Av. Mehmet Uğur Babuşcu · Ankara BarosuÇukurambar Mah. 1465 Sokak 9/23 Çankaya/Ankara
BABUŞCUHUKUK VE ARABULUCULUK

İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU

Mobbing ve Ayrımcılık için hak kazanma ve sorumluluk koşulları nelerdir?

Beyaz bir arka plan üzerinde, üzerinde küçük bir dünya küresi ve pembe renkli bir pasaport bulunan siyah bir seyahat valizi.
İçindekilerBaşlıkları göster6 bölüm

Mobbing ve ayrımcılık iddialarında hak kazanmanın temel koşulu, işverenin 4857 sayılı İş Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile düzenlenen işçiyi gözetme ve kişilik haklarını koruma borcuna aykırı davranmasıdır. Mobbing için davranışların sistematik, süreklilik arz eden ve yıldırma amacı taşıyan nitelikte olması gerekirken, ayrımcılıkta işçinin haklı bir neden olmaksızın farklı muameleye maruz kalması esas alınır. İşin niteliği gereği yapılan objektif farklılıklar ise bu kapsamın dışında tutulmaktadır.

Sistematiklik Unsuru

Mobbing iddialarında tek seferlik tartışmalar değil, işçiyi pasifize etmeye yönelik süreklilik arz eden davranışlar esas alınır.

İspat Yükü

Ayrımcılık iddiasında işçi güçlü bir emare sunduğunda, ispat yükü işverene geçerek farklı muamelenin haklılığını kanıtlama sorumluluğu doğar.

Gözetim Borcu

İşveren, işyerinde gerçekleşen mobbing fiillerini bizzat yapmasa dahi, bu durumu önleyici tedbirleri almadığı takdirde sorumludur.

Mobbing ve ayrımcılık iddialarında hangi şartlar aranır?

Mobbing, işyerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğerine yönelik gerçekleştirilen, sistematik, düşmanca ve etik dışı iletişim biçimlerini ifade eder. Bu durumun hukuki bir sorumluluk doğurması için davranışın işçinin onurunu zedeleyecek, iş performansını düşürecek veya işten ayrılmasına neden olacak bir yoğunluğa ulaşması beklenir. Ayrımcılık ise 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesinde düzenlenen eşit davranma ilkesinin ihlalidir.

Ayrımcılık iddiasının kabulü için işçinin dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep gibi nedenlerle biyolojik veya işin niteliğine ilişkin haklı bir neden olmaksızın farklı muameleye maruz kalması şarttır. İşverenin yönetim hakkı kapsamında uyguladığı objektif, ölçülü ve herkese eşit uygulanan disiplin cezaları bu kapsamda değerlendirilmez. İşin niteliği gereği zorunlu olan farklılıklar, ayrımcılık yasağının istisnasını oluşturur.

İşveren hangi durumlarda hukuki sorumluluk altına girer?

İş ortamında takım elbiseli ve gömlekli iki kişinin tokalaşması, profesyonel bir anlaşma veya mutabakat anını temsil ediyor.
Mobbing ve Ayrımcılık

İşverenin sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesinde düzenlenen işçinin kişiliğinin korunması borcundan kaynaklanır. İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, işçinin psikolojik ve fiziksel bütünlüğünü korumayı da kapsar. İşveren, mobbing fiillerini bizzat gerçekleştirmese dahi, kendisine bildirilen veya gerçekleştiği bilinen mobbing vakalarına karşı sessiz kalması veya önleyici tedbir almaması durumunda sorumludur.

Örnek bir olay kurgusunda; bir işçi, yöneticisi tarafından sürekli olarak toplantılardan dışlanıyor, kendisine verilen görevler anlamsızlaştırılıyor ve diğer çalışanların yanında küçük düşürülüyorsa, bu durum sistematik bir yıldırma süreci olarak değerlendirilebilir. Eğer işçi bu durumu işverene bildirmesine rağmen işveren gerekli idari soruşturmayı başlatmıyor veya önleyici tedbirleri almıyorsa, işverenin gözetim borcunu ihlal ettiği kabul edilir. Bu noktada işçinin, yaşadığı süreci somutlaştıran delillerle (yazışmalar, tanık beyanları, performans raporları) hareket etmesi önem taşır.

