Tüketici Hakem Heyetlerinin görev alanı, uyuşmazlık değerinin her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenen parasal sınırın altında kalmasıyla belirlenir. 2026 yılı itibarıyla 186.000 Türk Lirasının altında kalan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetleri görevli olup, bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici mahkemelerine başvurulması gerekir. Tüketici işlemi niteliği taşımayan ticari faaliyetlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar ise bu heyetlerin görev alanı dışındadır.
Parasal Sınır ve Görevli Merciin Tespiti
Uyuşmazlığın çözümünde görevli merci, başvurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan parasal sınıra göre belirlenir. 2026 yılı için belirlenen 186.000 TL sınırı, hakem heyetinin zorunlu görev alanını ifade eder. Bu tutarın altındaki uyuşmazlıklar için doğrudan hakem heyetine başvurulması zorunludur; aksi takdirde dava şartı yokluğu nedeniyle başvuru usulden reddedilebilir.
Uyuşmazlık değeri 186.000 TL ve üzerinde olan durumlarda ise tüketici hakem heyetleri görevli değildir. Bu tür uyuşmazlıklarda, tüketici mahkemelerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak düzenlenmiştir. Başvuru yapılacak yer, tüketicinin yerleşim yeri veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetidir.
Başvuru Süreci ve Gerekli Belgeler
Tüketici hakem heyetlerine başvurular, e-Devlet kapısı üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) aracılığıyla elektronik ortamda gerçekleştirilir. Sözlü başvurular kabul edilmediğinden, uyuşmazlığa konu olan mal veya hizmete ilişkin belgelerin dijital kopyalarının sisteme yüklenmesi gerekir. Başvuru sırasında faturanın yanı sıra, varsa sözleşme, slip, kargo teslim tutanağı veya satıcıyla yapılan yazışmalar delil niteliği taşır.
İlgili ilçede hakem heyeti bulunmaması durumunda, başvurular kaymakamlıklar aracılığıyla yapılabilir. Kaymakamlık, başvuruyu sistem üzerinden yetkili hakem heyetine iletmekle yükümlüdür. Başvurunun incelenmesi sürecinde heyet, uyuşmazlığın niteliğine göre kararını en geç 6 ay içinde verir; zorunlu hallerde bu süre en fazla 3 ay daha uzatılabilir.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Tüketici hakem heyeti başvurularında en sık karşılaşılan hata, uyuşmazlık değerinin yanlış hesaplanması veya ticari nitelikteki işlemlerin tüketici işlemi sanılarak heyete taşınmasıdır. Başvuru öncesinde elinizdeki belgelerin, uyuşmazlığın hukuki niteliğini (ayıp, cayma veya ifa sorunu) kanıtlamaya yeterli olup olmadığını gözden geçirmelisiniz. Ayrıca, parasal sınırların her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellendiğini unutmamalı ve başvurunuzu güncel tebliğdeki tutarlar üzerinden yapmalısınız. Yanlış merciye yapılan başvurular, usulden ret kararı ile sonuçlanarak zaman kaybına yol açabilir.”
Ayıp, İfa Sorunu ve Cayma Hakkı Ayrımı

Başvuru dilekçesinde uyuşmazlığın hukuki dayanağının doğru tanımlanması, talebin karşılanması açısından önemlidir. Ayıplı mal veya hizmet durumunda tüketici; bedel iadesi, ayıp oranında indirim, onarım veya misli ile değişim gibi seçimlik haklarını kullanabilir. İfa sorunu ise satıcının edimini hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi halini ifade eder.
Mesafeli satışlarda ise tüketicinin belirli bir süre içinde hiçbir gerekçe göstermeksizin sözleşmeden dönme hakkı olan cayma hakkı devreye girer. Bu hakların her birinin farklı ispat yükümlülükleri ve süreleri bulunmaktadır. Başvuru yapmadan önce, uyuşmazlığın hangi hukuki zemine oturduğunu belirlemek, heyetin vereceği kararın isabetli olması için gereklidir.
Uyuşmazlık Değerinin Hesaplanması ve İspat Yükümlülüğü
Tüketici hakem heyetine yapılacak başvurularda uyuşmazlık değerinin doğru hesaplanması, başvurunun görevli merci tarafından kabul edilebilirliği açısından temel bir ön koşuldur. Uyuşmazlık değeri, tüketicinin talep ettiği toplam bedel üzerinden belirlenir; bu bedel malın satış fiyatı, hizmet bedeli veya sözleşmeden dönme durumunda iadesi istenen tutarı kapsar. Eğer uyuşmazlık birden fazla mal veya hizmeti içeriyorsa, toplam tutarın hakem heyeti parasal sınırını aşıp aşmadığına bakılır. Başvuru formunda belirtilen bu değer, heyetin inceleme yetkisini belirlediği için gerçeği yansıtmalıdır.
