Av. Mehmet Uğur Babuşcu · Ankara BarosuÇukurambar Mah. 1465 Sokak 9/23 Çankaya/Ankara
BABUŞCUHUKUK VE ARABULUCULUK

İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU

Mobbing ve Ayrımcılık davasında görevli mahkeme, yetki ve dava dilekçesi

İnşaat alanında baretli, yelekli ve telsiz kullanan iki çalışanın bir tablet üzerinden inceleme yaptığı profesyonel çalışma ortamı.
İçindekilerBaşlıkları göster9 bölüm

Mobbing ve ayrımcılık iddialarına dayalı tazminat taleplerinde görevli mahkeme, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca İş Mahkemeleridir. İşçi, işverenin TBK m. 417 kapsamında kişiliği koruma ve gözetme borcuna aykırı davranışı nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini talep edebilir. Kamu görevlilerinin mobbing iddiaları ise idari eylem niteliğinde kabul edildiğinden görevli merci İdare Mahkemeleridir. İşçi alacağı ve tazminat taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.

Mobbing ve ayrımcılık davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?

4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak çalışan işçiler için mobbing ve ayrımcılık iddialarına dayalı uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, işin yapıldığı yerdeki veya davalının yerleşim yerindeki İş Mahkemeleridir. İş Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri, İş Mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Yetki konusunda ise davalının yerleşim yeri mahkemesi veya işin yapıldığı yer mahkemesi genel yetkili mercilerdir.

Bir iş yerinde çalışan personelin, yöneticisi tarafından sistematik olarak dışlanması ve diğer çalışanların önünde küçük düşürülmesi durumunda:

  • Davranışların süreklilik arz etmesi,
  • Kasıtlı ve sistematik bir baskı unsuru bulunması,
  • İşçinin kişilik haklarının ağır şekilde ihlal edilmesi,
  • İşverenin bu durumu önlemek için gerekli tedbirleri almaması,

şartlarının varlığı halinde işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme veya tazminat davası açma hakkına sahip olabilir.

Mobbing ve ayrımcılık davası dilekçesi nasıl hazırlanır?

Dava dilekçesi, uyuşmazlığın hukuki temelini oluşturan en önemli belgedir. Dilekçede mobbingin somut olayları, tarihleri, tanıklar ve varsa e-posta, mesaj veya tutanak gibi deliller açıkça belirtilmelidir. Ayrımcılık iddiası söz konusu olduğunda, 4857 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca eşit davranma ilkesinin nasıl ihlal edildiği somut verilerle ortaya konulmalıdır. Dilekçenin içeriğinde, işverenin gözetme borcuna aykırı hangi eylemlerin gerçekleştiği ve bu eylemlerin işçinin çalışma hayatına etkileri detaylandırılmalıdır.

Zorunlu arabuluculuk süreci mobbing davaları için geçerli midir?

Trafik kazası sonrası hasarlı bir otomobil ve olay yerinde inceleme yapan, üzerinde reflektörlü yelek bulunan bir görevli.
Mobbing ve Ayrımcılık

İşçi alacağı ve tazminat taleplerini içeren davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak 7036 sayılı Kanun gereği dava şartıdır. Mobbinge dayalı manevi tazminat taleplerinin arabuluculuk kapsamında olup olmadığı doktrinde tartışılsa da, uygulamada tazminat talepleri arabuluculuk sürecine dahil edilmektedir. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması halinde düzenlenen son tutanak ile dava açma hakkı doğar. Bu süreç tamamlanmadan doğrudan dava açılması, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine yol açabilir.

Mobbing ve ayrımcılık davalarında zamanaşımı süresi ne kadardır?

Mobbinge dayalı tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi, Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi uyarınca genel zamanaşımı süresi olan 10 yıldır. Ancak iş sözleşmesinin feshine bağlı olarak talep edilen kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacaklarda 5 yıllık zamanaşımı süreleri dikkate alınmalıdır. Zamanaşımı süresinin başlangıcı, genellikle mobbing eyleminin gerçekleştiği veya işçinin bu eylemi öğrendiği tarih olarak kabul edilir. Sürelerin takibi, hak kaybına uğramamak adına önem arz eder.

Mobbing ve ayrımcılık iddiasında ispat yükü kimdedir?

