Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk, Türk Ticaret Kanunu kapsamında yer alan ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepli davalar için dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken zorunlu bir hukuki süreçtir. Bu başvuru yapılmadan doğrudan dava açılması, mahkeme tarafından dava şartı yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddine yol açar. Söz konusu zorunluluk, yalnızca para alacağına ilişkin uyuşmazlıkları kapsamakta olup, para dışındaki talepler bu sürecin dışında kalabilmektedir.
Arabuluculuk Sürecinde Başvuru ve Yetkili Merci
Arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın çözümünde yetkili olan mahkemenin bulunduğu yerdeki Adliye Arabuluculuk Bürosuna yapılır. Büronun bulunmadığı yerlerde ise bu görev, görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü tarafından yerine getirilir. Başvuru, yazılı olarak veya elektronik ortam üzerinden gerçekleştirilebilir.
Yetkili arabuluculuk bürosuna yapılan başvuru ile süreç resmen başlar ve büro tarafından bir arabulucu görevlendirilir. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren yasal süreler içerisinde süreci sonuçlandırmakla yükümlüdür. Yetkisiz bir büroya yapılan başvurular, dava şartının yerine getirilmiş sayılması için yeterli kabul edilmemektedir; bu nedenle yetki kurallarının doğru belirlenmesi önem arz eder.
Şirket, Ortak ve Temsilci Sorumluluğu

Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk görüşmelerine katılım, tüzel kişiliği bağlayıcı niteliktedir. Şirket adına sürece katılan kişilerin, şirketi temsil yetkisine sahip olması veya usulüne uygun bir vekaletname ile yetkilendirilmiş olması gerekir. Şirket ortakları, yöneticileri veya temsilcileri, şahsi sorumluluklarını ilgilendiren uyuşmazlıklarda bizzat taraf sıfatıyla sürece dahil olurlar.
Tüzel kişiliğin sorumluluğu ile temsilcilerin şahsi sorumluluğu hukuken birbirinden ayrılır. Arabuluculuk sürecinde bu ayrımın gözetilmesi, temsil yetkisini gösteren imza sirküleri veya vekaletname gibi belgelerin eksiksiz sunulması sürecin geçerliliği için şarttır. Temsil yetkisindeki bir eksiklik, anlaşma belgesinin icra edilebilirliğini olumsuz etkileyebilir.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk sürecinde en sık karşılaşılan hata, temsil yetkisinin usulüne uygun belgelendirilmemesidir. Şirket adına katılan temsilcinin imza sirküleri veya vekaletnamesinin, görüşme anında hazır bulundurulması sürecin geçerliliği için kritiktir. Ayrıca, yetkili arabuluculuk bürosunun doğru belirlenmesi, dava şartının usulüne uygun yerine getirilmesi açısından temel bir adımdır. Anlaşamama durumunda düzenlenen son tutanağın aslı veya onaylı örneği, dava dilekçesinin ekinde mutlaka yer almalıdır.”
Gerekli Belgeler ve Son Tutanak
Dava açarken mahkemeye sunulması gereken en kritik belge, arabuluculuk sürecinin sonunda düzenlenen son tutanaktır. Tarafların anlaşamaması durumunda, arabulucu tarafından düzenlenen son tutanağın aslı veya onaylı bir örneği dava dilekçesine eklenmelidir. Bu belge olmaksızın açılan davalar, dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddedilir.
Tarafların anlaşması halinde ise düzenlenen anlaşma belgesi, ilam niteliğinde belge sayılır ve mahkeme kararı gücündedir. Bu belge, uyuşmazlığın kesin olarak çözüldüğünü gösterir ve taraflar arasında yeni bir hukuki statü oluşturur. İhtiyati tedbir veya ihtiyati haciz gibi talepler, arabuluculuk sürecinden bağımsız olarak doğrudan mahkemeden talep edilebilir.