İspat yükümlülüğü, kural olarak iddiasını dayandıran tarafa aittir ve tüketici, uyuşmazlık değerini belgelemekle yükümlüdür. Fatura, fiş, kredi kartı ekstresi veya banka dekontu gibi belgeler, uyuşmazlık değerinin ispatında en güçlü delillerdir. Eğer bu belgeler mevcut değilse, ödemenin yapıldığını gösteren diğer yazılı deliller veya satıcı ile yapılan yazışmaların ekran görüntüleri sisteme eklenmelidir. Belge eksikliği durumunda heyet, eksikliğin giderilmesi için tüketiciye süre verebilir; ancak bu durum inceleme sürecinin uzamasına neden olabilir.
Görevli Hakem Heyetinin Belirlenmesinde Yerleşim Yeri Kriteri
Tüketici hakem heyetlerinin yetkisi, tüketicinin yerleşim yeri veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki heyet ile sınırlandırılmıştır. Tüketici, kendi ikametgahının bulunduğu ilçedeki hakem heyetine başvurabileceği gibi, malın satın alındığı veya hizmetin ifa edildiği yerdeki heyeti de tercih edebilir. Bu seçimlik hak, tüketicinin uyuşmazlığı en kolay takip edebileceği mercii belirlemesine olanak tanır. Ancak, aynı uyuşmazlık için birden fazla hakem heyetine mükerrer başvuru yapılması, usul ekonomisi gereği başvuruların reddine veya birleştirilmesine yol açar.
İnternet üzerinden yapılan mesafeli satışlarda ise tüketici işleminin yapıldığı yer, tüketicinin yerleşim yeri olarak kabul edilir. Bu durumda tüketici, kendi ikametgahının bulunduğu ilçedeki tüketici hakem heyetine başvuruda bulunmalıdır. Eğer tüketici, yerleşim yerini değiştirdiyse, başvuru anındaki güncel ikametgah bilgisi esas alınır. Başvuru sırasında e-Devlet üzerinden adres bilgilerinin güncel olduğundan emin olunması, tebligatların doğru adrese ulaşması ve sürecin aksamaması için gereklidir. Yanlış yetkili heyete yapılan başvurular, dosyanın yetkili heyete gönderilmesi için zaman kaybına neden olabilir.
Başvuru Sonrası İnceleme ve Karar Süreci
Tüketici hakem heyeti, başvuruyu şekil ve içerik yönünden inceledikten sonra satıcı veya sağlayıcıya savunma yapması için tebligat gönderir. Satıcı, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde savunmasını ve delillerini sunmak zorundadır; bu süre içinde cevap verilmemesi, tüketicinin iddialarının kabul edildiği anlamına gelmez ancak heyetin elindeki mevcut delillerle karar vermesini kolaylaştırır. Heyet, tarafların sunduğu bilgi ve belgeleri inceleyerek, gerekirse bilirkişi görüşüne başvurarak uyuşmazlığı karara bağlar.
Heyet tarafından verilen kararlar, taraflar için bağlayıcı niteliktedir ve mahkeme ilamı hükmündedir. Kararın bir örneği taraflara tebliğ edilir ve bu tebliğden itibaren 15 günlük yasal itiraz süresi başlar. İtiraz edilmeyen kararlar kesinleşir ve icra takibine konu edilebilir. Eğer taraflardan biri karara itiraz ederse, dosya tüketici mahkemesine taşınır ve mahkeme süreci başlar. Bu aşamada, hakem heyetinin kararının hukuki dayanakları mahkeme tarafından denetlenir ve yeni delillerin sunulması mümkün olabilir.
Sık Sorulan Sorular
Ticari amaçlı alımlarda tüketici hakem heyetine başvurulabilir mi?
Hayır, tüketici işlemi sayılmayan ticari veya mesleki amaçlı alımlar tüketici hukukunun koruma alanına girmez ve bu uyuşmazlıklar hakem heyetinin görev alanı dışındadır.
Hakem heyeti kararına karşı itiraz süresi ne kadardır?
Tüketici hakem heyeti kararlarının taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir.
Parasal sınır hangi tarihe göre belirlenir?
Parasal sınır, uyuşmazlığın yaşandığı tarihe göre değil, başvurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan güncel tebliğdeki tutara göre belirlenir.
