Ticari sözleşmelerde arabuluculuk, tahkim ve yetki şartı, uyuşmazlıkların çözüm yöntemini ve yerini belirleyen kritik hukuki mekanizmalardır. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; bu şart yerine getirilmeden açılan davalar usulden reddedilir. Tahkim ve yetki şartları ise tarafların iradesine bağlı olup, sözleşmede açık, kesin ve yazılı şekilde düzenlenmelidir.
Varsayımsal Örnek: Bir şirket ile tedarikçisi arasındaki mal alım sözleşmesinde, uyuşmazlıkların önce arabuluculukla çözülmesi, sonuç alınamazsa tahkime gidilmesi kararlaştırılmıştır. Bu kurguda tarafların dikkat etmesi gerekenler:
- Arabuluculuk sürecinin dava şartı olarak tüketilmesi zorunluluğu.
- Tahkim şartının yazılı ve açık bir iradeyle kurulması.
- İmza yetkilisinin tahkim sözleşmesi yapma konusunda özel yetkisinin bulunması.
Dava Şartı Olarak Arabuluculuk Süreci
Ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıklardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için arabulucuya başvurmak zorunludur. Bu süreç, dava açılmadan önce tüketilmesi gereken bir ön koşul niteliğindedir.
Sadece para alacağı veya tazminat taleplerini içeren eda davaları zorunlu arabuluculuğa tabidir. Tespit veya inşai davalar bu kapsamın dışında kalmaktadır. Dava açarken, arabuluculuk son tutanağının aslını veya onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorunludur. Eksiklik halinde mahkeme, giderilmesi için kesin süre verir; bu süre içinde eksiklik tamamlanmazsa dava usulden reddedilir.
Tahkim ve Yetki Şartlarının Geçerlilik Koşulları

Tahkim ve yetki şartları, uyuşmazlığın devlet mahkemeleri yerine hakemler veya belirli bir yerdeki mahkemeler tarafından çözülmesini sağlar. Tahkim şartı, tarafların uyuşmazlığı devlet yargısı yerine hakemlere bırakma iradesidir ve geçerli olması için yazılı şekil şartı esastır.
Yetki şartı ise tarafların uyuşmazlık halinde hangi yer mahkemesinin yetkili olacağını belirlemesidir. Tacirler arasında yapılan sözleşmelerde yetki şartı geçerli kabul edilir. Tahkim ve mahkeme yetkisinin aynı anda veya belirsiz şekilde düzenlenmesi, tahkim şartını geçersiz kılabilir. Tahkim iradesi her zaman açık, kesin ve tereddütsüz bir dille ifade edilmelidir.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Ticari sözleşmelerde uyuşmazlık çözüm maddeleri düzenlenirken, arabuluculuğun dava şartı olduğu unutulmamalıdır. Tahkim ve yetki şartları, sözleşmenin bütünüyle uyumlu ve açık bir dille kaleme alınmalıdır. Özellikle şirket temsilcilerinin imza yetkileri ile tahkim sözleşmesi yapma konusundaki özel yetkilerinin varlığı, sözleşmenin geçerliliği açısından kritik bir kontrol noktasıdır. Yanlış veya belirsiz ifadeler, uyuşmazlık anında yetkili merciin belirlenmesinde ciddi usul hatalarına ve zaman kaybına yol açabilir.”
Şirket Temsilcisi ve İmza Yetkisinin Önemi
Sözleşmenin şirketi bağlaması için imza yetkisine sahip kişilerce imzalanması gerekir. Şirket tüzel kişiliği sözleşmenin tarafıdır; ancak yönetim kurulu üyeleri, müdürler veya temsilciler, görevlerini kusurlarıyla ihlal ederlerse şirkete, pay sahiplerine veya alacaklılara karşı şahsen sorumlu olabilirler.
Şirket adına atılan imzanın, ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmiş imza sirkülerine uygun olması gerekir. Yetkisiz temsilci tarafından imzalanan sözleşmeler, şirket tarafından icazet verilmedikçe şirketi bağlamaz. Ayrıca tahkim anlaşması yapmak, temsilci için özel yetki gerektiren bir işlemdir; genel imza yetkisi, tahkim sözleşmesi yapmaya tek başına yeterli olmayabilir.
Tahkim Şartının Uygulama Sınırları ve İhtiyati Tedbir İlişkisi
Tahkim şartı, tarafların uyuşmazlığı devlet mahkemeleri yerine hakem heyetine taşıma iradesini yansıtsa da, bu durum mahkemelerin geçici hukuki koruma sağlama yetkisini tamamen ortadan kaldırmaz. Tahkim yargılaması süresince veya yargılama başlamadan önce, uyuşmazlık konusu malvarlığı değerlerinin korunması amacıyla mahkemelerden ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talep edilebilir. Bu tür başvurular, tahkim şartının ihlali anlamına gelmez; aksine, hakem heyetinin henüz kurulmadığı veya karar veremediği aşamalarda hakkın korunması için zorunlu bir yoldur.