İş hukukunda ispat yükü, genel kural olarak iddiasını ileri süren taraftadır. Ancak ayrımcılık iddiasında, işçi ayrımcılık yapıldığına dair güçlü bir şüphe uyandıracak deliller sunduğunda, ispat yükü işverene geçebilir. Mobbing iddialarında ise işçi, davranışların sistematik, sürekli ve kasıtlı olduğunu ispatlamakla yükümlüdür. Tanık beyanları, iş yeri kayıtları, disiplin tutanakları ve iletişim kayıtları bu süreçte temel delil araçlarıdır.

Mobbing ve ayrımcılık iddialarında delil toplama ve saklama yöntemleri

Mobbing iddialarının ispatı, iş yerinin kapalı yapısı ve hiyerarşik ilişkiler nedeniyle genellikle güçlük arz eder. İşçi, maruz kaldığı psikolojik tacizi somutlaştırmak adına günlük tutma, iş yeri içi yazışmaları arşivleme ve varsa tanık beyanlarını kayıt altına alma gibi yöntemlere başvurabilir. İş yerinde kullanılan kurumsal e-posta adresleri, mesajlaşma uygulamaları veya iş akışını gösteren dijital kayıtlar, mobbingin sistematik doğasını kanıtlamak için kritik öneme sahiptir. Ancak, bu verilerin elde edilmesi sürecinde kişisel verilerin korunması mevzuatına ve iş yeri gizlilik kurallarına aykırı hareket edilmemesi gerekir. Hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin mahkeme huzurunda kabul görme ihtimali oldukça düşüktür.

Ayrımcılık tazminatı ve işe iade davası arasındaki ilişki

4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesinde düzenlenen eşit davranma ilkesine aykırılık, işçiye ayrımcılık tazminatı talep etme hakkı tanır. Ayrımcılık nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen işçi, aynı zamanda işe iade davası açma hakkına da sahiptir. İşe iade davası, feshin geçersizliğinin tespiti ve işçinin işe başlatılması amacını taşırken; ayrımcılık tazminatı, işçinin uğradığı ayrımcı muamele nedeniyle talep ettiği bir tazminat türüdür. Bu iki dava birbirinden bağımsız hukuki süreçler olup, farklı dava şartlarına ve usul kurallarına tabidir. İşçinin ayrımcılık iddiasını ispatlaması, işe iade davasında feshin geçersizliğine dair güçlü bir dayanak oluşturabilir.

İşverenin gözetme borcu ve mobbinge karşı önleyici tedbirler

Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesi, işverene işçinin kişiliğini koruma ve iş yerinde psikolojik tacizi önleme yükümlülüğü yükler. İşverenin bu borcu, yalnızca mobbing gerçekleştiğinde müdahale etmeyi değil, aynı zamanda mobbingin oluşmasını engelleyecek kurumsal politikalar geliştirmeyi de kapsar. İş yerinde şikayet mekanizmalarının kurulması, etik kuralların belirlenmesi ve çalışanlara yönelik farkındalık eğitimlerinin verilmesi, işverenin gözetme borcunu yerine getirdiğine dair savunmasında dikkate alınabilir. İşverenin bu tedbirleri almaması veya şikayetlere rağmen sessiz kalması, mobbingin gerçekleşmesinde kusurlu kabul edilmesine ve tazminat sorumluluğunun doğmasına yol açabilir. İşçi, işverene yaptığı yazılı şikayetlerin sonuçsuz kaldığını veya işverenin bu konuda pasif tutum sergilediğini belgeleyerek, manevi tazminat talebini güçlendirebilir.

Sık Sorulan Sorular

Mobbing davası açmak için işten ayrılmak şart mıdır?

Hayır, mobbing davası açmak için iş sözleşmesinin feshedilmiş olması gerekmez. İş ilişkisi devam ederken de işçinin kişilik haklarının korunması kapsamında tazminat davası açılabilir.

Her türlü kötü muamele mobbing olarak kabul edilir mi?

Hayır, Yargıtay içtihatlarına göre bir davranışın mobbing sayılabilmesi için sistemli, sürekli ve kasıtlı olması gerekir. Tek seferlik veya anlık tartışmalar genellikle mobbing olarak nitelendirilmez.

Kamu görevlileri mobbing için hangi mahkemeye başvurmalıdır?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi çalışanların mobbing iddiaları idari eylem niteliğinde olduğundan, bu kişiler İdare Mahkemelerinde dava açmalıdır.

Yapay zeka destekli izleme sistemleri mobbing sayılabilir mi?

Mevcut mevzuatta bu konuda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu tür sistemlerin mobbing kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği yargı kararlarıyla şekillenmektedir.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

Aynı konu başlığındaki içerikler

WhatsApp
Scroll to Top