İşe iade uyuşmazlıklarında arabuluculuk süreci, iş sözleşmesi feshedilen işçinin feshin geçersizliği iddiasıyla dava açmadan önce yerine getirmesi gereken zorunlu bir dava şartıdır. İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalıdır; bu süreye uyulmaması durumunda dava açma hakkı kaybedilir. Arabuluculuk sürecine başvurulmadan doğrudan iş mahkemesinde dava açılması halinde, mahkeme davanın usulden reddine karar verir.
İşe İade Arabuluculuk Süreci: Zaman Çizelgesi
İşe iade arabuluculuk süreci, fesih bildiriminin işçiye tebliği ile başlayan ve dava açma süresine kadar devam eden belirli bir takvime tabidir:
- Fesih Bildirimi: İşveren tarafından yapılan fesih bildirimi işçiye tebliğ edilir.
- Başvuru Süresi: İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır.
- Arabuluculuk Süreci: Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde süreci sonuçlandırmakla yükümlüdür. Zorunlu hallerde bu süre arabulucu tarafından en fazla 1 hafta daha uzatılabilir.
- Dava Açma Süresi: Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.
Hak Kazanma ve Başvuru Yolu

İşe iade talebiyle arabulucuya başvurabilmek için işçinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında iş güvencesi hükümlerinden yararlanıyor olması gerekir. Başvuru, işçinin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yerdeki adliyelerde bulunan arabuluculuk bürolarına yapılır. Büro bulunmayan yerlerde ise görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne başvurulur.
İşe iade süreci, işçinin işe başlatılmaması durumunda doğacak tazminat ve boşta geçen süre ücreti gibi hakları doğrudan etkiler. Anlaşma durumunda, işçinin işe başlatılacağı tarih ve boşta geçen süre ücreti gibi hususlar tutanakta açıkça belirlenmelidir.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
İşe iade sürecinde en kritik nokta, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren başlayan bir aylık başvuru süresidir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, arabuluculuk bürosuna yapılan başvurunun usulüne uygun olması gerekir. İşe iade talebi ile diğer işçilik alacaklarının hukuki nitelikleri farklı olduğundan, arabuluculuk tutanağında hangi taleplerin yer aldığı büyük önem taşır. Anlaşma durumunda tutanağın mahkeme ilamı niteliğinde olduğu unutulmamalı, boşta geçen süre ve işe başlatma şartları net bir şekilde kayıt altına alınmalıdır.”
Gerekli Belgeler ve Deliller
Arabuluculuk sürecinde ve sonrasında dava aşamasında şu belgeler önem taşır:
- Fesih Bildirimi: Feshin tebliğ tarihini kanıtlayan belge veya ihtarname.
- Arabuluculuk Son Tutanağı: Dava açarken mahkemeye sunulması zorunlu olan, arabulucu tarafından onaylanmış son tutanak aslı.
- Diğer Belgeler: İş sözleşmesi, çalışma süresini ve ücreti gösteren belgeler.
Uygulamada Sık Karıştırılan Noktalar
Süre başlangıcı, fesih bildiriminin işçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar. Sözlü fesihlerde ise işçinin feshi öğrendiği tarih esas alınır. İşe iade talebi ile diğer işçilik alacakları farklı hukuki niteliktedir. İşe iade için yapılan arabuluculuk başvurusu, diğer alacaklar için her zaman yeterli olmayabilir; bu nedenle taleplerin net bir şekilde belirtilmesi gerekir. Arabuluculukta varılan anlaşma, mahkeme ilamı niteliğindedir.
İş Güvencesi Kapsamı ve İstisnalar
İşe iade uyuşmazlıklarında arabuluculuk sürecinin işletilebilmesi için öncelikle işçinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde düzenlenen iş güvencesi kapsamında olması gerekir. Bu kapsamın belirlenmesinde işyerindeki çalışan sayısı ve işçinin kıdemi temel kriterdir. İşyerinde otuz veya daha fazla işçi çalıştırılması ve işçinin en az altı aylık kıdeme sahip olması, iş güvencesi hükümlerinden yararlanmanın ön koşuludur. Ayrıca, işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda olmaması gerekir.
