Konkordato tasdik kararı, borçlunun mali durumunun yeniden yapılandırılmasını sağlayan ve mahkeme tarafından onaylanan bir anlaşmanın, tüm alacaklılar bakımından bağlayıcı hale gelmesi sonucunu doğurur. Bu karar ile borçlu, konkordato projesinde belirlenen tenzilat ve vade kurallarına göre borçlarını ödeme yükümlülüğü altına girerken; alacaklılar da alacaklarını ancak bu yeni ödeme planı çerçevesinde talep edebilirler. Karar, projeye onay veren veya vermeyen tüm alacaklıları kapsar.
Tasdik Kararının Hukuki Niteliği ve Bağlayıcılık
Mahkeme tarafından verilen tasdik kararı, borçlu ile alacaklılar arasında mahkeme onaylı yeni bir borç düzeni kurar. Kural olarak, tasdik kararı verildiği anda bağlayıcı hale gelir ve kararın kesinleşmesi beklenmez. Ancak, konkordato projesinde tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hale geleceği özel olarak kararlaştırılmışsa, bu hüküm geçerli olur.
Borçlu, projedeki ödeme takvimine ve tenzilat oranlarına uymakla yükümlüdür. Borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini koruyup korumadığı, mahkemece atanan kayyım tarafından denetlenebilir. Alacaklılar ise tasdik edilen proje çerçevesinde ödeme alırlar; konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için bu düzenleme mecburidir.
Bir şirketin konkordato sürecinde tasdik kararı alması durumunda:
- Borçlu, onaylanan ödeme planına göre taksitlerini düzenli ödemelidir.
- Adi alacaklılar, projede belirlenen indirim oranlarını kabul etmek zorundadır.
- İmtiyazlı alacaklar, konkordato projesindeki kısıtlamalardan etkilenmeyebilir.
- Borçlu ödeme planına uymazsa, alacaklılar konkordatonun feshini talep edebilir.
Tasdik Kararının İstisnaları ve Alacak Türleri

Tasdik kararının bağlayıcılığı genel bir kural olsa da, bazı alacak türleri bu kuralın istisnasını oluşturur. Özellikle imtiyazlı alacaklar, rehinli alacakların rehin kıymetini karşılayan kısımları ve amme alacakları bu kapsamın dışında kalabilir. Bu istisnalar dışındaki tüm adi alacaklar, konkordato projesine rıza göstermiş olsalar da olmasalar da tasdik kararı ile projeye bağlı hale gelirler.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Tasdik kararı ile kurulan yeni borç düzeni, alacaklılar için hem bir güvence hem de bir kısıtlama niteliğindedir. Uygulamada en sık karşılaşılan hata, borçlunun ödeme planını ihlal etmesi durumunda doğrudan icra takibine geçilmesidir. Oysa konkordato projesi feshedilmeden, alacaklıların eski alacakları üzerinden takibe devam etmeleri hukuken mümkün değildir. Bu nedenle, borçlunun ödeme performansının yakından izlenmesi ve olası bir ihlalde fesih davası yoluna başvurulması, alacaklıların haklarını korumaları açısından kritik bir öneme sahiptir.”
Kanun Yolu ve İtiraz Süreçleri
Konkordato yargılamasında görevli merci Asliye Ticaret Mahkemesi’dir. Tasdik kararına karşı kanun yolu başvuruları işlem türüne göre ayrılır. Borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden itibaren; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilanından itibaren kanunda öngörülen süreler içinde istinaf yoluna başvurabilirler. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı ise yine belirlenen süreler dahilinde temyiz yoluna başvurulabilir.
Takip İşlemi ile Fesih Davası Ayrımı
Konkordato tasdik edildikten sonra, borçlu ödeme planına uymazsa alacaklılar doğrudan icra takibi başlatmak yerine, konkordatonun feshini talep etmelidir. Fesih kararı kesinleşmeden, konkordato projesi geçersiz sayılamaz. Uygulamada, borçlunun ödeme planına uymaması halinde alacaklıların kısmi fesih davası açarak, sadece kendi alacakları yönünden konkordato hükümlerini sona erdirip takibe devam edebilecekleri kabul edilmektedir.
Tasdik Kararının Rehinli Alacaklılar ve Teminatlar Üzerindeki Etkisi
Rehinli alacaklıların durumu, adi alacaklılardan farklı olarak rehnin sağladığı güvence miktarı ile sınırlı bir korumaya tabidir. Tasdik kararı, rehinli alacaklının rehinli mal üzerindeki öncelikli hakkını ortadan kaldırmaz; ancak rehinli malın satışından elde edilecek bedelin alacağı karşılamayan kısmı, adi alacak statüsüne girerek konkordato projesindeki tenzilat ve vade hükümlerine tabi olur. Bu nedenle, rehinli alacaklılar için tasdik kararı, rehinli malın paraya çevrilmesi sürecinde komiserin gözetiminde gerçekleşecek olan değerleme ve satış prosedürlerini doğrudan etkiler.
