Av. Mehmet Uğur Babuşcu · Ankara BarosuÇukurambar Mah. 1465 Sokak 9/23 Çankaya/Ankara
BABUŞCUHUKUK VE ARABULUCULUK

ARABULUCULUK VE ALTERNATİF UYUŞMAZLIK ÇÖZÜMÜ

Aile İçi Şiddet İddiası Arabuluculuğu Nasıl Etkiler?

Bir masa etrafında oturan insanların birbirlerinin ellerini tuttuğu, uzlaşmacı ve destekleyici bir atmosferi yansıtan görsel. Masanın üzerinde not defterleri, kalemler ve sağ tarafta kısmen görünen bir adalet terazisi bulunmaktadır.
İçindekilerBaşlıkları göster7 bölüm

Aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca arabuluculuğa elverişli değildir. Bu nedenle, şiddet iddiasının bulunduğu bir uyuşmazlıkta arabuluculuk süreci başlatılamaz ve taraflar bu yöntemle çözüm arayamazlar.

Hukuki Engel

Şiddet iddiası, uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişliliğini doğrudan ortadan kaldırır.

Dava Şartı Ayrımı

Aile hukukunda ihtiyari arabuluculuk esastır ancak şiddet iddiası bu ihtiyari süreci dahi yasaklar.

Yargı Yolu

Şiddet mağdurları arabuluculuk yerine doğrudan aile mahkemelerine başvurmalıdır.

Arabuluculuk ve Ceza Uzlaştırması Arasındaki Farklar

Arabuluculuk ile ceza uzlaştırması, hukuki dayanakları ve uygulama alanları bakımından birbirinden tamamen farklı iki kurumdur. Arabuluculuk, 6325 sayılı Kanun kapsamında tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanan ihtiyari bir yöntemdir.

Ceza uzlaştırması ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında, belirli suç tiplerinde şüpheli ile mağdur arasında yürütülen ve ceza yargılamasının bir parçası olan süreçtir. Aile içi şiddet iddiası, özel hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuğa engel teşkil ederken; ceza hukuku boyutunda ise suçun niteliğine göre uzlaştırma kapsamına girip girmediği ayrı bir değerlendirme konusudur.

Dava Şartı ve İhtiyari Arabuluculuk Ayrımı

Türk hukukunda aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar, kural olarak ihtiyari arabuluculuk kapsamındadır. Bu, aile mahkemesine gitmeden önce arabulucuya başvurma zorunluluğunun bulunmadığı anlamına gelir. Ancak, aile içi şiddet iddiasının varlığı, ihtiyari arabuluculuğun dahi önünde mutlak bir engeldir.

Şiddet iddiası olan bir durumda, tarafların arabuluculuk sürecine girmesi kanunen mümkün değildir. Arabuluculuk sürecinin gizliliği ve tarafların eşitliği ilkesi, şiddet iddiası bulunan durumlarda mağdurun korunmasını zorlaştırabileceği için kanun koyucu bu alanı arabuluculuk kapsamı dışında tutmuştur.

“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Aile içi şiddet iddiası bulunan uyuşmazlıklarda arabuluculuk süreci, tarafların iradesine bakılmaksızın kanunen kapalıdır. İhtiyari arabuluculuk, tarafların eşitliği ve özgür iradesi üzerine kuruludur; şiddet iddiası bu temel ilkeleri zedelediği için arabuluculuk yöntemine başvurulması mümkün değildir. Bu tür durumlarda, arabuluculuk bürolarına başvurmak yerine, doğrudan aile mahkemeleri veya kolluk birimleri aracılığıyla 6284 sayılı Kanun kapsamında sağlanan koruma tedbirlerine odaklanmak, mağduriyetin önlenmesi ve hukuki güvenliğin sağlanması açısından hayati bir önem taşımaktadır.”

Şiddet İddiası Varsa İzlenmesi Gereken Adımlar

Bir masa etrafında oturan, birbirinin elini tutan iki kişi ve karşılarında profesyonel bir danışman veya avukat olduğu anlaşılan bir sahne. Masanın üzerinde not defterleri, kalemler ve sağ tarafta kısmen görünen bir adalet terazisi figürü bulunmaktadır.
Aile Uyuşmazlıklarında İhtiyari Arabuluculuk

Aile içi şiddet iddiası içeren bir uyuşmazlıkta tarafların izlemesi gereken adımlar, arabuluculuk sürecinden tamamen farklıdır. Öncelikle, taraflar arabuluculuk bürolarına veya arabuluculara bu uyuşmazlığın çözümü için başvuruda bulunmamalıdır.

  • Arabuluculuk bürolarına başvuru yapmaktan kaçının.
  • Doğrudan görevli ve yetkili aile mahkemelerine başvurun.
  • 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirleri için kolluk kuvvetlerine veya savcılığa müracaat edin.

Şiddet iddiası olan durumlarda arabuluculuk sürecini zorlamak, hukuki süreci tıkayacak ve mağduriyetin artmasına neden olabilecektir. Bu nedenle, hukuki koruma talep etmek için mahkemelerin sunduğu imkanlardan yararlanmak esastır.