Uygulamada, tahkim şartının varlığına rağmen mahkemeden tedbir talep edilmesi durumunda, mahkeme tahkim şartının geçerliliğini ve uyuşmazlığın tahkime elverişli olup olmadığını ön inceleme aşamasında değerlendirir. Eğer uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği bir konu ise tahkim şartı geçersiz sayılır. Ayrıca, tahkim şartının sözleşmede yer alması, tarafların aralarındaki ticari ilişkiyi sona erdirme veya sözleşmeyi feshetme haklarını doğrudan kısıtlamaz; ancak fesih sonrası doğan tazminat taleplerinin tahkim kapsamında kalıp kalmadığı, sözleşmedeki tahkim maddesinin kapsamına göre belirlenir.
Yetki Şartının Tacirler Arasındaki Bağlayıcılığı ve İstisnaları
Tacirler arasında düzenlenen sözleşmelerde yer alan yetki şartı, uyuşmazlığın hangi yer mahkemesinde görüleceğini kesin olarak belirler ve bu durum mahkemelerin yetkisini münhasır hale getirir. Yetkili mahkemenin sözleşmede açıkça belirtilmesi, uyuşmazlık anında dava açılacak yerin öngörülebilirliğini artırır. Ancak, kanun gereği kesin yetkili olan mahkemelerin bulunduğu durumlarda, tarafların sözleşme ile belirlediği yetki şartı geçersiz kalır. Örneğin, taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesindir ve bu kural sözleşme ile değiştirilemez.
Yetki şartının geçerliliği için sözleşmenin yazılı olması ve tarafların tacir sıfatını taşıması temel şarttır. Tacir olmayan tarafların dahil olduğu sözleşmelerde, yetki şartı her zaman bağlayıcı sonuç doğurmayabilir; özellikle tüketici hukukuna giren işlemlerde yetki şartı geçersiz kabul edilir. Sözleşme metninde yetki şartı düzenlenirken, mahkeme isminin tam ve doğru yazılması, yargılama sürecinde yetkisizlik itirazları nedeniyle yaşanabilecek zaman kayıplarını önler. Eğer sözleşmede birden fazla mahkeme veya yer belirtilmişse, bu durumun belirsizlik yaratıp yaratmadığı, sözleşmenin bütünü içindeki irade beyanlarına göre yorumlanır.
Sözleşme İmzalanırken Dikkat Edilmesi Gereken Temsil Yetkisi Denetimi
Şirket adına sözleşme imzalayan kişinin temsil yetkisinin kapsamı, sözleşmenin geçerliliği ve şirketi bağlayıcılığı açısından en kritik kontrol noktasıdır. Ticaret sicilinde tescil edilen imza sirkülerinde, temsilcinin münferiden mi yoksa müştereken mi imza atabileceği açıkça belirtilir. Müşterek imza yetkisi olan bir durumda, tek bir temsilcinin attığı imza ile kurulan sözleşme, şirket tarafından sonradan onaylanmadığı sürece geçersizdir. Bu durum, özellikle tahkim veya yetki şartı gibi şirketin yargı yolunu belirleyen önemli maddelerin bulunduğu sözleşmelerde, temsilcinin özel yetkisinin varlığını sorgulamayı zorunlu kılar.
Temsilcinin yetkisinin sona ermesi veya kısıtlanması durumunda, bu değişikliğin ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesi gerekir. Tescil edilmemiş değişiklikler, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez; ancak temsilcinin yetkisinin sona erdiğini bilen veya bilmesi gereken taraflar için bu kural farklılık gösterebilir. Sözleşme imzalanmadan önce, karşı tarafın güncel imza sirkülerinin ve ticaret sicil gazetesinin kontrol edilmesi, ileride doğabilecek yetkisizlik iddialarını bertaraf eder. Şirket yöneticileri, temsil yetkilerini aşarak yaptıkları işlemlerden dolayı şirkete karşı sorumluluk riskiyle karşı karşıya kalabilirler.
Sık Sorulan Sorular
Tahkim şartı olması arabuluculuk dava şartını kaldırır mı?
Hayır, tahkim şartının varlığı arabuluculuk dava şartını ortadan kaldırmaz. Uyuşmazlık türüne göre, dava açmadan önce arabuluculuk sürecinin tüketilmesi gerekebilir.
Yetki şartı her sözleşmede geçerli midir?
Yetki şartı, tacirler arasında yapılan sözleşmelerde kesin yetki sağlar. Tacir olmayan taraflar arasındaki sözleşmelerde ise yetki şartının geçerliliği farklı kurallara tabi olabilir.
İmza sirkülerinde tahkim yetkisi yoksa ne olur?
Tahkim sözleşmesi yapmak özel yetki gerektiren bir işlemdir. Bu yetkiyi içermeyen bir imza sirküsü ile yapılan tahkim anlaşması, şirket tarafından sonradan onaylanmadıkça geçersiz olabilir.
