Cari hesap alacağı, taraflar arasında geçerli bir yazılı cari hesap sözleşmesinin bulunması ve bu sözleşme uyarınca hesap devresi sonunda ortaya çıkan bakiyenin mutabakatla veya kanuni süre içinde itiraz edilmeyerek kesinleşmesi ile ispatlanır. Yazılı bir sözleşme olmaksızın yapılan işlemler cari hesap hükümlerine tabi olmayıp, her bir fatura veya işlem bazında ayrı ayrı ispatlanması gereken açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilir.
Cari hesap ilişkisinin kurulabilmesi için sözleşmenin yazılı şekilde yapılması geçerlilik şartıdır.
Belirlenen devre sonunda oluşan bakiyenin karşı tarafa bildirilmesi ve itiraz edilmemesi ispatı kolaylaştırır.
Defterlerin kanuna uygun tutulmuş olması, alacağın ispatında temel delil niteliği taşır.
Cari Hesap Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları
Türk Ticaret Kanunu uyarınca, cari hesap sözleşmesi yazılı yapılmadıkça hukuken geçerli kabul edilmez. Bu yazılılık şartı, ilişkinin ispatından ziyade sözleşmenin kurulması için aranan bir geçerlilik koşuludur. Yazılı bir sözleşme metni bulunmayan taraflar arasındaki ticari ilişki, cari hesap hükümlerine tabi tutulamaz.
Sözleşmenin yazılı olması, tarafların alacak ve borçlarını tek bir hesapta birleştirme iradesini ortaya koyar. Bu irade eksikse, her bir mal veya hizmet teslimi bağımsız bir borç ilişkisi doğurur. Dolayısıyla, cari hesap hükümlerinden yararlanmak isteyen tarafın, öncelikle yazılı sözleşme varlığını ortaya koyması gerekir.
İspat Sürecinde İzlenmesi Gereken Adımlar
Cari hesap alacağının ispatı, kronolojik bir süreç takibini gerektirir. İlk adım, taraflar arasında geçerli bir yazılı sözleşmenin varlığıdır. İkinci adımda, alacak ve borç kalemlerinin ticari defterlere usulüne uygun şekilde işlenmesi gerekir. Üçüncü aşamada, belirlenen hesap devresi sonunda bakiye hesaplanır ve hesap özeti karşı tarafa gönderilir.
Hesap özetini alan tarafın, bildirimden itibaren kanuni süresi içinde noter, taahhütlü mektup veya güvenli elektronik imza gibi yöntemlerle itiraz etmemesi, bakiyenin kabul edildiği anlamına gelir. Bu süreç, alacaklıya bakiye üzerinden ispat kolaylığı sağlar. İtiraz edilmeyen bakiye, artık cari hesap sözleşmesinin bir sonucu olarak kesinleşmiş bir alacak haline gelir.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Cari hesap ilişkisinde ispat kolaylığı, yazılı sözleşmenin varlığı ve hesap özetlerinin usulüne uygun tebliğine bağlıdır. Yazılı sözleşme eksikliği, alacaklının cari hesap hükümlerinden yararlanmasını engeller ve her bir işlemi tek tek ispatlama külfetini doğurur. Ticari defterlerin kanuna uygun tutulması ve mutabakat süreçlerinin düzenli işletilmesi, uyuşmazlık aşamasında ispat yükünü hafifleten en kritik önleyici tedbirlerdir. Süreç yönetimi, bildirimlerin noter veya taahhütlü mektup gibi ispatı kolay yöntemlerle yapılmasıyla hukuki güvence altına alınmalıdır.”
Ticari Defterlerin ve Belgelerin Delil Niteliği

Ticari defterler, cari hesap alacağının ispatında en önemli delil araçlarından biridir. Defterlerin sahibi lehine delil sayılabilmesi için, kanuna uygun tutulmuş olmaları ve birbirlerini doğrulamaları şarttır. Ayrıca, karşı tarafın da defter tutma yükümlülüğü varsa, her iki tarafın defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olması ispatı güçlendirir.
Fatura, irsaliye ve mutabakat mektupları, defter kayıtlarını destekleyen tamamlayıcı belgelerdir. Fatura içeriğine süresi içinde itiraz edilmemesi, faturanın kabul edildiğine dair bir karine oluşturur. Mutabakat mektupları ise belirli bir dönem sonundaki bakiyenin taraflarca teyit edildiğini gösteren yazılı delillerdir. Bu belgelerin düzenli arşivlenmesi, uyuşmazlık anında ispat yükünü kolaylaştırır.
Şirket, Yönetici ve Temsilci Sorumluluğu
Cari hesap ilişkisi kural olarak tüzel kişilik olan şirket adına kurulur ve borçtan şirket malvarlığı sorumludur. Şirket ortaklarının, yöneticilerinin veya temsilcilerinin, şirket borçlarından dolayı şahsi sorumluluğu genel kural olarak bulunmaz. Bu kişiler, ancak özel bir kefalet durumu veya temsil yetkisinin aşılması gibi istisnai hallerde şahsi olarak sorumlu tutulabilir.
Temsilcinin şirket adına yaptığı işlemlerde, temsil yetkisinin sınırlarına dikkat edilmesi gerekir. Şirket adına atılan imzaların, temsil yetkisi dahilinde olması, borcun şirkete aidiyetini kesinleştirir. Aksi takdirde, temsilcinin yetkisini aşarak yaptığı işlemler, şirket tüzel kişiliğini bağlamayabilir ve ispat sürecinde karmaşaya yol açabilir.