Uygulamada, rehinli alacaklıların konkordato projesine dahil edilip edilmeyeceği, projenin içeriğine ve rehinli malın değerine göre belirlenir. Eğer proje, rehinli alacaklıların haklarını kısıtlayıcı hükümler içeriyorsa, bu alacaklıların özel olarak bilgilendirilmesi ve projeye yönelik itiraz haklarının korunması gerekir. Rehinli alacaklı, rehinli malın değerinin alacağını karşılamayacağını öngörüyorsa, aradaki fark için adi alacaklı sıfatıyla oy kullanabilir. Bu durum, alacaklının hem rehinli hem de adi alacaklı olarak iki farklı hukuki konumda değerlendirilmesine yol açar.
Tasdik Kararı Sonrası Borçlunun İşletme Yönetimi ve Denetim Mekanizması
Tasdik kararı ile birlikte borçlunun işletme üzerindeki tasarruf yetkisi, konkordato projesinde aksi belirtilmedikçe kısıtlamalardan arınır ancak projenin uygulanması süresince mahkeme tarafından atanan kayyımın denetimi devam edebilir. Borçlu, tasdik edilen projenin gereklerini yerine getirmekle yükümlü olup, işletmenin mali yapısını bozacak veya alacaklıların haklarını tehlikeye atacak tasarruflardan kaçınmalıdır. Kayyım, borçlunun ödeme planına uyumunu düzenli aralıklarla raporlayarak mahkemeye sunar ve bu raporlar, projenin başarısı için temel delil niteliği taşır.
Borçlunun tasdik kararından sonra yeni borçlar altına girmesi veya mevcut varlıklarını elden çıkarması, projenin sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen bir risk faktörüdür. Eğer borçlu, tasdik edilen projenin uygulanmasını imkansız kılacak şekilde işletme yönetiminde hatalı kararlar alırsa, alacaklılar bu durumu konkordatonun feshini talep etmek için bir gerekçe olarak kullanabilirler. Bu süreçte borçlunun, ticari faaliyetlerini projenin öngördüğü sınırlar içerisinde yürütmesi, hem hukuki sorumluluğunu azaltır hem de alacaklıların güvenini korumasına yardımcı olur. Denetim mekanizmasının etkinliği, borçlunun şeffaflık yükümlülüğüne ve kayyım ile kurduğu iş birliğine bağlıdır.
Tasdik Kararının Kesinleşmesi ve İlanın Hukuki Sonuçları
Mahkemenin tasdik kararı, ilan edildiği andan itibaren üçüncü kişiler ve tüm alacaklılar bakımından hüküm ifade etmeye başlar. İlan, kararın kesinleştiğini veya icra edilebilir olduğunu duyurarak, alacaklıların haklarını takip etmeleri için gerekli olan hukuki süreci başlatır. Tasdik kararının ilanı, borçlunun mali durumunun iyileştiğine dair bir karine oluşturmaz; aksine, borçlunun artık mahkeme onaylı bir ödeme planına bağlı olduğunu ve bu plana aykırılığın ağır hukuki yaptırımları olacağını tescil eder.
Alacaklılar, tasdik kararının ilanından sonra alacaklarının miktarını ve ödeme takvimini, ilan edilen proje metni üzerinden teyit etmelidir. İlan edilen karar, borçlunun konkordato öncesi borçlarının tasfiye şeklini belirlediğinden, alacaklıların bu tarihten sonra yapacakları işlemlerin dayanağı artık sözleşmeler değil, tasdik edilen konkordato projesidir. İlanın usulüne uygun yapılmaması veya eksik olması, kararın kesinleşme süresini etkileyebilir; bu nedenle alacaklıların, ilan edilen kararı ve projenin detaylarını resmi kayıtlar üzerinden takip etmeleri, hak kaybına uğramamaları adına kritik bir adımdır.
Uygulama Notu: Tasdik kararı sonrası borçlunun ödeme planına uyumu, kayyım raporları ile takip edilmelidir. Ödeme planındaki aksaklıklar, fesih davası için en güçlü delil kaynağıdır.
Sık Sorulan Sorular
Tasdik kararı tüm alacaklıları bağlar mı?
Evet, tasdik kararı projeye onay veren veya vermeyen tüm adi alacaklılar için bağlayıcıdır.
Borçlu ödeme planına uymazsa ne yapılmalıdır?
Alacaklılar doğrudan icra takibi başlatmak yerine, mahkemeden konkordatonun feshini talep etmelidir.
Rehinli alacaklar konkordatodan etkilenir mi?
Rehinli alacaklıların, rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları kural olarak konkordato projesindeki tenzilat ve vade hükümlerinden istisna tutulur.
