Ayıplı mal, tüketiciye teslim edildiği anda tarafların kararlaştırdığı örnek veya modele uygun olmayan ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımayan ve bu nedenle sözleşmeye aykırı olan maldır. Tüketici, koşulları oluştuğunda dört temel seçimlik haktan birini kullanabilir. Bunlar sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedel indirimi, ücretsiz onarım ve imkân varsa ayıpsız misliyle değişimdir. Ayıplı mal hakkı, mesafeli satışlarda görülen gerekçesiz cayma hakkıyla aynı değildir.
Hangi eksiklikler ayıp sayılabilir?
Ayıp yalnız ürünün hiç çalışmaması anlamına gelmez. Ambalaj, etiket, reklam, internet ilanı veya kullanım kılavuzunda belirtilen özelliklerin bulunmaması, teknik niteliğin vaat edilenden farklı olması veya malın tüketicinin makul olarak beklediği faydayı azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik taşıması da ayıp kapsamında değerlendirilebilir.
Malın sözleşmede kararlaştırılan sürede teslim edilmemesi veya satıcının sorumluluğundaki montajın gereği gibi yapılmaması da kanundaki şartlarda sözleşmeye aykırı ifa olarak ayıplı mal hükümlerini gündeme getirebilir. Buna karşılık tüketicinin satın alma sırasında açıkça bildiği ve kabul ettiği bir eksiklik sonradan aynı kapsamda sürpriz ayıp gibi ileri sürülemez. Bu nedenle dosyada önce hangi özelliğin vaat edildiği, sonra teslim edilen malın ne durumda olduğu gösterilmelidir.
Tüketicinin dört seçimlik hakkı nedir?
Sözleşmeden dönme halinde tüketici malı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek ödediği bedelin iadesini ister. Bedel indirimi seçildiğinde mal tüketicide kalır ve ayıp oranında satış bedelinin azaltılması talep edilir. Ücretsiz onarım ayıbın tüketiciye masraf yüklenmeden giderilmesini hedefler. Ayıpsız misliyle değişim ise mümkünse aynı malın ayıpsız örneğinin teslimini amaçlar.
Satıcı kural olarak tüketicinin seçtiği talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Bununla birlikte ücretsiz onarım veya değişim satıcı için orantısız güçlük doğuruyorsa malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer hakların tüketici açısından sorun yaratıp yaratmayacağı gibi ölçütler dikkate alınır. Tüketici talebini belirsiz bırakmamalı ve hangi hakkı kullandığını yazılı biçimde ortaya koymalıdır.
Üretici ve ithalatçı ne zaman sorumlu olabilir?

Ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim hakları bakımından kanunda üretici ve ithalatçının da sorumluluğuna ilişkin hükümler bulunur. Bu nedenle tüketicinin her uyuşmazlıkta yalnız teknik servise yönlendirilmesi doğru bir genel kural değildir. Hangi talebin kime yöneltilebileceği seçilen hak ve somut satış ilişkisine göre belirlenmelidir.
Sözleşmeden dönme ve bedel indirimi, ödeme ve satış sözleşmesiyle doğrudan bağlantılıdır. Ücretsiz onarım ve değişimde ise üretici ve ithalatçıya yönelik sorumluluk daha geniş bir rol oynayabilir. Tüketici ürün servise verilirken gerçek talebini servis kabul belgesine açıkça yazdırmalıdır.
İlk altı ay neden önemlidir?
Ticaret Bakanlığının güncel bilgilendirmesine göre teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığını ispat yükü satıcıya düşer. Malın veya ayıbın niteliği bu karineyle bağdaşmıyorsa somut durum ayrıca değerlendirilir.
Altı aylık dönem, ayıplı mal sorumluluğunun toplam süresi değildir. Esas olarak ispat bakımından önem taşır. Tüketicinin fatura, sipariş kaydı, ilan, yazışma, fotoğraf, video ve servis kayıtlarını saklaması yine de gereklidir. Özellikle ilk arıza tarihini gösteren kayıt, ayıbın kullanım sonucunda mı yoksa teslim anından beri mi var olduğu tartışmasında önem taşır.
Zamanaşımı ile cayma hakkı karıştırılmamalıdır
Kanunda veya sözleşmede daha uzun süre öngörülmedikçe ayıplı maldan sorumluluk genel olarak teslimden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Konut ve tatil amaçlı taşınmazlar ile ikinci el satışlarda farklı süreler düzenlenmiştir. Ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı bakımından farklı sonuçlar doğabilir.
Mesafeli sözleşmelerdeki gerekçesiz cayma hakkı ise ayrı bir kurumdur. İnternetten alınan bir ürünün cayma süresinin geçmiş olması, ürün gerçekten ayıplıysa ayıplı mala ilişkin seçimlik hakların otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmez. Aynı şekilde ürünün ayıplı olması da mesafeli satış kurallarını birbirine karıştırmayı haklı kılmaz.
2026 yılında nereye başvurulur?
Ticaret Bakanlığının 2026 yılı için açıkladığı sisteme göre değeri 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında il veya ilçe tüketici hakem heyetine başvuru yapılır. Bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklarda kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere dava şartı arabuluculuk ve tüketici mahkemesi yolu gündeme gelir. Parasal sınır her yıl değiştiğinden başvuru tarihinde güncel tutar yeniden kontrol edilmelidir.
Hakem heyeti başvurusu şahsen, avukat aracılığıyla, posta yoluyla veya e-Devlet üzerinden TÜBİS kullanılarak yapılabilir. Başvuruda ürün, satın alma ve teslim tarihi, ayıp, satıcıya yöneltilen seçimlik hak ve talep sonucu açıkça yazılmalı, ilgili belgeler eklenmelidir. İşlemin gerçekten tüketici işlemi olup olmadığı da baştan kontrol edilmelidir.
Ayıplı mal dosyasında en sık hata, tüketicinin haklı olduğunu düşünmesine rağmen hangi seçimlik hakkı kullandığını açıkça belirtmemesidir. Gereğinin yapılması yerine değişim, onarım, bedel indirimi veya dönme taleplerinden hangisinin istendiği net yazılmalıdır.
Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Sık Sorulan Sorular
Ayıplı mal için mutlaka servis raporu gerekir mi?
Her olayda zorunlu tek bir belge değildir. Teknik ayıbın niteliğine göre servis veya uzman incelemesi güçlü delil olabilir. Fatura, ilan, yazışma ve görseller de önemlidir.
2026’da hakem heyeti sınırı nedir?
Ticaret Bakanlığının 2026 bilgilendirmesine göre 186.000 TL’nin altındaki tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvuru yapılır.
Ayıplı mal hakkı ile 14 günlük cayma aynı şey midir?
Hayır. Gerekçesiz cayma hakkı özellikle mesafeli sözleşmelerde ayrı kurallara tabidir. Ayıplı mal hakkı ürünün sözleşmeye aykırılığına dayanır.
