Tam yargı ve idari tazminat davalarında dava açma süresi, uyuşmazlığın kaynağının idari eylem mi yoksa idari işlem mi olduğuna göre farklılık gösterir. İdari eylemlerden doğan zararlar için öncelikle idareye başvurulması zorunlu olup, bu başvuru zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır.
İdari Eylem ve İşlem Ayrımında Süre Başlangıcı
İdari eylemler, idarenin bir fiili veya ihmali sonucu ortaya çıkan zararları ifade eder. Bu tür durumlarda, dava açmadan önce idareye başvurmak bir ön karar alma süreci niteliğindedir. Başvuru süresi, zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl, ancak eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıllık mutlak bir hak düşürücü süre ile sınırlandırılmıştır.
İdari işlemlerden kaynaklanan tam yargı davalarında ise süreç daha esnektir. İlgililer, idari işlemin tebliğinden itibaren dava açma süresi içinde doğrudan tam yargı davası açabilecekleri gibi, idareye ihtiyari başvuru yolunu da tercih edebilirler. İdari işleme karşı doğrudan dava açılması durumunda, genel dava açma süresi olan 60 gün esas alınır.
İdari Başvuru ve Zımni Ret Süreci
İdareye yapılan başvurulara 60 gün içinde cevap verilmemesi, talebin reddedildiği anlamına gelir ve buna zımni ret denir. Zımni ret süresinin dolduğu tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi işlemeye başlar. İdare, bu 60 günlük süre dolduktan sonra cevap verirse, cevabın tebliğinden itibaren yeniden 60 gün içinde dava açma hakkı doğar.
İdari başvuru, dava açma süresini durduran bir etkendir. Başvuru süresi içinde yapılan müracaatlar, dava açma süresinin işlemesini durdurur ve ret cevabının tebliğiyle süre kaldığı yerden devam eder. Bu nedenle, idarenin cevabının tebliğ tarihini veya zımni ret süresinin dolduğu günü titizlikle takip etmek, hak kaybına uğramamak için kritiktir.
Varsayımsal bir örnek olay üzerinden süreç şu şekilde işler:
- İdareye ait bir aracın bir kişinin malına zarar vermesi (İdari eylem).
- Zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde idareye yazılı başvuru.
- İdarenin 60 gün içinde cevap vermemesi (Zımni ret).
- Zımni ret tarihinden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde dava açılması.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Tam yargı davalarında en sık karşılaşılan usul hatası, idari eylemlerden kaynaklanan zararlarda idareye başvuru şartının atlanmasıdır. İdari eylem ve idari işlem ayrımı, dava açma süresinin başlangıcını ve usulünü doğrudan belirler. İdarenin cevabının tebliğ tarihini veya zımni ret süresinin dolduğu günü esas alarak 60 günlük dava açma süresini takip etmek, davanın usulden reddedilmemesi için hayati önem taşır. Sürelerin hesaplanmasında tatil günlerinin etkisi ve görevsizlik kararı sonrası 30 günlük süre gibi istisnalar dikkatle değerlendirilmelidir.”
Görevli Merci ve Dava Dilekçesi

Tam yargı davalarında görevli merci, uyuşmazlığın konusuna göre İdare Mahkemeleri veya Vergi Mahkemeleridir. Dava dilekçesinde, zararın niteliği, idarenin eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağı ve talep edilen tazminat miktarı açıkça belirtilmelidir. İdari yargıda uygulanan re’sen araştırma ilkesi gereği, mahkeme uyuşmazlığın aydınlatılması için gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri idareden talep edebilir.
Dilekçeye, zararı kanıtlayan tutanaklar, raporlar, faturalar ve varsa idarenin ret cevabı eklenmelidir. İdari eylemlerde başvuru şartı yerine getirilmeden doğrudan dava açılması, davanın usulden reddine yol açar. Bu nedenle, dava açmadan önce idareye başvuru yapıldığını gösteren evrakın dosyaya eklenmesi, davanın esastan incelenebilmesi için temel bir şarttır.
Sürelerin Hesaplanmasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
İdari yargıda süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Sürenin son gününün tatil gününe denk gelmesi durumunda, süre tatil gününü izleyen ilk çalışma gününün bitimine kadar uzar. Bu kural, dava açma süresinin son gününü belirlerken hata yapılmasını önlemek amacıyla uygulanır.
Adli yargıda açılan ve görev yönünden reddedilen davalarda, idari yargıya başvururken idareye başvuru şartı aranmaz. Ancak bu durumda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 30 gün içinde idari yargıda dava açılması gerekmektedir. Bu istisnai durum, usul ekonomisi gereği hak kaybını önlemeye yönelik bir düzenlemedir.
