İşe iade davalarında görevli mahkeme 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca İş Mahkemeleridir; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri bu sıfatla görev yapar. Dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya başvurulması zorunlu bir dava şartıdır. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalı, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanması halinde ise son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır. İş güvencesi kapsamında olmayan işçiler için bu hükümler uygulanmaz.
Bir işyerinde 40 işçi çalıştıran ve 8 aydır belirsiz süreli iş sözleşmesi ile görev yapan bir işçi, işveren tarafından yazılı bir gerekçe gösterilmeden işten çıkarılmıştır. Bu durumda işçinin izlemesi gereken adımlar şunlardır:
- Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmak.
- Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması halinde son tutanağı almak.
- Son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde yetkili İş Mahkemesinde dava açmak.
- Dava dilekçesine arabuluculuk son tutanağının aslını veya onaylı örneğini eklemek.
İşe iade davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?
İş Mahkemeleri Kanunu’na göre işe iade davalarında görevli merci İş Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi veya işin ya da işlemin yapıldığı yer mahkemesi olarak belirlenmiştir. Bu kurallar kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
İşe iade davası açmadan önce arabulucuya başvurmak neden zorunludur?

7036 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca, işe iade talepli uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Arabuluculuk sürecine başvurulmadan doğrudan dava açılması halinde, mahkeme dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verir. Arabuluculuk sürecinin olumlu veya olumsuz sonuçlandığına dair son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi, davanın esasına girilebilmesi için temel bir gerekliliktir.
İşe iade davası dilekçesinde hangi bilgiler yer almalıdır?
Dava dilekçesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun genel dava dilekçesi unsurlarını taşımalıdır. Dilekçede tarafların kimlik bilgileri, feshin geçersizliği iddiası, işe iade talebi ve varsa diğer işçilik alacakları açıkça belirtilmelidir. Ayrıca, arabuluculuk sürecinin tamamlandığını kanıtlayan son tutanağın aslı veya onaylı örneği dilekçeye eklenmelidir.
İş güvencesi kapsamı dışında kalan durumlar nelerdir?
Her işçi işe iade davası açma hakkına sahip değildir. İşyerinde en az 30 işçi çalıştırılması, işçinin en az 6 aylık kıdeminin bulunması ve işçinin işveren vekili konumunda olmaması gerekir. Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanlar da iş güvencesi hükümlerinden yararlanamazlar. Bu kriterleri sağlamayan işçilerin feshin geçersizliği iddiasıyla işe iade davası açması mümkün değildir.
İşe iade davasında kanun yolu süreci nasıl işler?
İş Mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı istinaf yolu açıktır. Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği kararlar kural olarak kesindir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca, işe iade davalarında temyiz yolu kapalıdır. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi kararları ile süreç nihai olarak sonuçlanmış olur.
İşe iade davasında ispat yükü ve feshin geçerli nedeni
İş hukukunda genel kural, iddiasını ispat yükünün iddia edene ait olmasıdır. Ancak işe iade davalarında, feshin geçerli bir nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşveren, feshin nedenini açık ve kesin bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Fesih bildiriminde sebep gösterilmemişse veya gösterilen sebep işçinin yeterliliği, davranışları ya da işletmenin gerekleri ile doğrudan bağlantılı değilse, fesih geçersiz kabul edilir. İşçi, feshin başka bir nedene dayandığını iddia ediyorsa, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Mahkeme, işverenin sunduğu gerekçelerin iş sözleşmesinin devamını imkansız kılıp kılmadığını denetler.
İşe iade davasının sonuçları ve boşta geçen süre ücreti
Mahkeme, feshin geçersizliğine karar verirse, işçinin işe başlatılmasına hükmeder. İşveren, işçiyi kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşveren, işçiyi süresi içinde işe başlatmazsa, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemeye mahkum edilir. Ayrıca, işçinin çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları da ödenmelidir. İşçi, işe başlatılmak için başvurduğu tarihten itibaren bu haklara hak kazanır. İşveren işçiyi işe başlatırsa, işçiye ödenen bildirim ve kıdem tazminatı, işe başlatmama tazminatından mahsup edilir. İşe başlatılan işçiye, önceden ödenen ihbar ve kıdem tazminatı ödenmemişse, bu haklar saklı kalır.
İşe iade davasında arabuluculuk sürecinin kapsamı ve sınırları
Arabuluculuk süreci, yalnızca işe iade talebi ile sınırlı değildir. Taraflar, arabuluculuk görüşmeleri sırasında işe iade ile birlikte kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti veya fazla çalışma ücreti gibi diğer işçilik alacaklarını da müzakere edebilirler. Ancak, işe iade talebi dışındaki alacaklar için arabuluculuk bir dava şartı değil, ihtiyari bir süreçtir. Arabuluculuk tutanağında işe iade konusunda anlaşma sağlanamadığı belirtilse dahi, diğer alacaklar için tarafların anlaşmaya varması mümkündür. Arabuluculukta varılan anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır ve icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın doğrudan icra takibine konu edilebilir. Süreç sonunda düzenlenen tutanak, tarafların iradelerini yansıtan nihai belge olup, dava aşamasında mahkemeyi bağlayıcı niteliktedir.
Sık Sorulan Sorular
İşe iade davası açma süresi ne kadardır?
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurulmalı, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren ise 2 hafta içinde dava açılmalıdır.
İş mahkemesi bulunmayan yerlerde dava nereye açılır?
İş mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemeleri “İş Mahkemesi” sıfatıyla görevli olarak davaya bakar.
İşe iade davasında işveren vekili dava açabilir mi?
İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri iş güvencesi kapsamında değildir.
Arabuluculuk tutanağı olmadan dava açılabilir mi?
Hayır, arabuluculuk son tutanağı dava şartıdır ve dava dilekçesine eklenmesi zorunludur; aksi halde dava usulden reddedilir.
