Av. Mehmet Uğur Babuşcu · Ankara BarosuÇukurambar Mah. 1465 Sokak 9/23 Çankaya/Ankara
BABUŞCUHUKUK VE ARABULUCULUK

ARABULUCULUK VE ALTERNATİF UYUŞMAZLIK ÇÖZÜMÜ

Kira Arabuluculuğu Başvurusu Nereden ve Nasıl Yapılır?

Bir masa etrafında oturan insanların birbirlerinin ellerini tuttuğu, uzlaşmacı ve destekleyici bir atmosferi yansıtan görsel. Masanın üzerinde not defterleri, kalemler ve sağ tarafta kısmen görünen bir adalet terazisi bulunmaktadır.
İçindekilerBaşlıkları göster9 bölüm

Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın bulunduğu yerdeki adliyelerde yer alan Arabuluculuk Bürolarına şahsen gidilerek veya e-Devlet (UYAP Vatandaş Portal) üzerinden elektronik ortamda yapılabilir. Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan önce çözülmesini hedefleyen bu süreç, kanunen zorunlu bir dava şartı olarak uygulanmaktadır.

Başvuru Yeri

Yetkili adliyelerdeki Arabuluculuk Büroları veya e-Devlet üzerinden dijital başvuru.

Dava Şartı

Kira uyuşmazlıklarında mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurmak kanuni zorunluluktur.

Süreç Sonucu

Anlaşma sağlanması durumunda düzenlenen tutanak, icra edilebilirlik şerhi ile mahkeme ilamı hükmündedir.

Dava Şartı ve İhtiyari Arabuluculuk Ayrımı

Türk hukukunda arabuluculuk, uyuşmazlığın niteliğine göre dava şartı veya ihtiyari olmak üzere iki farklı şekilde uygulanır. Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ilamsız icra yoluyla tahliye süreçleri hariç olmak üzere, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması kanuni bir zorunluluktur. Bu sürece başvurmadan doğrudan dava açılması durumunda, mahkeme davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddetmektedir.

İhtiyari arabuluculuk ise tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri ve dava şartı kapsamında olmayan uyuşmazlıklarda kendi iradeleriyle başvurdukları yöntemdir. Kira uyuşmazlıklarında dava şartı kapsamı dışında kalan hallerde taraflar, uyuşmazlığı daha hızlı çözmek amacıyla ihtiyari olarak arabuluculuğa başvurabilirler. Bu ayrım, başvuru zorunluluğunun bulunup bulunmadığını belirleyen temel hukuki kriterdir.

Arabuluculuk ve Ceza Uzlaştırması Farkı

Bir ofis masası üzerinde duran ev maketi, anahtarlar, bir dosya ve arka planda adalet terazisi bulunan hukuk temalı görsel.
Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

Arabuluculuk ile ceza uzlaştırması, uygulama alanları ve amaçları bakımından birbirinden tamamen farklı kurumlardır. Arabuluculuk, kira uyuşmazlıkları gibi özel hukuk uyuşmazlıklarında tarafların kendi çözümlerini üretmeleri için uygulanan bir yöntemdir. Ceza uzlaştırması ise Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında, sadece belirli suç tiplerinde mağdur ile şüpheli arasında yürütülen ve ceza yargılamasını sona erdirmeyi amaçlayan bir ceza hukuku kurumudur.

Bu iki kurumun karıştırılması, başvuru mercilerinin ve usul kurallarının farklı olması nedeniyle hak kayıplarına yol açabilir. Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk, hukuk mahkemelerinin görev alanına giren uyuşmazlıkları kapsarken, uzlaştırma ceza yargılamasının bir parçasıdır. Tarafların, uyuşmazlıklarının niteliğine göre doğru kuruma başvurmaları sürecin işleyişi bakımından temel bir gerekliliktir.

