Av. Mehmet Uğur Babuşcu · Ankara BarosuÇukurambar Mah. 1465 Sokak 9/23 Çankaya/Ankara
BABUŞCUHUKUK VE ARABULUCULUK

ENERJİ VE MADENCİLİK HUKUKU

YEKDEM ve Yenilenebilir Enerji Destekleri

Geniş bir alana yayılmış güneş panelleri (fotovoltaik sistemler) ve ön planda bir elektrik direği ile enerji iletim hattını gösteren dış mekan görseli.
İçindekilerBaşlıkları göster7 bölüm

Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM), Türkiye’de rüzgâr, güneş, jeotermal, biyokütle ve hidroelektrik gibi kaynaklardan elektrik üreten tesislere, üretilen elektriğin belirli bir süre boyunca alım garantisi ve sabit fiyat güvencesi sağlayan bir teşvik sistemidir. Bu mekanizma, yatırımcılar için öngörülebilirlik sağlayarak yenilenebilir enerji yatırımlarını cazip hale getirmeyi, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmayı ve yerli enerji üretimini desteklemeyi hedefler. Sisteme dahil olma şartları, projenin lisanslı veya lisanssız olmasına göre farklılık gösterir.

YEKDEM’e Dahil Olma ve Başvuru Süreçleri

Lisanslı üretim tesislerinin YEKDEM’e dahil olabilmesi için her yıl belirlenen takvim içerisinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) başvuru yapılması zorunludur. Başvurular, bir sonraki takvim yılında destekten yararlanmak amacıyla her yıl 30 Kasım tarihine kadar tamamlanmalıdır.

Lisanssız üretim tesislerinde ise süreç, üretim tesisinin geçici kabul işlemlerinin tamamlanmasıyla kendiliğinden işler. Bu tesisler, ilgili dağıtım şirketinden alınan kabul belgesi ile sisteme dahil olur ve EPDK’ya ayrıca bir başvuru yapılmasına gerek kalmaz.

Lisans, İzin ve Arazi Hakkı Süreçleri

Yenilenebilir enerji projelerinde süreç, projenin ölçeğine ve türüne göre farklı hukuki aşamalardan oluşur. Lisanslı projelerde EPDK’dan üretim lisansı alınması temel şarttır; lisanssız projelerde ise dağıtım şirketinden alınan “Çağrı Mektubu” ile süreç başlatılır.

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci, projenin yer seçimi aşamasında tamamlanması gereken kritik bir adımdır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararları, projenin hukuki geçerliliği için zorunludur.

Arazi hakkının tesisi, projenin kurulacağı alanın mülkiyet veya kullanım hakkının (kiralama, irtifak hakkı vb.) güvence altına alınmasını gerektirir. Özellikle orman vasıflı arazilerde rüzgâr veya güneş enerjisi santralleri için özel izin süreçleri uygulanmaktadır.

Bir yatırımcının güneş enerjisi santrali projesi için dikkat etmesi gereken temel şartlar:

  • Projenin lisanslı veya lisanssız statüsünün belirlenmesi.
  • ÇED sürecinin inşaat öncesinde tamamlanması.
  • Arazi kullanım hakkının hukuki olarak tescili.
  • Lisanslı projeler için 30 Kasım başvuru süresinin takibi.

“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Yenilenebilir enerji projelerinde yatırımcıların en sık karşılaştığı risk, lisanslı ve lisanssız tesisler arasındaki başvuru usulü farkıdır. Lisanslı projelerde EPDK nezdindeki 30 Kasım başvuru süresini kaçırmak, bir yıllık destek kaybına yol açabilir. Lisanssız projelerde ise dağıtım şirketi üzerinden yürütülen kabul süreçlerinin eksiksiz tamamlanması, YEKDEM'e dahil olmanın ön koşuludur. Proje geliştirme aşamasında ÇED kararları ve arazi kullanım haklarının hukuki güvencesi, yatırımın sürdürülebilirliği açısından teknik izinlerden daha kritik bir öneme sahiptir.”

Görevli Merciler ve Yetki Alanları

Geniş bir alana yayılmış güneş panelleri (fotovoltaik sistemler) ve ön planda bir elektrik direği ile gökyüzü manzarası.
Yenilenebilir Enerji Projeleri

EPDK, elektrik piyasasının düzenlenmesi, lisanslama süreçlerinin yönetilmesi ve YEKDEM kayıtlarının tutulması ile görevlidir. Kurum, piyasa denetimlerini yaparak sistemin işleyişini gözetir.

MAPEG, tabii kaynakların değerlendirilmesi ve madencilik faaliyetleri ile ilgili izin süreçlerinde yetkilidir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ise çevresel standartların denetimi ve çevre izin belgelerinin verilmesinden sorumludur.

EPİAŞ, YEKDEM kapsamındaki uzlaştırma iş ve işlemlerini yürüten kurumdur. Bu kurum, üretilen elektriğin piyasa takas fiyatı ile destek fiyatı arasındaki farkın hesaplanması ve ödenmesi süreçlerini yönetir.