Uyuşmazlık Çözümü ve Önleyici Tedbirler
Cari hesap sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar ticari dava niteliğindedir ve görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi’dir. Uyuşmazlıkların önüne geçmek için sözleşme aşamasında hesap devrelerinin netleştirilmesi ve düzenli mutabakat mektupları ile kayıtların güncel tutulması gerekir. Alacaklı, ödenmeyen bakiye için ilamsız icra takibi başlatabilir.
Borçlunun icra takibine süresi içinde itiraz etmesi durumunda takip durur. Bu noktada alacaklının, itirazın iptali veya kaldırılması davası açması gerekir. Önleyici tedbir olarak, her dönem sonunda tarafların bakiyeyi yazılı olarak teyit etmesi, dava sürecindeki ispat risklerini minimize eder. Düzenli kayıt tutma ve bildirim yükümlülüklerine uyum, hukuki güvenliğin temelini oluşturur.
Hesap Kalemlerinin Ayrıştırılması ve İspat Yükü
Cari hesap ilişkisinde alacağın ispatı, yalnızca toplam bakiye üzerinden değil, bu bakiyeyi oluşturan her bir kalem üzerinden değerlendirilir. Alacaklı taraf, cari hesap ekstresinde yer alan her bir borç kaydının dayanağı olan fatura, sevk irsaliyesi veya hizmet sözleşmesini ispatla yükümlüdür. Hesap kalemlerinin tek tek ispatlanması, özellikle taraflar arasında uzun süreli ve çok sayıda işlemin bulunduğu durumlarda ispat yükünün kapsamını genişletir.
Hesap kalemlerinin değişkenlik gösterdiği durumlarda, alacaklı tarafın defter kayıtları ile destekleyici belgelerin uyumu esastır. Eğer bir kalem, dayanağı olan belge ile defter kaydında eşleşmiyorsa, bu durum ilgili kalemin cari hesap bakiyesinden düşülmesine neden olabilir. Bu nedenle, her bir işlem için düzenlenen belgenin, cari hesap ekstresindeki tarih ve tutar ile tam bir uyum içinde olması, ispat sürecindeki en kritik teknik gerekliliktir.
Ticari Defterlerin Delil Gücünü Etkileyen Faktörler
Ticari defterlerin sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için, defterlerin kanuni süreler içerisinde usulüne uygun olarak tutulmuş ve açılış-kapanış tasdiklerinin yapılmış olması şarttır. Defterlerin usulüne uygun tutulmaması, alacaklının cari hesap alacağını ispat etme gücünü doğrudan zayıflatır. Mahkeme nezdinde defterlerin delil niteliği, kayıtların birbirini doğrulaması ve ticari teamüllere uygunluğu ile ölçülür.
Karşı tarafın da tacir olması durumunda, her iki tarafın defter kayıtlarının karşılaştırılması ispat sürecinin merkezinde yer alır. Eğer tarafların defterleri arasında bir uyumsuzluk varsa, mahkeme tarafından defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu hale gelir. Bu aşamada, defterlerin yanı sıra banka dekontları, ödeme emirleri ve taraflar arasındaki yazışmalar, defter kayıtlarını destekleyen ikincil deliller olarak ispat gücünü artırır. Defterlerin eksik veya hatalı tutulması, ispat yükünün yer değiştirmesine veya alacaklının iddiasını kanıtlayamamasına yol açabilir.
İşlem Sırası ve İspatın Kronolojik Takibi
Cari hesap alacağının ispatı, işlemin gerçekleştiği andan itibaren başlayan bir süreçtir. İlk aşamada, mal veya hizmetin teslimine ilişkin teslim belgesi veya irsaliye ile borcun doğumu belgelenmelidir. İkinci aşamada, bu borcun faturalandırılması ve faturanın karşı tarafa tebliğ edilmesi gerekir. Üçüncü aşamada ise, faturanın ticari defterlere işlenmesi ve hesap devresi sonunda mutabakat sağlanması süreci tamamlar.
Bu kronolojik zincirde bir halkanın eksik olması, alacağın ispatını zorlaştırır. Örneğin, teslim belgesi olmayan bir faturanın, karşı tarafça itiraz edilmesi durumunda ispatı oldukça güçtür. Alacaklı taraf, her bir aşamada düzenlediği belgeleri arşivleyerek, uyuşmazlık anında bu belgeleri bir bütün olarak sunabilmelidir. İspat süreci, yalnızca fatura tutarına değil, borcun doğumuna neden olan temel ticari işlemin varlığına dayanmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Faturaya itiraz etmezsem borcu kabul etmiş sayılır mıyım?
Evet, ticari hükümler uyarınca fatura içeriğine süresi içinde itiraz etmeyen tacir, faturayı kabul etmiş sayılır.
Cari hesapta zamanaşımı süresi nedir?
Cari hesap sözleşmesinin sona ermesinden itibaren genel zamanaşımı süresi uygulanır.
Sözleşme yoksa alacağımı nasıl ispatlarım?
Yazılı sözleşme yoksa cari hesap hükümlerinden yararlanamazsınız; her bir fatura, teslim belgesi ve ödeme kaydını ayrı ayrı ispatlamanız gerekir.
