İşveren uyuşmazlıklarında zamanaşımı süresi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun Ek 3. maddesi uyarınca kural olarak 5 yıldır. İş güvencesi kapsamında açılan işe iade davalarında ise feshin bildiriminden itibaren 1 aylık hak düşürücü süre mevcuttur. Bu süreler, uyuşmazlığın niteliğine göre değişiklik gösterir ve arabuluculuk süreciyle doğrudan bağlantılıdır.
İşçilik alacaklarında 5 yıllık zamanaşımı nasıl uygulanır?
İş sözleşmesinden kaynaklanan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve diğer işçilik alacakları için genel zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. 25 Ekim 2017 tarihinden önce bu süre 10 yıl olarak uygulanmaktaydı; ancak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile yapılan düzenleme sonrası güncel kural 5 yıl olarak belirlenmiştir.
Alacağın muaccel olması, borcun ifa edilebilir hale gelmesi anlamına gelir. Örneğin, iş sözleşmesi feshedilen bir işçinin kıdem tazminatı alacağı, fesih tarihi itibarıyla muaccel hale gelir ve 5 yıllık zamanaşımı süresi bu tarihte başlar.
İşe iade davasında 1 aylık hak düşürücü süre nedir?
İş güvencesi hükümlerinden yararlanan işçiler, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliği iddiasıyla dava açmak istediklerinde, feshin bildiriminden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Bu 1 aylık süre bir hak düşürücü süredir. Sürenin kaçırılması durumunda, işçinin işe iade talebiyle dava açma hakkı ortadan kalkar.
Hak düşürücü süreler, zamanaşımı sürelerinden farklı olarak mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Tarafların bu süreyi uzatması veya taraflar arasında süreye ilişkin bir anlaşma yapılması hukuken mümkün değildir.
Arabuluculuk süreci zamanaşımını nasıl etkiler?

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, işçi alacakları ve işe iade talepleri için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten, son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz.
- Arabulucuya başvuru, zamanaşımını durduran bir işlemdir.
- Son tutanağın düzenlenmesiyle birlikte duran süre tekrar işlemeye başlar.
- Anlaşamama halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde dava açılması gerekir.
İşveren uyuşmazlıklarında görevli merci neresidir?
İşveren ile işçi arasındaki uyuşmazlıklarda görevli merci İş Mahkemeleridir. İş Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri, İş Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması, dava şartı olarak aranır.
Bir kişi, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini düşünüyorsa, öncelikle arabuluculuk bürosuna başvurmalıdır. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa, elindeki son tutanakla birlikte yetkili İş Mahkemesinde dava açabilir. Dava açma süresi, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 haftadır.
Sürelerin hesaplanmasında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
Zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında, alacağın türü ve iş sözleşmesinin sona erme biçimi belirleyicidir. Bazı alacaklar için zamanaşımı süresi, sözleşmenin sona erdiği tarihte başlarken, bazıları için ödeme gününde başlar. Yanlış hesaplanan süreler, davanın usulden reddine neden olabilir.
Özellikle 2017 yılındaki yasal değişiklik öncesi ve sonrası alacakların ayrıştırılması, zamanaşımı süresinin doğru belirlenmesi için önemlidir. Geçiş hükümleri, eski alacakların korunması noktasında hukuki bir çerçeve sunar.
İş sözleşmesinin türüne göre zamanaşımı farklılıkları
İş sözleşmesinin belirli veya belirsiz süreli olması, zamanaşımı sürelerinin başlangıç anını doğrudan etkilemez; ancak sözleşmenin sona erme biçimi alacakların muacceliyetini belirler. Örneğin, yıllık izin ücreti alacağı, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte muaccel hale gelir ve 5 yıllık zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren işlemeye başlar. Buna karşılık, fazla çalışma ücreti veya genel tatil ücreti gibi dönemsel alacaklarda zamanaşımı, her bir ödeme döneminin sonunda değil, alacağın doğduğu ve talep edilebilir olduğu tarihte başlar. İşveren tarafından yapılan kısmi ödemeler veya işçinin alacağını kabul etmesi, zamanaşımını kesen sebepler arasında yer alır. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca, borcun ikrarı veya dava açılması gibi hallerde zamanaşımı kesilir ve kesilme tarihinden itibaren yeni bir süre işlemeye başlar.
İşveren savunmasında zamanaşımı def’i nasıl ileri sürülür?
Zamanaşımı, mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınmayan, tarafların ileri sürmesi gereken bir def’idir. İşveren, kendisine tebliğ edilen dava dilekçesine karşı cevap süresi içerisinde zamanaşımı def’ini ileri sürmelidir. Cevap dilekçesinde bu hususun belirtilmemesi halinde, işveren zamanaşımı def’ini ileri sürme hakkını kaybeder ve mahkeme zamanaşımı süresi dolmuş olsa dahi alacağın esasına ilişkin inceleme yapmak zorunda kalır. Hak düşürücü sürelerden farklı olarak, zamanaşımı def’i usulüne uygun bir şekilde cevap dilekçesinde veya ilk itirazlar aşamasında sunulmalıdır. İşveren vekili, zamanaşımı def’ini ileri sürerken hangi alacak kalemleri için bu sürenin dolduğunu somutlaştırmalıdır. Örneğin, kıdem tazminatı için ayrı, fazla mesai ücreti için ayrı bir zamanaşımı hesabı yapılarak mahkemeye sunulması, savunmanın etkinliğini artırır. İşçinin alacak kalemlerini tek bir tutar olarak talep ettiği durumlarda dahi, işveren her bir kalem için ayrı ayrı zamanaşımı def’inde bulunabilir.
İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminatlarda süreler
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan maddi ve manevi tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine tabidir. Bu tür uyuşmazlıklarda zamanaşımı, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıldır. İş kazasının bir suç teşkil etmesi durumunda, ceza kanunundaki daha uzun dava zamanaşımı süreleri uygulanır. İşçilik alacaklarından farklı olarak, iş kazası tazminatlarında arabuluculuk dava şartı aranmaz; bu nedenle doğrudan İş Mahkemelerinde dava açılabilir. Tazminat miktarının belirlenmesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan gelirlerin rücu edilip edilmeyeceği ve işçinin kusur oranı, zamanaşımı süresinin işleyişini etkilemez. Ancak, tazminatın hesaplanması için gerekli olan maluliyet oranının tespiti süreci, davanın açılmasını geciktirebilir. Bu tür durumlarda, zamanaşımı süresinin dolmaması için ihtiyatlı davranılarak davanın açılması ve gerekirse maluliyet oranının tespiti için mahkemeden süre istenmesi tercih edilir.
Sık Sorulan Sorular
İşçilik alacaklarında zamanaşımı süresi ne zaman başlar?
Zamanaşımı süresi, alacağın muaccel olduğu, yani talep edilebilir hale geldiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Arabuluculuk süreci dava açma süresini uzatır mı?
Arabuluculuk süreci, zamanaşımını durdurur ve hak düşürücü sürenin işlemesini engeller; bu süreler dava açma süresine eklenmez.
İşe iade davası için arabulucuya başvuru süresi ne kadardır?
İşe iade talebiyle arabulucuya başvuru süresi, feshin bildiriminden itibaren 1 aydır.
İş mahkemesi kararlarına karşı hangi kanun yolları açıktır?
İş mahkemesi kararlarına karşı istinaf yolu açıktır; belirli bir tutarın üzerindeki kararlar için ise temyiz yolu kullanılabilir.
