Arabuluculuk bürosuna yapılan başvuru, başvuru tarihinden itibaren zamanaşımı süresini durdurur ve hak düşürücü sürelerin işlemesini engeller. Bu durma hali, arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen son tutanağın tarihine kadar devam eder ve bu süreçte dava açma süreleri askıya alınmış olur.
Sürelerin Durması ve İşleyişi
İş hukukunda dava şartı olan arabuluculuk sürecinde, tarafların hak kaybına uğramaması için kanun koyucu özel bir koruma mekanizması getirmiştir. Arabuluculuk bürosuna usulüne uygun başvuru yapıldığı an, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler durur. Arabuluculuk faaliyeti sonunda arabulucu tarafından düzenlenen son tutanak tarihi itibarıyla süreler kaldığı yerden işlemeye devam eder. İhtiyari arabuluculukta da benzer şekilde, sürecin başlamasından sona ermesine kadar geçen sürede zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.
İşçi, İşveren ve SGK İlişkisi

İş Kanunu’na, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi-işveren alacakları ve tazminatları ile işe iade taleplerinde arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun taraf olduğu hizmet tespiti veya prime esas ücretin tespiti gibi davalar arabuluculuk kapsamında değildir. Ayrıca iş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davaları dava şartı arabuluculuk kapsamında yer almaz; ancak taraflar bu konularda ihtiyari arabuluculuğa başvurabilirler.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Arabuluculuk sürecinde zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin durması, tarafların müzakere masasında geçirdikleri sürenin aleyhlerine işlememesini sağlar. Uygulamada en sık karşılaşılan hata, son tutanağın düzenlendiği tarihin yanlış tespit edilerek dava açma süresinin kaçırılmasıdır. İşe iade taleplerinde iki haftalık dava açma süresi, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren başlar. Bu nedenle, arabuluculuk sürecinin her aşamasında tutanak tarihlerinin takibi, hak kaybı yaşamamanız adına kritik bir öneme sahiptir.”
Başvuru Yolu ve Gerekli Belgeler
Uyuşmazlık, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna; büro bulunmayan yerlerde ise görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne başvurularak başlatılır. Başvuru dilekçesi, tarafların kimlik bilgileri ve uyuşmazlığın özeti ile yeterlidir. Dava aşamasında ise arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.
Uygulamada Sık Karıştırılan Noktalar
İşe iade taleplerinde, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması zorunludur ve bu süre hak düşürücüdür. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, son tutanak tarihinden itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai gibi işçilik alacakları için kanunda arabulucuya başvuru için özel bir süre öngörülmemiştir; ancak genel beş yıllık zamanaşımı süreleri geçerlidir. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırmalıdır; zorunlu hallerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir.
Arabuluculuk Sürecinde Hak Düşürücü Sürelerin Hesaplanması
İş hukukunda hak düşürücü süreler, kanun tarafından belirlenen belirli bir zaman dilimi içerisinde hakkın kullanılmaması halinde, hakkın kendiliğinden sona ermesini ifade eder. İşe iade taleplerinde fesih bildiriminin tebliğinden itibaren başlayan bir aylık süre, bu nitelikteki en temel örnektir. Arabuluculuk bürosuna yapılan başvuru, bu bir aylık sürenin işleyişini durdurur. Başvuru anında sürenin ne kadarının geçtiği önem arz etmez; önemli olan, başvuru dilekçesinin büroya ulaştığı tarihte sürenin henüz dolmamış olmasıdır. Arabuluculuk süreci boyunca geçen zaman, hak düşürücü sürenin hesabına dahil edilmez. Süreç, arabulucunun tarafları bir araya getirememesi veya tarafların anlaşamaması üzerine düzenlenen son tutanağın imzalanmasıyla sona erer. Bu tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, durmuş olan hak düşürücü süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Tarafların, arabuluculuk sürecinin sona erdiğini öğrendikleri tarihten itibaren dava açma haklarını kullanmaları, hak kaybı yaşamamaları adına kritik bir adımdır.