“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk süreci, dava şartı olarak zorunlu tutulmuş olup, bu aşamanın usulüne uygun tamamlanması dava dilekçesinin kabulü için temel bir ön koşuldur. Tarafların ilk toplantıya katılım sağlaması, yargılama giderleri ve sürecin seyri açısından belirleyicidir. Özellikle ilamsız icra yoluyla tahliye gibi istisnai durumların varlığı, başvurunun niteliğini değiştirebilir. Bu nedenle, uyuşmazlığın türüne göre dava şartı veya ihtiyari arabuluculuk ayrımını doğru yapmak, sürecin hukuki geçerliliği açısından büyük önem taşımaktadır.”

Başvuru ve Süreç Adımları

Arabuluculuk süreci, yetkili adliyedeki Arabuluculuk Bürosuna veya e-Devlet üzerinden yapılan başvuru ile kronolojik olarak başlar. Başvuruda tarafların iletişim bilgileri, kira sözleşmesine dair temel bilgiler ve uyuşmazlık konusu açıkça belirtilmelidir. Bürolar tarafından sicile kayıtlı tarafsız bir arabulucu görevlendirilir ve süreç resmen başlamış olur.

Arabulucu, tarafları toplantıya davet ederek görüşmeleri başlatır. Toplantılar yüz yüze yapılabileceği gibi, tarafların mutabakatı ile telekonferans yoluyla da gerçekleştirilebilir. Süreç sonunda taraflar uzlaşırsa, üzerinde anlaşılan hususları içeren bir anlaşma tutanağı düzenlenir. Taraflar uzlaşamazsa, arabulucu tarafından anlaşamama son tutanağı düzenlenir ve dava açmak isteyen taraf bu tutanağın aslını veya onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.

Gerekli Belgeler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Başvuru sırasında herhangi bir harç ödenmesi gerekmemektedir. Başvuruda tarafların kimlik bilgileri, iletişim bilgileri ve uyuşmazlığın özeti yeterli olup, kira sözleşmesinin bir örneğinin sunulması sürecin takibi açısından kolaylık sağlar. Tarafların bizzat veya avukatları aracılığıyla temsil edilmesi, hukuki hakların korunması açısından kritik bir öneme sahiptir.

Süreçte tarafların ilk toplantıya mazeretsiz katılmaması, hukuki sonuçlar doğurabilir. İlk toplantıya katılmayan taraf, haklı çıksa dahi yargılama giderlerinden sorumlu tutulabilir. Bu nedenle, arabuluculuk davetine icabet etmek ve süreci takip etmek, uyuşmazlığın mahkeme dışı çözümünde taraflar için en güvenli yoldur.

Arabuluculuk Sürecinde Temsil ve Vekaletname Şartı

Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat katılabileceği gibi, bir vekil aracılığıyla da temsil edilebilirler. Vekil aracılığıyla temsil durumunda, vekaletnamede arabuluculuk sürecine katılma, anlaşma yapma ve tutanak imzalama hususlarında özel yetki bulunması zorunludur. Genel dava vekaletnameleri, arabuluculuk sürecinde tarafları temsil etmek için yeterli olmayabilir; bu nedenle vekaletnamenin kapsamı, arabuluculuk mevzuatına uygun şekilde düzenlenmelidir.

Tarafların avukatla temsil edilmesi, uyuşmazlığın hukuki boyutlarının daha sağlıklı değerlendirilmesini sağlar. Avukatlar, arabuluculuk görüşmelerinde müvekkillerinin haklarını korumakla yükümlü olup, anlaşma metninin hukuki sonuçlarını denetleme yetkisine sahiptir. Özellikle kira bedelinin tespiti veya tahliye gibi karmaşık uyuşmazlıklarda, avukatın sürece dahil olması, ileride doğabilecek hak kayıplarının önüne geçilmesi bakımından etkili bir yöntemdir.