Ticari Sözleşmelerde Önleyici Tedbirler ve Arabuluculuk Şartı
Ticari uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculuk sürecini daha verimli kılmak adına, taraflar sözleşmelerine özel arabuluculuk maddeleri ekleyebilirler. Sözleşme aşamasında belirlenen bu hükümler, uyuşmazlık doğduğunda hangi arabuluculuk merkezinin veya hangi usulün izleneceğine dair önceden bir çerçeve çizer. Ancak, kanunla belirlenen dava şartı zorunluluğu, sözleşmesel bir düzenleme ile ortadan kaldırılamaz veya değiştirilemez; sözleşmedeki hükümler yalnızca sürecin işleyişine dair kolaylaştırıcı bir rol üstlenir.
Sözleşmelerde yer alan “uyuşmazlık çözümü” maddeleri, tarafların arabuluculuk öncesinde bir müzakere süreci yürütmesini veya belirli bir süre beklemelerini öngörebilir. Bu tür önleyici tedbirler, uyuşmazlığın dava aşamasına geçmeden, daha düşük maliyetle ve ticari ilişkileri koruyacak şekilde çözülmesine katkı sağlar. Yine de, dava şartı olarak arabuluculuğa başvuru yükümlülüğü, sözleşmedeki özel müzakere sürelerinden bağımsız olarak, kanunun öngördüğü usulde yerine getirilmelidir.
Arabuluculuk Sürecinde İcra Edilebilirlik Şerhi ve Hukuki Etkisi
Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda tarafların bir anlaşmaya varması durumunda, bu anlaşma metni taraflar ve arabulucu tarafından imzalanarak hukuki bir belgeye dönüştürülür. Anlaşma belgesi, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklar bakımından ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icra edilebilir. Ancak, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konuları içeren veya kamu düzenini ilgilendiren hususlarda, anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh alınması zorunludur.
İcra edilebilirlik şerhi, arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesinden talep edilir ve bu şerh, belgenin mahkeme ilamı gibi infaz edilmesini sağlar. Şerh alınması gereken durumlarda, bu işlem yapılmadan belgenin icra dairesine sunulması, işlemin reddedilmesine neden olabilir. Taraflar, anlaşma metninin içeriğini belirlerken, icra edilebilirlik şerhine ihtiyaç duyulup duyulmayacağını, uyuşmazlığın niteliğine göre önceden değerlendirmelidir.
Ticari Sicil Kayıtları ve Temsilci Yetkisinin Denetimi
Arabuluculuk sürecinde şirket temsilcilerinin yetkisi, ticaret sicil kayıtları üzerinden titizlikle denetlenir. Şirketi temsil eden kişinin, imza sirkülerinde belirtilen yetki sınırları içerisinde hareket edip etmediği, arabulucu tarafından kontrol edilen ilk hususlardan biridir. Eğer şirket temsilcisi, imza sirkülerinde belirtilen yetki sınırlarını aşan bir taahhütte bulunursa, bu durum şirketi bağlamayabilir ve ileride hukuki uyuşmazlıklara yol açabilir.
Temsilci, şirket adına arabuluculuk görüşmelerine katılırken, güncel ticaret sicil gazetesi veya noter onaylı vekaletnameyi yanında bulundurmalıdır. Özellikle çoklu imza yetkisi olan şirketlerde, arabuluculuk tutanağının tüm yetkililerce imzalanması veya yetkili temsilcinin bu konuda özel olarak yetkilendirilmiş olması, anlaşmanın geçerliliği için kritik bir kontrol noktasıdır. Eksik veya geçersiz yetki belgesi ile yürütülen süreç, arabuluculuk tutanağının mahkeme nezdinde geçersiz sayılmasına veya icra edilebilirlik şerhi alınamamasına sebebiyet verebilir.
Sık Sorulan Sorular
Her ticari dava için arabuluculuğa başvurmak zorunlu mudur?
Hayır, yalnızca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepli ticari davalar için zorunludur.
Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa ne olur?
Arabulucu tarafından düzenlenen son tutanağın aslı veya onaylı örneği ile mahkemede dava açılabilir.
Şirket adına arabuluculuk görüşmesine kim katılabilir?
Şirketi temsil yetkisine sahip olan kişiler veya usulüne uygun vekaletname ile yetkilendirilmiş temsilciler katılabilir.