Dava açmadan önce arabuluculuk süreci nasıl işler?

İş Kanunu kapsamındaki tazminat talepleri, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca zorunlu arabuluculuk sürecine tabidir. Mobbing veya ayrımcılık nedeniyle talep edilen manevi tazminat veya ayrımcılık tazminatı gibi alacaklar için dava açmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartıdır. Arabuluculuk görüşmeleri, tarafların uyuşmazlığı mahkemeye taşımadan çözüme kavuşturmalarını amaçlayan bir yöntemdir.

Arabuluculuk sürecinde taraflar anlaşmaya varırsa, düzenlenen tutanak mahkeme ilamı niteliğinde olur ve taraflar üzerinde bağlayıcıdır. Anlaşma sağlanamaması durumunda ise arabuluculuk son tutanağı ile birlikte İş Mahkemelerinde dava açılabilir. Dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadan doğrudan dava açılması halinde, mahkeme davanın usulden reddine karar verir. Bu süreç, işçinin hak kaybına uğramaması adına titizlikle takip edilmelidir.

İspat yükü ve delil toplama süreci nasıl yönetilir?

İş hukukunda ispat yükü, kural olarak iddiayı ileri süren tarafa aittir. Ancak ayrımcılık iddialarında, işçi ayrımcılığın varlığına dair güçlü bir emare veya delil başlangıcı sunduğunda, ispat yükü işverene geçer. İşveren, uyguladığı farklı muamelenin objektif ve haklı nedenlere dayandığını kanıtlamak zorundadır. Mobbing iddialarında ise sistematiklik unsurunun ispatı için işçinin yaşadığı olayları kronolojik bir sırayla belgelendirmesi gerekir.

  • İşyeri içi yazışmalar, e-postalar ve mesaj kayıtları.
  • Mobbinge tanıklık edebilecek diğer çalışanların beyanları.
  • İşçinin psikolojik destek aldığına dair sağlık raporları veya tedavi belgeleri.
  • İşverene yapılan şikayet başvuruları ve bu başvurulara verilen yanıtlar.
  • Performans değerlendirme formlarındaki tutarsızlıklar veya haksız disiplin cezaları.

Hangi mahkemeler görevlidir ve süreler nelerdir?

Mobbing ve ayrımcılık kaynaklı tazminat taleplerinde görevli merci İş Mahkemeleridir. İş Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri, İş Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Ayrımcılık tazminatı taleplerinde 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Mobbing kaynaklı manevi tazminat taleplerinde ise TBK genel hükümleri çerçevesinde zamanaşımı süreleri dikkate alınır.

Dava süreci, İş Mahkemesi kararı ile sonuçlanır. Mahkeme kararına karşı tarafların istinaf yoluna başvurma hakkı mevcuttur. İstinaf incelemesi, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından yapılır. Belirli bir parasal sınırın üzerindeki kararlar için ise Yargıtay nezdinde temyiz yolu açıktır. Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açacağından, dava açma ve kanun yollarına başvuru sürelerinin dikkatle takip edilmesi gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Mobbing iddiası için işten ayrılmak şart mıdır?

Hayır, mobbing iddiası için işten ayrılmak şart değildir. İşçi, iş ilişkisi devam ederken de mobbingin durdurulması ve uğradığı zararların tazmini için yasal yollara başvurabilir.

Her türlü farklı muamele ayrımcılık sayılır mı?

Hayır, işin niteliği gereği zorunlu olan veya objektif kriterlere dayanan farklı muameleler ayrımcılık olarak nitelendirilemez.

TİHEK’e başvuru dava açma hakkını engeller mi?

TİHEK’e başvuru idari bir yoldur ve bu başvuru, İş Mahkemelerinde dava açma hakkını engellemez; ancak süreçlerin eş zamanlı takibi hukuki değerlendirme gerektirir.

Mobbingin dijital ortamda gerçekleşmesi sorumluluğu değiştirir mi?

Dijital mobbing, işverenin gözetim borcu kapsamında değerlendirilir ve işverenin işyerindeki dijital araçların kötüye kullanımını önleme yükümlülüğü devam eder.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

Aynı konu başlığındaki içerikler

WhatsApp
Scroll to Top