Av. Mehmet Uğur Babuşcu · Ankara BarosuÇukurambar Mah. 1465 Sokak 9/23 Çankaya/Ankara
BABUŞCUHUKUK VE ARABULUCULUK

GAYRİMENKUL VE KİRA HUKUKU

Kira Borcunun Ödenmemesi Nedeniyle Tahliye

Bir kişinin diğerine bir anahtar demetini uzattığı, mülkiyet devri veya konut teslimini simgeleyen yakın plan görsel.
İçindekilerBaşlıkları göster7 bölüm

Kira borcunun ödenmemesi nedeniyle tahliye, kiracının muaccel hale gelen kira bedelini veya yan giderleri ödememesi durumunda kiraya verenin sözleşmeyi feshetme ve taşınmazın tahliyesini talep etme hakkıdır. Bu süreç, Türk Borçlar Kanunu kapsamında kiracıya belirli bir süre tanınmasını ve bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde hukuki yollara başvurulmasını gerektirir. Söz konusu hak, kira sözleşmesinin tarafı olan kiraya verene tanınmış olup, taşınmazın mülkiyetinden bağımsız olarak kira ilişkisinin devamına bağlıdır.

Bir iş yeri kiracısının, kira sözleşmesinde belirlenen ödeme gününde kira bedelini yatırmadığı varsayıldığında izlenecek temel adımlar şunlardır:

  • Kira borcunun muaccel hale gelmiş olması.
  • Kiracıya noter kanalıyla 30 günlük ödeme süresi tanıyan ihtarname gönderilmesi.
  • Süre sonunda ödeme yapılmaması halinde fesih iradesinin kullanılması.
  • Dava veya icra takibi aşamasına geçilmesi.

Kira İlişkisinde Kişisel Hak ve Mülkiyet Ayrımı

Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir taşınmazın kullanımını kiracıya bırakmayı, kiracının ise buna karşılık bir bedel ödemeyi üstlendiği kişisel bir hak doğurur. Bu ilişki, taşınmazın tapu kütüğündeki mülkiyet durumundan bağımsız olarak taraflar arasında hüküm ifade eder. Kiraya veren sıfatı, taşınmazın maliki olmaya bağlı değildir; sözleşmenin tarafı olan kişi, kiracının borcunu yerine getirmemesi halinde tahliye süreçlerini başlatabilir.

Zilyetlik, taşınmazın fiili hakimiyetini ifade eder ve kira sözleşmesi ile kiracıya devredilir. Kiraya veren, kira bedelinin ödenmemesi durumunda sözleşmeye dayalı fesih hakkını kullanırken, mülkiyet hakkından ziyade sözleşmeden doğan alacak hakkına dayanır. Bu nedenle, tapu kaydındaki malik ile kira sözleşmesindeki kiraya veren farklı kişiler olabilir; ancak tahliye talebinde bulunacak kişinin sözleşme tarafı olması zorunludur.

İhtarname ve İcra Takibi Yoluyla Tahliye Süreçleri

Kiraya veren, ödenmeyen kira borcu için noter aracılığıyla ihtarname göndererek kiracıya yasal bir süre tanıyabilir. Bu ihtarnamede, ödenmeyen kira bedellerinin açıkça belirtilmesi ve 30 günlük süre içinde ödeme yapılmadığı takdirde sözleşmenin feshedileceğinin bildirilmesi gerekir. İhtarnamenin tebliğinden itibaren başlayan bu süre, kiracının borcunu ifa etmesi için tanınan yasal bir imkandır.

Alternatif olarak, icra dairesi aracılığıyla tahliye talepli ödeme emri gönderilmesi mümkündür. Bu yöntemde kiracıya 7 gün itiraz ve 30 gün ödeme süresi tanınır. Kiracı bu süreler içinde borcunu ödemez veya itiraz etmezse, icra mahkemesinden tahliye kararı talep edilebilir. İcra yoluyla tahliye, doğrudan dava açma sürecinden farklı usul kurallarına tabidir ve daha hızlı sonuçlanabilen bir yöntem olarak tercih edilebilir.

“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Kira borcunun ödenmemesi nedeniyle tahliye süreçlerinde en sık karşılaşılan hata, ihtarname veya icra takibindeki sürelerin yanlış hesaplanmasıdır. Kiracıya tanınan 30 günlük sürenin tebliğ tarihinden itibaren eksiksiz dolması, hukuki sürecin başarısı için kritik bir öneme sahiptir. Ayrıca, dava yolu ile icra yolu arasındaki usul farklarını gözetmek ve arabuluculuk şartının hangi durumlarda uygulanacağını netleştirmek, sürecin gereksiz yere uzamasını veya davanın reddedilmesini engellemek adına dikkat edilmesi gereken temel bir ayrımdır.”

Arabuluculuk Şartı ve Görevli Mahkemeler

Bir ofis masası üzerinde duran minyatür bir ev maketi, anahtarlar, bir dosya ve arka planda adalet terazisi bulunan, gayrimenkul ve hukuk temalı bir görsel.
Tahliye Davaları

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartıdır. Bu zorunluluk, doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesinde açılacak tahliye davaları için geçerlidir. Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması halinde, düzenlenen son tutanak ile dava açma hakkı doğar ve bu tutanağın dava dilekçesine eklenmesi gerekir.