Arabuluculuk Sürecinde Şiddet İddiasının Ortaya Çıkması ve Etkileri

Arabuluculuk görüşmeleri sırasında taraflardan birinin şiddet iddiasını dile getirmesi veya arabulucunun şiddet şüphesini destekleyen somut bulgulara ulaşması, sürecin derhal sona erdirilmesini gerektiren bir durumdur. 6325 sayılı Kanun uyarınca arabulucunun tarafların iradeleri üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklarda görev yapma yetkisi bulunmaktadır. Şiddet iddiası, tarafların iradelerinin özgürce oluşmadığına dair karine teşkil ettiğinden, arabulucunun bu aşamada süreci devam ettirmesi hukuki güvenlik ilkeleriyle bağdaşmaz.

Sürecin sonlandırılması aşamasında arabulucu, taraflara şiddet iddiasının arabuluculuğa elverişliliği ortadan kaldırdığını bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirim, arabulucunun tarafsızlığını koruması ve mağdurun korunması adına atılması gereken zorunlu bir adımdır. Arabulucu, şiddet iddiasını içeren bir uyuşmazlıkta anlaşma belgesi düzenleyemez veya tarafları uzlaşmaya zorlayamaz. Şiddet iddiasının varlığı, arabuluculuk faaliyetinin hukuki dayanağını tamamen ortadan kaldırdığı için, bu aşamadan sonra yapılacak her türlü işlem geçersiz kabul edilir.

İhtiyari Arabuluculukta Tarafların Eşitliği ve İrade Serbestisi

Aile hukukunda ihtiyari arabuluculuk, tarafların uyuşmazlığı mahkeme dışı yöntemlerle çözme iradesine dayanır; ancak bu irade şiddet iddiasının gölgesinde kaldığında geçerliliğini yitirir. Arabuluculuk sürecinin temelinde tarafların eşit şartlarda müzakere edebilmesi yatar. Şiddet iddiası, taraflar arasındaki güç dengesini mağdur aleyhine bozarak, irade serbestisinin sağlıklı bir şekilde işlemesini engeller. Bu nedenle, şiddet iddiasının bulunduğu bir ortamda arabuluculuk görüşmesi yapmak, tarafların haklarını korumaktan ziyade mağduriyetin derinleşmesine yol açabilir.

Arabuluculuk görüşmelerinde tarafların birbirlerine karşı baskı, tehdit veya şiddet içeren davranışlarda bulunması, arabulucunun süreci yönetme yetkisini aşan bir durumdur. Arabulucu, tarafların güvenliğini sağlamakla yükümlü bir merci değildir; bu görev kolluk kuvvetlerine ve yargı organlarına aittir. Şiddet iddiası, uyuşmazlığın niteliğini özel hukuk uyuşmazlığından çıkarıp, kamu düzenini ilgilendiren bir güvenlik meselesine dönüştürür. Bu sebeple, arabuluculuk bürosuna yapılan başvurularda şiddet iddiasının varlığı, arabulucunun dosyayı reddetmesi veya süreci sonlandırması için yeterli ve gerekli bir sebeptir.

Belge ve Delil Yönetimi Açısından Şiddet İddiası

Şiddet iddiası içeren bir uyuşmazlıkta, tarafların ellerindeki delilleri arabulucuya sunmaları süreci hukuki bir çözüme ulaştırmaz. Arabulucu, delil toplayan, tanık dinleyen veya şiddetin varlığını ispatlayan bir yargı mercii değildir. Şiddet iddiasını destekleyen darp raporları, koruma kararları veya savcılık şikayet dilekçeleri, arabuluculuk sürecinin konusu olamaz. Bu belgelerin varlığı, uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığının en somut kanıtıdır ve bu belgelerin arabulucuya sunulması, sürecin derhal sonlandırılması için yeterli bir gerekçedir.

Tarafların şiddet iddiasını arabuluculuk sürecinde dile getirmeleri, bu iddianın mahkemeler nezdinde ispatlanması gerektiği gerçeğini değiştirmez. Arabuluculuk tutanağı, şiddet iddiasının varlığını tespit eden bir belge niteliği taşımaz; yalnızca sürecin neden sonlandırıldığını belirten bir kayıt işlevi görür. Şiddet mağduru olan tarafın, elindeki delilleri doğrudan aile mahkemesine veya savcılığa sunması, hukuki koruma mekanizmalarının devreye girmesi için tek geçerli yoldur. Arabuluculuk sürecinde şiddet iddiasının gizli kalması veya tarafların bu durumu görmezden gelerek anlaşmaya çalışması, ileride yapılacak bir iptal davasında anlaşma belgesinin geçersizliğine yol açabilir.

Sık Sorulan Sorular

Aile içi şiddet iddiası varsa arabulucuya gidebilir miyim?

Hayır, 6325 sayılı Kanun uyarınca aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.

Arabuluculuk ile uzlaştırma aynı şey midir?

Hayır; arabuluculuk özel hukuk uyuşmazlıkları için, uzlaştırma ise ceza hukuku kapsamındaki belirli suçlar için uygulanan farklı yöntemlerdir.

Şiddet iddiası varsa ne yapmalıyım?

Doğrudan aile mahkemesine başvurmalı veya 6284 sayılı Kanun kapsamında sağlanan koruma tedbirleri için ilgili mercilere müracaat etmelisiniz.

Arabuluculuk sürecinde şiddet iddiası ortaya çıkarsa ne olur?

Arabulucu, uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığını tespit ettiği anda süreci sonlandırmakla yükümlüdür.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

Aynı konu başlığındaki içerikler

WhatsApp
Scroll to Top