YEKDEM Kapsamında Yerli Katkı Payı ve Ek Destekler

Yenilenebilir enerji tesislerinde kullanılan mekanik veya elektromekanik aksamın yurt içinde üretilmiş olması, YEKDEM kapsamında sağlanan destek fiyatlarına ek bir “yerli katkı payı” ilave edilmesini sağlar. Bu teşvikten yararlanmak isteyen yatırımcıların, tesisin işletmeye giriş tarihinden itibaren belirli bir süre boyunca yerli aksam kullanımını belgelendirmeleri şarttır. Yerli katkı payı tutarları ve uygulama süreleri, ilgili mevzuatta belirlenen takvim yılına göre farklılık gösterebilir; bu nedenle yatırımcıların, projenin kurulum aşamasında yerli aksam tedarikçileriyle yapacakları sözleşmelerde bu durumu açıkça hüküm altına almaları önem arz eder.

Yerli katkı payı uygulamasından yararlanmak için tesisin işletmeye geçişini takiben EPDK’ya sunulacak olan yerli katkı belgelerinin eksiksiz olması gerekir. Söz konusu belgeler, tesisin teknik bileşenlerinin yerli üretim kriterlerini karşıladığını kanıtlayan resmi raporları içermelidir. Eksik veya hatalı beyanlar, ek destek ödemelerinin durdurulmasına veya geçmişe dönük olarak geri alınmasına yol açabilir. Yatırımcılar, yerli katkı payı başvurularında tesisin ticari işletmeye geçiş tarihini ve ilgili mevzuatın yürürlükteki güncel oranlarını esas alarak hesaplama yapmalıdır.

Uzlaştırma Süreçlerinde Piyasa Takas Fiyatı Etkisi

YEKDEM mekanizması, üretilen elektriğin piyasa takas fiyatı (PTF) ile destek fiyatı arasındaki farkın EPİAŞ tarafından mahsuplaştırılması esasına dayanır. Tesisin ürettiği elektrik, piyasa takas fiyatının destek fiyatından yüksek olduğu dönemlerde piyasada satılabilir; ancak destek fiyatının altında kaldığı durumlarda aradaki fark, YEKDEM havuzundan karşılanır. Bu sistem, yatırımcıyı piyasa fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı korurken, aynı zamanda tesisin piyasa katılımcısı olarak faaliyet gösterme yükümlülüğünü de beraberinde getirir.

Uzlaştırma süreçlerinde hata payını en aza indirmek için tesisin saatlik üretim verilerinin EPİAŞ sistemine doğru ve zamanında girilmesi zorunludur. Veri girişindeki aksaklıklar, ödeme takviminde gecikmelere veya uzlaştırma farklarının yanlış hesaplanmasına neden olabilir. Yatırımcıların, üretim verilerini takip eden yazılım sistemlerini ve piyasa katılımcısı olarak yerine getirmeleri gereken bildirim yükümlülüklerini düzenli olarak denetlemeleri, mali kayıpların önlenmesi açısından kritik bir kontrol noktasıdır. Ayrıca, tesisin lisansında belirtilen kurulu güç kapasitesinin üzerinde üretim yapılması durumunda, bu fazlalık miktarın destek kapsamına girip girmediği, güncel EPDK tebliğleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Yatırım Döneminde Sözleşme ve İzin Yönetimi

Yenilenebilir enerji projelerinde arazi kullanım hakkı sözleşmeleri, projenin YEKDEM’den yararlanma süresi boyunca kesintisiz devam etmelidir. Arazi sahibi ile yapılan kiralama veya irtifak hakkı sözleşmelerinin, projenin öngörülen işletme süresini kapsayacak şekilde tapu kütüğüne şerh edilmesi, mülkiyet değişikliği gibi durumlarda yatırımın hukuki güvenliğini sağlar. Sözleşmelerde, projenin lisans süresinin uzatılması veya tesisin yenilenmesi (repowering) gibi senaryoların önceden düzenlenmesi, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçer.

Çevresel izin süreçlerinde ise projenin işletme aşamasında ortaya çıkabilecek atık yönetimi ve gürültü emisyonu gibi faktörler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından periyodik olarak denetlenir. İşletme ruhsatının devamlılığı, bu çevresel yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesine bağlıdır. Yatırımcılar, projenin kurulum aşamasında aldıkları izinlerin geçerlilik sürelerini takip etmeli ve mevzuat değişikliği durumunda gerekli güncellemeleri zamanında yapmalıdır. Özellikle orman izinleri veya mera vasıflı arazilerdeki kullanım hakları, yıllık bedellerin zamanında ödenmemesi halinde iptal riski taşıdığından, mali yükümlülüklerin takibi projenin sürdürülebilirliği için temel bir şarttır.

Sıkça Sorulan Sorular

YEKDEM’e dahil olmak için son başvuru tarihi nedir?

Lisanslı üretim tesisleri, bir sonraki takvim yılında destekten yararlanmak için her yıl 30 Kasım tarihine kadar EPDK’ya başvurmalıdır.

İzin süreçleri ne kadar sürer?

İzin süreçleri projenin türüne ve kısıtlarına göre değişmekle birlikte, yeni düzenlemelerle bu sürelerin 24 aya indirilmesi hedeflenmektedir.

2025 sonrası mevzuatta önemli bir değişiklik var mı?

7554 sayılı Kanun ile izin süreçlerinde bürokrasinin azaltılması, orman arazilerinde yeni izin esasları ve ruhsatsız tesislere yönelik düzenlemeler getirilmiştir.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

Aynı konu başlığındaki içerikler

WhatsApp
Scroll to Top