Kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinde herhangi bir hak düşürücü süre bulunmamaktadır; bu alacaklar için 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32/A maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Söz konusu süre, iş sözleşmesinin feshedildiği ve alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren işlemeye başlar. 25 Ekim 2017 tarihinden önce doğan alacaklar için ise eski 10 yıllık süre ile yeni 5 yıllık süre kıyaslanarak daha önce dolan süre esas alınır.
Kıdem ve ihbar tazminatı için zamanaşımı süresi ne kadardır?
İş hukukunda kıdem ve ihbar tazminatı alacakları, 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen 32/A maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre, işçinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar. Zamanaşımı süresinin dolması, alacağın kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez; ancak işverenin zamanaşımı def’inde bulunması halinde alacağın dava yoluyla tahsili imkansız hale gelir.
Zamanaşımı süresi hangi tarihten itibaren işlemeye başlar?
Zamanaşımı süresi, alacağın muaccel olduğu, yani iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte işlemeye başlar. İş sözleşmesinin feshinden sonra işçinin tazminat haklarını talep etme hakkı doğar. İşçi, bu tarihten itibaren 5 yıl içerisinde yasal yollara başvurmalıdır. Sözleşmenin devam ettiği süre zarfında kıdem ve ihbar tazminatı alacakları muaccel hale gelmediğinden, bu süreler işlemeye başlamaz.
Arabuluculuk süreci zamanaşımını nasıl etkiler?

Kıdem ve ihbar tazminatı talepleri, dava açılmadan önce 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca zorunlu arabuluculuk sürecine tabidir. Arabuluculuk bürosuna yapılan başvuru, zamanaşımını durdurur. Arabuluculuk sürecinin sonunda düzenlenen anlaşamama son tutanağının düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı işlemez. Son tutanağın düzenlenmesinden sonra ise zamanaşımı süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Kıdem ve ihbar tazminatı talebinde hak düşürücü süre var mıdır?
Kıdem ve ihbar tazminatı alacakları için kanunda öngörülmüş bir hak düşürücü süre mevcut değildir. Bu alacaklar, zamanaşımı süresine tabidir. Hak düşürücü süre, genellikle işe iade davaları gibi belirli sürelerle sınırlandırılmış özel durumlarda söz konusudur. Tazminat taleplerinde ise süre, zamanaşımı kuralları çerçevesinde değerlendirilir.
İşçi tazminat talebi için hangi merciiye başvurmalıdır?
İşçi, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini öncelikle arabuluculuk bürosuna başvurarak başlatmalıdır. Arabuluculuk sürecinde taraflar arasında bir anlaşma sağlanamaması durumunda, işçi İş Mahkemelerinde dava açabilir. Arabuluculuk süreci tamamlanmadan doğrudan dava açılması halinde, mahkeme dava şartı yokluğu nedeniyle başvuruyu usulden reddeder.
Örnek Olay: Zamanaşımı Süresinin Hesaplanması
Bir işçi, 15 Ocak 2020 tarihinde işten ayrılmış ve tazminatları ödenmemiştir. Bu durumda işçinin 5 yıllık zamanaşımı süresi 15 Ocak 2025 tarihinde dolmaktadır. İşçi, 10 Ocak 2025 tarihinde arabulucuya başvurursa, arabuluculuk süreci boyunca zamanaşımı durur. Arabuluculuk son tutanağı 10 Şubat 2025 tarihinde düzenlenirse, işçi kalan 5 günlük süresini kullanmak üzere dava açabilir.
Zamanaşımı Def’i ve İleri Sürülme Usulü
Zamanaşımı, alacak hakkını ortadan kaldıran bir durum değil, borçlunun borcunu ifadan kaçınma yetkisi veren bir def’idir. İşveren, işçinin açtığı tazminat davasında zamanaşımı süresinin dolduğunu açıkça ileri sürmelidir. Mahkeme, zamanaşımı süresinin dolduğunu kendiliğinden (re’sen) dikkate alamaz. İşveren, cevap dilekçesinde veya ilk savunma aşamasında zamanaşımı def’ini ileri sürmediği takdirde, mahkeme işin esasına girerek tazminat talebini incelemeye devam eder. Bu nedenle, işveren tarafının sürelere ilişkin savunmasını usulüne uygun ve zamanında yapması, davanın seyri açısından belirleyici bir unsurdur.
Kısmi Dava ve Zamanaşımı İlişkisi
İşçi, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tamamını dava konusu edebileceği gibi, alacağın bir kısmını talep ederek kısmi dava da açabilir. Kısmi dava açılması durumunda, dava dilekçesinde belirtilen miktar için zamanaşımı, dava açıldığı tarihte durur. Ancak, dava konusu edilmeyen bakiye alacak kısmı için zamanaşımı işlemeye devam eder. İşçinin, dava konusu etmediği alacak kısmı için zamanaşımını kesmek amacıyla ayrıca bir işlem yapması veya ek dava açması gerekir. Kısmi dava yoluyla talep edilen miktarların dışındaki alacak kalemleri, dava tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmasıyla zamanaşımına uğrama riski taşır.
Zamanaşımını Kesen İşlemler ve Etkileri
Zamanaşımı süresi, alacaklının dava açması, icra takibi başlatması veya borçlunun borcu ikrar etmesi (kabul etmesi) gibi işlemlerle kesilebilir. İşçinin işverene gönderdiği ihtarname, tek başına zamanaşımını kesen bir işlem olarak kabul edilmez; ancak işverenin borcu kabul ettiğine dair yazılı bir beyanı veya kısmi ödeme yapması zamanaşımını keser. Zamanaşımı kesildiğinde, 5 yıllık süre sıfırlanır ve kesilme tarihinden itibaren yeni bir 5 yıllık süre işlemeye başlar. İşçinin, işverene karşı başlattığı icra takibinin iptal edilmesi veya davanın usulden reddedilmesi durumunda, zamanaşımı kesilmemiş sayılır ve ilk fesih tarihinden itibaren süre işlemeye devam eder. Bu süreçlerin takibi, alacağın zamanaşımına uğramaması için teknik bir dikkat gerektirir.
Sık Sorulan Sorular
Kıdem tazminatı için 10 yıllık zamanaşımı süresi hala geçerli mi?
Hayır, 25 Ekim 2017 tarihinden sonra doğan kıdem tazminatı alacakları için 5 yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir. 10 yıllık süre yalnızca bu tarihten önceki haklar için sınırlı bir istisna teşkil eder.
İhbar tazminatı için dava açma süresi ne kadardır?
İhbar tazminatı alacakları için de kıdem tazminatında olduğu gibi 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Bu süre fesih tarihinden itibaren başlar.
Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa ne olur?
Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması durumunda düzenlenen son tutanak ile birlikte İş Mahkemelerinde dava açma hakkı doğar. Dava, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren makul sürede açılmalıdır.
İstinaf ve temyiz süreleri ne kadardır?
İş mahkemesi kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf mahkemesi kararlarına karşı ise yine 2 hafta içinde temyiz yoluna gidilebilir.