Anlaşma Belgesinin İcra Edilebilirliği ve Şerh İşlemi

Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda tarafların bir anlaşmaya varması halinde, bu anlaşma bir tutanakla kayıt altına alınır ve taraflar ile arabulucu tarafından imzalanır. Bu tutanak, taraflar ve avukatları tarafından imzalandığı takdirde, ayrıca bir icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın mahkeme ilamı niteliğinde kabul edilir. Ancak taraflar veya avukatları imzalamazsa, tutanağın icra edilebilirlik şerhi alması için uyuşmazlığın görevli ve yetkili mahkemeden onay alması gerekmektedir.

İcra edilebilirlik şerhi, anlaşma belgesinin cebri icra yoluyla uygulanabilmesini sağlayan hukuki bir güvencedir. Şerh talebi, arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesine yapılır ve mahkeme, dosya üzerinden inceleme yaparak şerh işlemini gerçekleştirir. Bu aşama, anlaşmanın taraflarca yerine getirilmemesi durumunda, alacaklı tarafın doğrudan icra dairesine başvurarak tahsilat sürecini başlatabilmesine olanak tanır. Anlaşma belgesinin bu niteliği, uyuşmazlığın kesin ve hızlı bir şekilde sona erdirilmesini sağlar.

Arabuluculuk Sürecinde Hak Düşürücü Sürelerin Etkisi

Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuğa başvuru, dava açma süresini durduran bir etkiye sahiptir. Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten, son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz. Bu durum, tarafların dava açma haklarını korumak adına arabuluculuk sürecini bir engel olarak değil, bir güvence olarak kullanmalarına imkan tanır.

Arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanması durumunda, tarafların dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren dava açma süresinin ne kadar kaldığı, uyuşmazlığın türüne göre değişkenlik gösterebilir. Tarafların, arabuluculuk sürecinin sona ermesini takiben, hak kaybına uğramamak adına dava açma sürelerini titizlikle takip etmeleri ve gerekli yasal işlemleri bu süreler içerisinde tamamlamaları gerekmektedir.

Arabuluculuk Görüşmelerinde Gizlilik İlkesi

Arabuluculuk süreci, tarafların gizlilik ilkesi çerçevesinde görüşmelerini yürütmelerine olanak tanır. Görüşmeler sırasında tarafların sunduğu belgeler, yaptığı beyanlar veya kabul ettikleri hususlar, arabuluculuk süreci dışında başka bir yargılamada delil olarak kullanılamaz. Bu kural, tarafların çekinmeden çözüm önerilerini sunmalarını ve uyuşmazlığın daha esnek bir zeminde tartışılmasını sağlar.

Gizlilik ilkesi, arabulucunun da uyması gereken temel bir etik kuraldır. Arabulucu, süreç boyunca edindiği bilgileri üçüncü kişilerle paylaşamaz ve bu bilgileri kendi lehine veya başkası lehine kullanamaz. Tarafların bu güven ortamında hareket etmesi, uyuşmazlığın mahkeme huzuruna taşınmadan, tarafların iradesiyle çözülme ihtimalini artıran en önemli unsurlardan biridir.

Sıkça Sorulan Sorular

İlamsız icra yoluyla tahliyede arabuluculuk zorunlu mu?

Hayır, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na göre yapılan ilamsız icra yoluyla tahliye süreçleri, dava şartı arabuluculuk zorunluluğunun istisnasıdır.

Anlaşma belgesi mahkeme kararı yerine geçer mi?

İcra edilebilirlik şerhi alınması kaydıyla, arabuluculukta düzenlenen anlaşma belgesi mahkeme ilamı niteliğindedir.

Başvuru için bir süre sınırı var mı?

Dava şartı arabuluculukta, dava açmadan önce başvurulması gerektiği için kanuni hak düşürücü sürelere dikkat edilmelidir; ihtiyari arabuluculukta ise süre sınırı bulunmamaktadır.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

Aynı konu başlığındaki içerikler

WhatsApp
Scroll to Top