshedebilir.
Kira Sözleşmesinde Kişisel Hak ve Zilyetlik Ayrımı
Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir taşınmazın kullanımını kiracıya bırakmayı, kiracının ise buna karşılık bir bedel ödemeyi üstlendiği kişisel bir haktır. Bu hak, tapu kütüğüne şerh edilmediği sürece ayni bir hak niteliği kazanmaz ve yalnızca taraflar arasında hüküm ifade eder. Zilyetlik ise kiracının taşınmazı fiilen kullanma yetkisini temsil eder.
Kiraya veren, tapu kaydındaki malik sıfatıyla zilyetliği kiracıya devreder. Fesih bildirimi yapıldığında, kiracının zilyetliği sona erer ve taşınmazı tahliye etme yükümlülüğü doğar. Sözleşmenin feshi, kişisel hakka dayalı bir işlem olduğundan, tapu sicilindeki mülkiyet durumu doğrudan değişmez; ancak kullanım hakkının hukuki dayanağı ortadan kalkar.
Kiracı ve Kiraya Veren İçin Fesih Bildirim Süreçleri
Belirli süreli sözleşmelerde kiracı, sürenin bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunmazsa sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzamış sayılır. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiracı, yerel adette belirlenen kira döneminin sonu için veya böyle bir adet yoksa 6 aylık kira döneminin sonu için 3 aylık bildirim süresine uymak zorundadır.
Kiraya verenin bildirim yoluyla fesih hakkı, kanunla oldukça daraltılmıştır. Kiraya veren, sözleşme süresinin dolmasına dayanarak tek taraflı fesih yapamaz. Ancak sözleşmenin başlangıcından itibaren 10 yıllık uzama süresi dolduğunda, kiraya veren her uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi sebep göstermeksizin sona erdirebilir.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Kira sözleşmelerinde fesih bildirimi, sadece sürelerin takibi değil, aynı zamanda bildirimlerin usulüne uygun yapılmasıyla ilgilidir. Özellikle yazılı şekil şartına uyulmaması veya arabuluculuk gibi dava şartlarının atlanması, hukuki süreçte telafisi güç kayıplara yol açabilir. Kiracı ve kiraya veren arasındaki uyuşmazlıklarda, sözleşmenin türü ve kanuni sürelerin doğru hesaplanması, tahliye veya fesih taleplerinin mahkeme nezdinde kabul görmesi için temel belirleyicidir. Her somut olay, kendine özgü şartları ve delilleriyle değerlendirilmelidir.”
Arabuluculuk ve Dava Şartı Uygulaması

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ilamsız icra yoluyla tahliye süreçleri hariç olmak üzere, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu bir dava şartıdır. Bu süreç, tarafların mahkemeye gitmeden önce uyuşmazlığı çözmelerini amaçlar ve arabuluculukta anlaşma sağlanamaması durumunda düzenlenen son tutanak ile dava açılabilir.
Görevli mahkeme, kira uyuşmazlıklarında Sulh Hukuk Mahkemesidir. Arabuluculuk sürecinin usulüne uygun işletilmesi, dava aşamasında hak kaybına uğramamak için kritik bir adımdır. Tarafların arabuluculuk görüşmelerine katılması ve iradelerini yazılı tutanakla beyan etmeleri, sürecin hukuki geçerliliği açısından önem taşır.
Fesih Bildiriminde İspat Yükü ve İhtarname İçeriği
Fesih bildiriminin hukuki sonuç doğurabilmesi için bildirimin muhatabın hakimiyet alanına girdiğinin ispatlanması gerekir. Adi yazılı şekilde yapılan bildirimlerde, kiracının veya kiraya verenin bildirimi teslim aldığına dair imzalı bir belge veya iadeli taahhütlü posta alındısı, ispat yükünü yerine getirmek için temel delil niteliğindedir. Bildirimin içeriğinde sözleşmenin hangi tarihte sona erdirilmek istendiği ve fesih iradesinin açıkça belirtilmesi, belirsizlikten kaynaklanan hukuki ihtilafları önler.