İcra ve İflas Kanunu uyarınca başlatılan ilamsız icra yoluyla tahliye süreçlerinde ise arabuluculuk şartı aranmaz. Görevli mahkeme, dava yoluyla tahliye taleplerinde Sulh Hukuk Mahkemesi iken, icra takibine yapılan itirazların kaldırılması veya tahliye talepleri için İcra Mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

İki Haklı İhtarın Hukuki Sonuçları ve Şartları

Kiraya veren, kira bedelinin ödenmemesi durumunda tek bir ihtarname ile tahliye talep edebileceği gibi, bir kira yılı içerisinde iki haklı ihtar göndererek de sözleşmeyi sona erdirebilir. Bu yöntemin uygulanabilmesi için kiracının, bir kira yılı veya bir yıldan uzun süreli kira sözleşmelerinde bir kira yılı içerisinde, kira bedelini ödemediği için yazılı olarak iki kez haklı ihtara maruz kalması gerekir. İhtarların her biri, muaccel hale gelmiş ve ödenmemiş bir kira bedeline ilişkin olmalı ve kiracıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmelidir.

İki haklı ihtarın varlığı halinde, kiraya veren kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açma hakkını kullanabilir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, süresinde açılmayan davalar reddedilir. İhtarların “haklı” kabul edilebilmesi için, ihtarın gönderildiği tarihte kira borcunun gerçekten muaccel olması ve kiracının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması şarttır. Kiracının ihtardan sonra ödeme yapması, ihtarnamenin haklılığını ortadan kaldırmaz; yalnızca tahliye davası açılmasını engeller.

Kira Sözleşmesinin Feshi ve Tahliye Talebinde Delil Yönetimi

Tahliye süreçlerinde ispat yükü, kira alacağının ödenmediğini iddia eden kiraya verene aittir. Kira bedelinin ödendiğine dair banka dekontları, havale makbuzları veya kiraya veren tarafından düzenlenmiş yazılı ibraname, kiracının elindeki en güçlü delillerdir. Kiraya veren ise kira sözleşmesinin varlığını ve ödenmeyen bedellerin muacceliyetini ispat etmekle yükümlüdür. Sözleşmede ödeme yeri ve şekli açıkça belirtilmişse, bu şartlara aykırı yapılan ödemelerin geçerliliği uyuşmazlık konusu olabilir.

İcra takibi yoluyla tahliye taleplerinde, kiracının ödeme emrine karşı yedi gün içinde itiraz etmesi, takibi durdurur. Kiracı, itirazında kira sözleşmesine veya borcun ödendiğine dair somut bir belgeye dayanmalıdır. İtirazın iptali veya kaldırılması aşamasında, kiracının sunduğu ödeme belgelerinin tarihleri ve açıklamaları, borcun hangi aya ait olduğunu kanıtlamalıdır. Belirsiz açıklamalarla yapılan ödemeler, kiraya veren tarafından eski borçlara mahsup edilebilir; bu durum kiracının güncel borçlu durumunu korumasına neden olabilir.

Geçici Koruma ve Tahliye Sürecindeki Riskler

Tahliye davası devam ederken taşınmazın el değiştirmesi, yeni malikin haklarını ve dava sürecini doğrudan etkiler. Yeni malik, kira sözleşmesinin tarafı haline gelerek, önceki malik döneminde gönderilen ihtarlara dayanarak tahliye davasını sürdürebilir veya yeni bir ihtarname süreci başlatabilir. Ancak, yeni malikin tahliye talebinde bulunabilmesi için kiracıya yazılı bildirimde bulunması ve sözleşmenin tarafı olduğunu kanıtlaması gerekir.

Uygulamada karşılaşılan en büyük risk, eksik veya hatalı tebligat nedeniyle ihtarın geçersiz sayılmasıdır. Tebligatın kiracının mernis adresine veya sözleşmede belirtilen adresine usulüne uygun yapılması, tahliye davasının kabulü için ön koşuldur. Yanlış adrese gönderilen veya içeriğinde ödenmeyen bedel miktarı açıkça belirtilmeyen ihtarnameler, hukuki sonuç doğurmaz. Bu nedenle, ihtarname içeriğinin ve tebliğ şerhinin, dava dilekçesi ile birlikte mahkemeye sunulmadan önce titizlikle incelenmesi gerekir.

Uygulama Notu: Kira borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılacak süreçlerde, ihtarın tebliğ tarihi ile dava açma süresi arasındaki takvim, hak düşürücü süreler bakımından kritik öneme sahiptir. İcra takibi veya dava öncesinde, kira sözleşmesindeki özel şartlar ile güncel ödeme kayıtlarının uyumu, sürecin başarıyla sonuçlanması için temel kontrol noktasıdır.

Sık Sorulan Sorular

Kira borcunun ödenmemesi durumunda hemen dava açılabilir mi?

Hayır, kiracıya öncelikle yasal süre tanınması gerekir. İhtarname ile 30 gün süre verilmeden veya icra takibi başlatılmadan doğrudan dava açılması usulden reddedilebilir.

Arabuluculuk süreci her tahliye talebi için zorunlu mudur?

Doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesinde açılacak tahliye davaları için arabuluculuk zorunludur. Ancak icra dairesi aracılığıyla başlatılan tahliye talepli icra takiplerinde arabuluculuk şartı aranmaz.

İhtarnamede hangi bilgilerin yer alması gerekir?

İhtarnamede ödenmeyen kira bedelleri, ödeme için tanınan 30 günlük süre ve bu süre sonunda ödeme yapılmazsa sözleşmenin feshedileceği açıkça belirtilmelidir.

Yetkili mahkeme nasıl belirlenir?

Kira uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

Aynı konu başlığındaki içerikler

WhatsApp
Scroll to Top