İş güvencesi kapsamında olmayan işçiler için arabuluculuk süreci, işe iade talebiyle değil, yalnızca feshe bağlı diğer alacak kalemleri (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti vb.) üzerinden yürütülebilir. Bu nedenle, başvuru aşamasında işçinin statüsünün ve işyerindeki toplam çalışan sayısının tespiti, sürecin hukuki niteliğini doğrudan belirler. İşveren vekili konumunda olan veya iş güvencesi kapsamı dışında kalan işçiler için açılan işe iade davaları, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilebilir.
Arabuluculuk Sürecinde Tarafların Rolü ve SGK İlişkisi
Arabuluculuk görüşmeleri, işçi ve işveren arasında doğrudan veya vekilleri aracılığıyla yürütülür. İşveren, arabuluculuk görüşmelerine bizzat katılabileceği gibi, yazılı yetki belgesi ile bir temsilci de gönderebilir. Görüşmeler sırasında işçinin işe başlatılmaması durumunda ödenecek tazminat miktarı ve boşta geçen süre ücreti gibi kalemler, tarafların serbest iradeleriyle belirlenir. Bu noktada, tarafların üzerinde anlaştığı tazminat tutarlarının SGK prim matrahına dahil edilip edilmeyeceği hususu, ödemenin niteliğine göre farklılık gösterir.
İşveren, arabuluculuk tutanağında belirlenen işe başlatmama tazminatı gibi ödemeleri, yasal yükümlülükleri çerçevesinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür. Arabuluculuk sürecinde varılan anlaşma, taraflar için bağlayıcıdır ve bu tutanak icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Ancak, anlaşma metninin işçinin tüm haklarını kapsayıp kapsamadığı veya ileride doğabilecek başka alacak haklarını feragat yoluyla etkileyip etkilemediği dikkatle incelenmelidir. Arabuluculuk tutanağında yer alan feragat beyanları, daha sonra açılacak olası davalarda kesin delil teşkil eder.
Dava Şartı Arabuluculukta İstisnalar ve Süre Kesilmesi
İşe iade uyuşmazlıklarında arabuluculuk, kural olarak dava şartı olsa da, bazı özel durumlarda süreç farklı işleyebilir. Örneğin, iş sözleşmesinin feshine ilişkin uyuşmazlıklarda arabulucuya başvuru süresi olan bir aylık hak düşürücü süre, arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihte durur. Arabuluculuk faaliyetinin sona erdiğine dair son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede, işçinin dava açma süresi işlemez. Bu durum, işçinin arabuluculuk sürecinde geçirdiği zamanın, dava açma hakkını kısıtlamamasını sağlar.
Bununla birlikte, arabuluculuk sürecinin başlaması için arabulucunun görevlendirilmesi ve tarafların ilk toplantıya davet edilmesi gerekir. Eğer işçi, arabuluculuk bürosuna başvurduktan sonra arabulucuya ulaşamazsa veya süreç herhangi bir sebeple sonuçlandırılamazsa, son tutanağın düzenlenmesiyle birlikte dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Arabuluculuk sürecinin usulüne uygun tamamlanması, mahkeme aşamasında davanın esastan incelenebilmesi için zorunludur. Eksik veya hatalı yapılan başvurular, dava şartı yokluğu olarak değerlendirileceğinden, başvuru formunda taleplerin açık ve net bir şekilde ifade edilmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından kritik öneme sahiptir.
Sıkça Sorulan Sorular
Arabuluculuk süreci sonunda anlaşma sağlanamazsa ne olur?
Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açma hakkınız doğar.
1 aylık başvuru süresi kaçırılırsa ne olur?
Bu süre hak düşürücü süredir; süresi içinde başvurulmazsa işe iade davası açma hakkı kaybedilir.
Arabuluculuk ücretini kim öder?
Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanması halinde, arabuluculuk ücreti taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça eşit ödenir. Anlaşamama durumunda ise arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