Noter kanalıyla gönderilen ihtarnameler, bildirim tarihini ve içeriğini resmi bir kayıt altına alarak ispat kolaylığı sağlar. İhtarnamede fesih gerekçesi olarak kanunda öngörülen özel bir durum (örneğin 10 yıllık uzama süresinin dolması) belirtiliyorsa, bu durumun dayanakları ile birlikte ifade edilmesi, ileride açılabilecek tahliye davalarında haklılık payını güçlendirir. Bildirimin süresi içinde yapılmaması veya yanlış yöntemle tebliğ edilmesi, fesih iradesinin geçersiz sayılmasına ve kira sözleşmesinin mevcut şartlarla devam etmesine yol açar.
Sözleşme Devri ve Fesih Bildiriminin Muhatabı
Kira sözleşmesinin tarafı olan kiracının ölümü veya kiralananın el değiştirmesi durumunda, fesih bildiriminin kime yöneltileceği önem kazanır. Kiralananın el değiştirmesi halinde, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı haline gelir ve fesih bildirimlerini yeni malike yöneltmek gerekir. Yeni malik, taşınmazı iktisap ettiği tarihten itibaren bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmelidir; aksi takdirde eski malik ile yapılan sözleşme şartları yeni malik için de bağlayıcı olmaya devam eder.
Kiracının ölümü durumunda ise, ölen kiracı ile birlikte aynı konutta yaşayan mirasçıları veya ortakları, sözleşmeyi sürdürme hakkına sahiptir. Bu kişilerin sözleşmeyi feshetmek istemeleri halinde, yasal bildirim sürelerine uyarak kiraya verene yazılı bildirimde bulunmaları gerekir. Sözleşmenin tarafı olan kişilerin değişmesi, fesih bildiriminin kime yapılacağı konusunda hata yapılmasına neden olabilir; bu nedenle tapu kayıtları ve kira sözleşmesindeki taraf bilgileri, bildirim öncesinde mutlaka güncel durumla karşılaştırılmalıdır.
Geçici Koruma ve Tahliye Sürecindeki Hukuki Riskler
Fesih bildirimi yapılmış olmasına rağmen kiracının taşınmazı tahliye etmemesi durumunda, kiraya verenin kendi başına zorla tahliye gerçekleştirmesi hukuka aykırıdır. Kiraya veren, ancak mahkeme kararı veya icra takibi yoluyla tahliyeyi sağlayabilir; aksi takdirde kiracının zilyetliğine müdahale edilmiş sayılır ve bu durum kiraya veren için cezai sorumluluk doğurabilir. Fesih bildiriminin ardından kiracının taşınmazı boşaltmaması, kiraya verenin arabuluculuk sürecini takiben tahliye davası açma hakkını doğurur.
Tahliye davası süreci devam ederken, kiracının taşınmazı kullanmaya devam etmesi durumunda, kira bedellerinin ödenmemesi veya sözleşmeye aykırı davranışlar, yeni bir fesih nedeni oluşturabilir. Bu süreçte kiraya verenin, kira bedellerini ihtirazi kayıtla kabul etmesi, sözleşmenin devamına rıza gösterdiği şeklinde yorumlanmaması için kritik bir önlemdir. Hukuki süreçlerin takibinde, bildirimlerin tebliğ şerhleri ve arabuluculuk tutanakları, davanın seyri açısından en önemli delil setini oluşturur.
Uygulama Notu: Fesih bildirimlerinde sürelerin başlangıcı, bildirimin muhataba ulaştığı tarihtir; bu nedenle iadeli taahhütlü posta veya noter tebligatı gibi tebliğ tarihini kesinleştiren yöntemlerin tercih edilmesi, hak kaybını önleyen en güvenli yoldur.
Sık Sorulan Sorular
Fesih bildirimi için noter aracılığı zorunlu mudur?
Kanun sadece yazılı şekil şartı aramaktadır; noter zorunlu değildir ancak ispat açısından en güvenli ve tercih edilen yoldur.
Kiraya veren 1 yıllık sözleşme bitince beni çıkarabilir mi?
Hayır, kiraya veren sadece süre bitimine dayanarak bildirimle sözleşmeyi sona erdiremez; kanunda belirtilen özel fesih nedenlerinin varlığı gerekir.
Aile konutu olması fesih bildirimini etkiler mi?
Evet, kiralanan yer aile konutu ise, kiracı eşin açık rızası olmadan diğer eş fesih bildiriminde bulunamaz.
Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?
Süreç, başvurudan itibaren tarafların anlaşma iradesine bağlı olarak genellikle kısa sürede sonuçlanır.