Zamanaşımı Sürelerinin Kesilmesi ve Durması Arasındaki Farklar
Zamanaşımı, bir alacak hakkının dava yoluyla talep edilebilmesi için öngörülen süreyi ifade eder ve bu sürenin dolması alacak hakkını sona erdirmez, ancak borçluya bir def’i hakkı sağlar. Arabuluculuk başvurusu, zamanaşımı süresini durduran bir işlem olarak kabul edilir. Sürecin durması, arabuluculuk faaliyeti boyunca zamanaşımının işlemediği, ancak faaliyetin sona ermesiyle birlikte sürenin kaldığı yerden devam ettiği anlamına gelir. İşçilik alacaklarında (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti vb.) uygulanan beş yıllık zamanaşımı süresi, arabuluculuk bürosuna yapılan başvuru ile askıya alınır. Eğer arabuluculuk süreci anlaşmazlıkla sonuçlanırsa, tarafların dava açma süresi, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. Bu noktada, arabuluculuk sürecinin toplam süresi, zamanaşımı süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Tarafların, arabuluculuk sürecinin başladığı ve bittiği tarihleri gösteren belgeleri saklamaları, olası bir zamanaşımı itirazına karşı en güçlü delil niteliğindedir.
Dava Şartı İstisnaları ve Süre Yönetimi
Her iş uyuşmazlığı dava şartı arabuluculuk kapsamında değerlendirilmez; bu durum sürelerin işleyişi üzerinde doğrudan etkilidir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlardan kaynaklanan rücu davaları, dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir. Bu tür uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmadığından, arabuluculuk başvurusu yapılsa dahi zamanaşımı süreleri durmaz veya kesilmez. Tarafların, uyuşmazlıklarının dava şartı kapsamında olup olmadığını doğru tespit etmeleri, sürelerin korunması açısından hayati önem taşır. Dava şartı kapsamında olmayan bir uyuşmazlık için arabulucuya başvurulması, dava açma süresini durdurmayacağı için, tarafların genel zamanaşımı sürelerini takip etmeleri gerekir. Ayrıca, işveren tarafından yapılan fesih bildiriminin tebliğ edilmediği veya usulsüz olduğu durumlarda, bir aylık hak düşürücü sürenin başlangıcı, feshin öğrenildiği tarihe göre değişkenlik gösterebilir. Bu tür karmaşık durumlarda, arabuluculuk başvurusunun zamanlaması, hak kaybı riskini minimize etmek için titizlikle planlanmalıdır.
Arabuluculuk Başvurusunda Hatalı Büro Seçimi ve Süre Etkisi
Arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın türüne göre yetkili arabuluculuk bürosuna yapılmalıdır. Yetkisiz bir büroya yapılan başvuru, kural olarak dava şartı arabuluculuk sürecini başlatmaz ve dolayısıyla zamanaşımı veya hak düşürücü süreleri durdurmaz. İşçi, işveren veya vekili, başvuruyu karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki büroya yönlendirmelidir. Yetkisizlik nedeniyle başvurunun reddedilmesi durumunda, sürelerin durması söz konusu olmayacağından, tarafların hak kaybı yaşamaması için yetkili büroya derhal yeniden başvuru yapmaları gerekir. Başvuru formunda uyuşmazlığın konusunun ve tarafların açıkça belirtilmesi, sürecin hukuki sonuç doğurması için zorunludur.
İşçi ve İşveren Açısından Süre Takibi
İşçi, alacaklarını talep ederken zamanaşımı sürelerini, işveren ise feshe bağlı hak düşürücü süreleri gözetmelidir. Arabuluculuk süreci, tarafların iradesiyle veya arabulucunun yönetimiyle sona erdiğinde, son tutanağın düzenlendiği gün sürelerin durma etkisi kalkar. İşçi, anlaşamama tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren dava açma süresini hesaplarken, arabuluculukta geçen sürenin toplam zamanaşımı süresinden düşülmeyeceğini bilmelidir. Örneğin, beş yıllık zamanaşımının dolmasına bir ay kala yapılan başvuru, süreç boyunca zamanaşımını durdurur; süreç bittiğinde kalan bir aylık süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Tarafların, arabuluculuk bürosundan aldıkları başvuru kayıt numarası ve son tutanak üzerindeki tarih, dava dilekçesinde sürelerin korunup korunmadığının denetimi için mahkeme tarafından esas alınan temel verilerdir.
Sıkça Sorulan Sorular
Arabuluculuk bürosuna başvurmadan dava açarsam ne olur?
Dava, dava şartı yokluğu nedeniyle esasa girilmeden usulden reddedilir.
Son tutanak olmadan dava açabilir miyim?
Hayır, son tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenmelidir. Eksiklik varsa mahkeme bir haftalık kesin süre verir; bu sürede tamamlanmazsa dava reddedilir.
Arabuluculuk süreci dört haftayı geçerse ne olur?
Arabulucunun görev süresi üç artı bir haftadır. Bu sürenin dolması, arabuluculuk faaliyetinin anlaşamama ile sonuçlandığı anlamına gelir ve son tutanak düzenlenerek dava açma süreci başlar.