İdari İşlemin İptali ile Tam Yargı Davasının Birlikte Açılması
İdari işlemin iptali ve bu işlemden doğan zararın tazmini amacıyla açılan tam yargı davaları, aynı dava dilekçesiyle veya ayrı ayrı ikame edilebilir. İptal davası ile birlikte tam yargı davası açılması durumunda, dava açma süresi iptal davasının tabi olduğu genel süre olan 60 gün ile sınırlıdır. Bu süreçte, iptal davası için öngörülen süre içerisinde tam yargı talebinin de dilekçeye eklenmesi, usul ekonomisi ve uyuşmazlığın bütüncül çözümü açısından tercih edilen bir yöntemdir.
İptal davası açıldıktan sonra, aynı işlemden kaynaklanan tazminat talebi için ayrı bir tam yargı davası açılması da mümkündür. Bu durumda, iptal davasının karara bağlanmasından itibaren 60 gün içinde tazminat davası açılmalıdır. Ancak, iptal davası devam ederken tazminat talebinin sonradan eklenmesi, davanın niteliğini değiştirebileceğinden, sürelere uyum konusunda dikkatli olunması gerekir. İptal davasının reddedilmesi, tazminat talebinin de hukuki dayanağını zayıflatabilir.
Yürütmenin Durdurulması Talebinin Süreye Etkisi
Tam yargı davalarında yürütmenin durdurulması talebi, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğacağı durumlarda gündeme gelir. Yürütmenin durdurulması kararı, dava açma süresini uzatmaz veya durdurmaz; bu talep, dava dilekçesiyle birlikte veya dava açıldıktan sonra ayrı bir dilekçeyle sunulabilir. İdari yargı mercileri, yürütmenin durdurulması talebini incelerken, işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde doğacak zararın ağırlığını esas alır.
Yürütmenin durdurulması talebinin reddedilmesi, davanın esastan reddedileceği anlamına gelmez. Mahkeme, yürütmenin durdurulması talebini reddetse dahi, davanın esasına ilişkin incelemesini sürdürür. Tazminat taleplerinde yürütmenin durdurulması, genellikle işlemin icrasının durdurulmasıyla sınırlı olup, doğrudan tazminat ödenmesini sağlamaz. Bu nedenle, tazminat talebinin esasına yönelik delillerin, yürütmenin durdurulması talebinden bağımsız olarak dosyaya sunulması zorunludur.
İdari Başvuruda Süre Kesilmesi ve Yenilenmesi
İdareye yapılan başvurunun, dava açma süresini durdurması için başvurunun süresi içinde yapılmış olması şarttır. Eğer idareye başvuru, dava açma süresi geçtikten sonra yapılırsa, bu başvuru dava açma süresini yeniden başlatmaz veya durdurmaz. İdareye yapılan başvurunun, idari işlemin tebliğinden veya eylemin öğrenilmesinden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içinde yapılması, hak düşürücü sürenin korunması için temel bir koşuldur.
İdarenin başvuruyu reddetmesi üzerine, ret cevabının tebliğinden itibaren 60 gün içinde dava açılmalıdır. Eğer idare, başvuruya cevap vermeyerek zımni ret süresini işletmişse, bu sürenin dolduğu tarihten itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekir. İdarenin ret cevabını tebliğ etmeden önce, zımni ret süresinin dolması durumunda, dava açma süresi zımni ret tarihinden itibaren işlemeye başlar. Bu karmaşık süre hesaplamalarında, tebliğ belgeleri ve başvuru evrakının kayıt tarihleri, sürenin başlangıcını belirleyen en önemli delillerdir.
Sık Sorulan Sorular
İdareye başvurmadan doğrudan tam yargı davası açabilir miyim?
İdari eylemlerden kaynaklanan zararlarda idareye başvuru zorunludur; ancak idari işlemlere karşı doğrudan dava açma hakkı mevcuttur.
Zımni ret süresi nedir ve nasıl hesaplanır?
İdareye yapılan başvurulara 60 gün içinde cevap verilmemesi durumunda, 60. günün sonunda zımni ret gerçekleşmiş sayılır.
Dava açma süresinin son günü hafta sonuna gelirse ne olur?
Süre, tatil gününü izleyen ilk çalışma gününün mesai bitimine kadar uzar.
İdare 60 günden sonra cevap verirse dava süresi nasıl işler?
İdarenin geç verdiği cevabın tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde dava açılabilir.
