Konkordato mühleti kararı, borçlunun malvarlığını koruma altına alarak ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi için tasarlanmış bir süreçtir. Mahkemenin geçici veya kesin mühlet kararı verdiği andan itibaren, borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun kapsamındaki takipler dahil olmak üzere hiçbir yeni icra takibi yapılamaz ve evvelce başlamış takipler kendiliğinden durur. Bu süreçte ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları uygulanamaz; ancak borçlu aleyhine dava açılmasına engel bir durum bulunmamaktadır.
Takip Yasağının Kapsamı ve İstisnalar
Mühlet kararı ile birlikte borçluya karşı başlatılan tüm icra ve iflas takipleri durur ve yasağa rağmen yapılan takip işlemleri geçersiz kabul edilir. Bu koruma kalkanı, borçlunun malvarlığının bütünlüğünü korumayı amaçlar.
İstisnai olarak, rehinle temin edilmiş alacaklar için takip başlatılabilir veya devam edilebilir; ancak rehinli malın muhafazası ve satışı yapılamaz. Ayrıca, İcra ve İflas Kanunu’nda belirtilen birinci sıra imtiyazlı alacaklar, yani işçi alacakları ve nafaka gibi kalemler için haciz yoluyla takip yapılması mümkündür.
İhtiyati Haciz ve Tedbirlerin Uygulanması
Konkordato mühleti süresince borçlunun malvarlığı üzerindeki koruma kalkanı oldukça geniştir ve yeni ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararları uygulanamaz. Mühletten önce alınmış ancak henüz icra edilmemiş ihtiyati haciz veya tedbir kararları da mühlet süresince icra edilemez.
Asliye ticaret mahkemesi, konkordato talebi üzerine borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü her türlü tedbiri alma yetkisine sahiptir. Bu yetki, borçlunun faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli olan malvarlığı unsurlarının korunmasını sağlar.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Konkordato mühleti, borçlunun malvarlığı üzerindeki icra baskısını durduran bir koruma kalkanıdır. Bu süreçte alacaklıların en sık yaptığı hata, icra takibi ile dava açma yolunu birbirine karıştırmaktır. Takip yasağı icra işlemlerini durdururken, alacak davası açılmasına engel teşkil etmez. Alacaklıların, rehinli alacaklar gibi istisnai durumları gözeterek, mühlet süresince haklarını korumak adına alacaklarını komiserliğe kaydettirmeleri ve icra hukuk mahkemesindeki şikayet haklarını süresinde kullanmaları, sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.”
Takip İşlemi ile Dava Yolu Arasındaki Fark

Konkordato mühleti, borçlu aleyhine icra takibi yapılmasını engeller; ancak borçlu aleyhine dava açılmasına veya devam eden davalara engel değildir. Alacaklılar, alacaklarını dava yoluyla tespit ettirebilirler.
Davanın sonunda elde edilen ilamın icra takibine konu edilmesi mühlet süresince mümkün değildir. Mühlet süresi içinde yapılan takiplerin iptali veya hacizlerin kaldırılmasına ilişkin şikayetler, icra hukuk mahkemesine yapılır. Ayrıca, takip yasağı nedeniyle zamanaşımı ve hak düşürücü süreler mühlet süresince işlemez.
| İşlem Türü | Mühlet Süresindeki Durumu |
|---|---|
| İcra Takibi | Yeni takip yapılamaz, mevcut takipler durur. |
| Dava Açma | Dava açılabilir ve devam edebilir. |
| İhtiyati Haciz | Uygulanamaz. |
Mühlet Kararının İcra Dairelerine Bildirimi ve Uygulama Yükümlülüğü
Mahkeme tarafından verilen geçici veya kesin mühlet kararı, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairelerine ve ilgili diğer mercilere derhal bildirilmelidir. Bu bildirim, icra müdürünün takip işlemlerini durdurma yükümlülüğünü tetikleyen resmi bir işlemdir. Bildirim yapılmamış olsa dahi, borçlunun mühlet kararını icra dosyasına sunması durumunda, icra müdürü takip işlemlerini kendiliğinden durdurmakla yükümlüdür. İcra müdürünün bu aşamada takdir yetkisi bulunmamakta olup, mühlet kararının varlığı takip işlemlerinin derhal kesilmesini gerektirir.
