Av. Mehmet Uğur Babuşcu · Ankara BarosuÇukurambar Mah. 1465 Sokak 9/23 Çankaya/Ankara
BABUŞCUHUKUK VE ARABULUCULUK

SAĞLIK VE TIP HUKUKU

Ayıplı veya Güvensiz Tıbbi Cihazdan Doğan Sorumluluk

Beyaz bir zemin üzerinde stetoskop, boş bir not panosu (clipboard), bir ilaç kutusu ve etrafa saçılmış haplar içeren tıbbi temalı bir görsel.
İçindekilerBaşlıkları göster8 bölüm

Ayıplı veya güvensiz tıbbi cihazlardan doğan sorumluluk, cihazın tasarım, üretim veya kullanım aşamasındaki teknik hataların hastada yarattığı zararların tazminini kapsar. Bu süreçte sorumluluk, cihazın piyasaya arzından kullanımına kadar geçen zincirdeki üretici, ithalatçı, dağıtıcı veya sağlık kuruluşuna yöneltilebilir. Zarar gören taraf, cihazın teknik standartlara aykırılığı nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini, müteselsil sorumluluk ilkesi gereği bu taraflardan talep edebilir; ancak her istenmeyen tıbbi sonuç cihaz hatası olarak nitelendirilemez.

Varsayımsal bir örnek olayda, bir hastaya implante edilen tıbbi cihazın, kullanım talimatına uygun olmasına rağmen teknik bir arıza nedeniyle doku hasarına yol açtığı varsayılmaktadır. Bu durumda:

  • Cihazın üretim hatası mı yoksa kullanım hatası mı olduğu teknik bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
  • Sağlık kuruluşunun cihazın periyodik bakımını yapıp yapmadığı sorumluluğu etkiler.
  • Üreticinin cihaz üzerindeki teknik uyarılarının yeterliliği değerlendirilir.

Aydınlatılmış Onam ile Cihaz Kusuru Arasındaki Fark

Hukuki süreçte aydınlatılmış onam eksikliği ile cihaz kaynaklı teknik kusur birbirinden farklı hukuki zeminlere dayanır. Aydınlatılmış onam, hekimin hastaya işlemin riskleri ve cihazın olası yan etkileri hakkında bilgi verme yükümlülüğüdür; bu yükümlülüğün ihlali tıbbi uygulama kusuru kapsamında değerlendirilir.

Cihaz kusuru ise cihazın teknik standartlara aykırı üretilmesi, hatalı kalibrasyonu veya bakım eksikliği sonucu oluşan zarardır. Cihazın teknik olarak güvensiz olması durumunda, hekimin rıza alıp almadığından bağımsız olarak üretici veya cihazı temin eden işletmecinin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Kamu ve Özel Sağlık Kuruluşlarında Başvuru Farklılıkları

Gri üniformalı, boynunda stetoskop olan ve ellerinde tıbbi eldiven bulunan erkek sağlık çalışanı.
İlaç ve Tıbbi Cihaz Hukuku

Özel sağlık kuruluşlarında yaşanan uyuşmazlıklar, hizmetin niteliğine göre tüketici mahkemelerinde veya genel mahkemelerde görülür. Sağlık kuruluşu, sunduğu hizmetin bir parçası olarak kullandığı cihazın güvenliğinden ve bakımından sorumludur.

Kamu sağlık kuruluşlarında ise idare hukuku ilkeleri geçerlidir. Zararın idarenin hizmet kusurundan, örneğin cihazın periyodik bakımının yapılmaması veya hatalı cihaz seçimi gibi nedenlerden kaynaklandığı iddiasıyla idari yargı organlarında tam yargı davası açılması gerekebilir.

“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Tıbbi cihaz kaynaklı uyuşmazlıklarda en kritik nokta, zararın hekimin tıbbi uygulama hatasından mı yoksa cihazın teknik bir arızasından mı kaynaklandığının ayrıştırılmasıdır. İspat sürecinde cihazın bakım kayıtları, teknik servis raporları ve biyomedikal bilirkişi incelemeleri, davanın seyrini doğrudan etkiler. Aydınlatılmış onamın varlığı, cihazın teknik olarak güvensiz olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz; bu nedenle her iki husus da birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşamamak adına, olayın gerçekleştiği andan itibaren tüm tıbbi ve teknik belgelerin eksiksiz muhafaza edilmesi büyük önem taşır.”

Sorumlu Kişi ve Kurumların Belirlenmesi

Tıbbi cihaz sorumluluğunda zincirleme sorumluluk ilkesi gereği birden fazla taraf sorumlu tutulabilir. Üretici veya ithalatçı, cihazın tasarım veya üretim hatasından, eksik kullanım talimatından veya teknik dokümantasyon hatalarından doğrudan sorumludur.

Sağlık kuruluşu, cihazın uygun olmayan şekilde kullanılması, bakım ve kalibrasyon eksikliği veya CE belgesi bulunmayan cihazın kullanımı durumunda sorumluluk üstlenir. Sağlık personeli ise cihazı kullanım talimatına aykırı kullanarak zarara sebebiyet verirse kişisel kusuru gündeme gelebilir.

Gerekli Belge ve İspat Yükümlülüğü

Dava sürecinde ispat yükü zarar görendedir ve teknik belgeler hayati önem taşır. Tıbbi kayıtlar, epikriz raporları, ameliyat notları ve cihazın kullanıldığına dair kayıtlar temel delillerdir.

Teknik belgeler arasında cihazın bakım karneleri, arıza geçmişi ve varsa dijital log kayıtları yer alır. Zarar ile cihaz arasındaki illiyet bağını kurmak için biyomedikal mühendisliği ve tıp uzmanlığı içeren heyet raporları, mahkeme sürecinde teknik dayanak oluşturur.

Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kapsamında Sorumluluk

Tıbbi cihazların piyasaya arzı, 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu ile belirlenen sıkı denetim rejimine tabidir. Bir cihazın “güvensiz” kabul edilmesi için, normal kullanım koşullarında veya öngörülebilir kullanım durumlarında, kullanıcı sağlığı üzerinde kabul edilemez bir risk oluşturması gerekir. Üretici veya ithalatçı, cihazın teknik dosyasını, uygunluk beyanını ve risk analizlerini eksiksiz tutmakla yükümlüdür; bu belgelerdeki eksiklikler, cihazın ayıplı kabul edilmesinde temel bir karine teşkil eder.

Cihazın teknik düzenlemelere uygunluğu, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından yürütülen piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleriyle takip edilir. Eğer bir cihazın güvensiz olduğu resmi makamlarca tespit edilirse, bu durum zarar gören tarafın tazminat davasında cihazın kusurlu olduğuna dair güçlü bir delil oluşturur. Ancak, cihazın teknik standartlara uygun olması, her durumda üreticinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; zira kullanım talimatındaki yetersizlik veya uyarıların eksikliği de cihazı “ayıplı” hale getirebilir.

Tıbbi Cihaz Kaynaklı Zararlarda İlliyet Bağı ve Teknik İnceleme

Zarar gören tarafın tazminat talebinde bulunabilmesi için, cihazdaki teknik hata ile meydana gelen sağlık zararı arasında doğrudan bir illiyet bağı kurması zorunludur. Bu bağın ispatı, genellikle cihazın teknik özelliklerini ve tıbbi müdahalenin seyrini aynı anda değerlendirebilen multidisipliner bir bilirkişi incelemesini gerektirir. Sadece cihazın arızalı olması yeterli değildir; arızanın hastanın vücut bütünlüğüne yönelik zararı doğrudan tetiklediği tıbbi verilerle ortaya konulmalıdır.

İnceleme sürecinde, cihazın “kullanım ömrü” ve “periyodik bakım” kayıtları kritik bir rol oynar. Eğer cihaz, üreticinin belirlediği kullanım ömrünü tamamlamışsa veya zorunlu bakımları aksatılmışsa, sorumluluk üreticiden ziyade cihazı işleten sağlık kuruluşuna kayabilir. Bu nedenle, dava öncesi süreçte cihazın seri numarası üzerinden üretici kayıtlarına ve hastane bünyesindeki biyomedikal birim kayıtlarına erişim sağlanması, sorumlunun doğru belirlenmesi açısından hayati bir adımdır.

Tıbbi Cihazın Yanlış Seçimi ve Endikasyon Uyumu

Sorumluluk, cihazın teknik arızasından ziyade, hekimin hastanın klinik durumuna uygun olmayan bir cihazı tercih etmesiyle de ortaya çıkabilir. Tıbbi cihazın, hastanın anatomik yapısına veya mevcut kronik rahatsızlıklarına uygun seçilmemesi, cihazın teknik olarak kusursuz olsa dahi “yanlış uygulama” kapsamında değerlendirilmesine yol açar. Bu durumda, cihazın üreticisi değil, cihazı seçen ve uygulayan hekim veya sağlık kuruluşu sorumlu tutulur.

Hekimin cihaz seçimindeki sorumluluğu, cihazın prospektüsünde yer alan “kontrendikasyonlar” (kullanılmaması gereken durumlar) listesine uyumla ölçülür. Eğer hekim, cihazın prospektüsünde açıkça belirtilen bir risk faktörünü göz ardı ederek cihazı uygulamışsa, bu durum aydınlatılmış onamın kapsamını aşan bir kusur teşkil eder. Hasta, cihazın teknik arızasından ziyade, cihazın kendi özel durumuna uygunluğu konusunda yeterince bilgilendirilmediğini veya yanlış cihaz seçimi yapıldığını iddia ederek tazminat talep edebilir.

Uygulama Notu: Tıbbi cihaz kaynaklı uyuşmazlıklarda, cihazın teknik arızası ile hekimin uygulama hatasını birbirinden ayırmak için öncelikle cihazın teknik log kayıtları ile hastanın ameliyat/işlem notlarının karşılaştırılması gerekir. Sorumluluk zincirini doğru kurmak için, cihazın piyasaya arzından hastaya uygulanmasına kadar geçen süreçteki tüm belgelerin (bakım karnesi, CE uygunluk belgesi, epikriz) eksiksiz temini, davanın seyri açısından belirleyicidir.

Sık Sorulan Sorular

Her tıbbi komplikasyon cihaz hatası mıdır?

Hayır, tıbbi müdahalenin bilinen ve kaçınılmaz riskleri komplikasyon olarak tanımlanır; cihazın teknik arızası ise ayrı bir hukuki durum olan ayıplı mal veya güvensiz ürün kapsamında değerlendirilir.

Tıbbi cihaz davasında zamanaşımı süresi nedir?

Tüketici mevzuatı kapsamında ayıplı maldan doğan seçimlik haklar için genel zamanaşımı 2 yıldır; haksız fiil hükümlerine göre tazminat taleplerinde ise fiilin öğrenilmesinden itibaren başlayan farklı süreler dikkate alınır.

Yazılım hatası kaynaklı zararlarda kim sorumludur?

Dijital yazılım entegrasyonu içeren cihazlarda, yazılımın tasarım hatası üretici sorumluluğuna girerken, yazılımın güncellenmemesi veya yanlış kullanımı sağlık kuruluşunun sorumluluğunda olabilir.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

Aynı konu başlığındaki içerikler

WhatsApp
Scroll to Top