Uygulamada, mühlet kararının icra dosyasına sunulmasıyla birlikte, borçlunun malvarlığı üzerindeki hacizlerin kaldırılması veya satış işlemlerinin iptali talep edilebilir. Ancak, mühletten önce yapılmış olan hacizler, mühlet süresince geçerliliğini korur ve bu hacizler üzerinde alacaklıların öncelik hakları saklı kalır. İcra müdürü, mühlet süresince borçlunun malvarlığının korunması amacıyla, satış taleplerini reddetmeli ve yeni haciz işlemlerinden kaçınmalıdır. Eğer icra müdürü mühlet kararına rağmen takip işlemine devam ederse, bu durum süresiz şikayet konusu yapılabilir.
Borçlunun Tasarruf Yetkisinin Sınırları ve Denetim Mekanizması
Konkordato mühleti süresince borçlunun tasarruf yetkisi, mahkeme tarafından atanan konkordato komiserinin denetimine tabidir. Borçlu, olağan ticari faaliyetlerin dışına çıkan işlemleri gerçekleştirmek için komiserin onayını almak zorundadır; aksi takdirde yapılan işlemler geçersiz sayılabilir. Bu denetim mekanizması, borçlunun malvarlığını azaltıcı veya alacaklıların haklarını zedeleyici işlemlere karşı bir güvence oluşturur. Komiserin onay vermediği veya mahkemenin izin şartı koştuğu işlemlerde, borçlunun tek başına tasarrufta bulunması hukuki sonuç doğurmaz.
Mahkeme, borçlunun faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli olan taşınmazların veya büyük ölçekli ekipmanların satışı, devri veya bunlar üzerinde rehin tesisi gibi işlemleri özel izne bağlayabilir. Bu tür işlemlerin izinsiz yapılması, alacaklıların haklarını doğrudan ihlal ettiği gerekçesiyle iptal davasına konu edilebilir. Borçlunun ticari faaliyetlerini devam ettirebilmesi için gerekli olan hammadde alımı veya personel ödemeleri gibi olağan işlemler, komiserin gözetiminde yürütülür. Alacaklılar, borçlunun bu süreçteki işlemlerini komiser aracılığıyla denetleyebilir ve aykırılık durumunda mahkemeye başvurarak tedbir talep edebilirler.
İhtiyati Tedbir Kararlarının İcra Takibine Etkisi
Konkordato sürecinde mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararları, icra takiplerinin durdurulması dışında, borçlunun malvarlığına yönelik üçüncü kişilerin müdahalelerini de engelleyebilir. Bu tedbirler, borçlunun ticari bütünlüğünü korumak amacıyla, belirli malvarlığı değerlerinin haczedilmesini veya elden çıkarılmasını yasaklayabilir. İhtiyati tedbir kararı, icra takibinden bağımsız olarak, borçlunun malvarlığının korunması için mahkemenin takdirine bağlı bir koruma aracıdır. Bu kararların kapsamı, mahkemenin konkordato projesinin başarıya ulaşması için gerekli gördüğü önlemlerle sınırlıdır.
İhtiyati tedbir kararlarının icra takibine etkisi, takip yasağının kapsamını genişleten bir nitelik taşır. Örneğin, bir icra takibi kapsamında haczedilmiş ancak henüz satılmamış bir malın, konkordato sürecinde borçlunun faaliyetleri için zorunlu olduğu tespit edilirse, mahkeme bu malın satışını tedbiren durdurabilir. Bu durum, icra hukukundaki genel kuralın konkordato süreciyle özel olarak sınırlandırılmasıdır. Alacaklılar, bu tür tedbir kararlarına karşı, tedbirin kapsamının aşılıp aşılmadığı veya borçlunun faaliyetleri için gerçekten gerekli olup olmadığı noktasında itiraz haklarını kullanabilirler.
Sık Sorulan Sorular
Konkordato mühleti içinde borçluya karşı dava açabilir miyim?
Evet, konkordato mühleti icra takiplerini durdurur ancak borçlu aleyhine dava açılmasına veya devam eden davalara engel değildir.
Rehinli alacaklıyım, takibime devam edebilir miyim?
Evet, rehinli alacaklar için takip başlatılabilir veya devam edilebilir; ancak rehinli malın muhafazası ve satışı için mahkemeden izin alınması gerekebilir.
Mühlet süresince zamanaşımı işler mi?
Hayır, bir takip işlemiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler mühlet süresince işlemez.
Hatalı bir takip başlatılırsa ne yapmalıyım?
Mühlet süresi içinde başlatılan takiplerin iptali için icra hukuk mahkemesine şikayet yoluna başvurulmalıdır.
