Av. Mehmet Uğur Babuşcu · Ankara BarosuÇukurambar Mah. 1465 Sokak 9/23 Çankaya/Ankara
BABUŞCUHUKUK VE ARABULUCULUK

SAĞLIK VE TIP HUKUKU

Hastanın Tedaviyi Reddetme ve Durdurma Hakkı

Gri üniformalı, boynunda stetoskop olan ve ellerinde tıbbi eldiven bulunan erkek sağlık çalışanı.
İçindekilerBaşlıkları göster7 bölüm

Ayırt etme gücüne sahip her hasta, kanunen zorunlu olan haller dışında, kendisine uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tıbbi tedaviyi reddetme veya durdurulmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak, kişinin kendi bedeni ve geleceği üzerinde karar verme yetkisinin temel bir yansımasıdır. Ancak bu hak mutlak olmayıp, acil durumlar veya toplum sağlığını ilgilendiren bazı istisnai hallerde sınırlandırılabilir.

Aydınlatılmış Onam ile Tıbbi Uygulama Kusuru Arasındaki Fark

Hukuki süreçte aydınlatılmış onam ile tıbbi uygulama kusuru (malpraktis) birbirinden farklı kavramlardır. Aydınlatılmış onam, hekimin hastaya uygulanacak işlemin risklerini, faydalarını, alternatiflerini ve tedavinin reddedilmesi durumunda doğabilecek sonuçları anlayabileceği bir dilde anlatmasıdır. Onamın eksik veya hatalı alınması, işlemin kendisi kusursuz olsa dahi hukuki sorumluluk doğurabilir.

Tıbbi uygulama kusuru ise hekimin tıbbi standartlara aykırı davranması, bilgisizlik, deneyimsizlik veya ilgisizlik nedeniyle hastaya zarar vermesidir. Tedaviyi reddetme hakkı, hastanın bu süreçteki iradesini korurken; malpraktis, hekimin mesleki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini sorgular.

Varsayımsal bir örnek olayda, bir hasta kendisine önerilen cerrahi müdahaleyi reddetmek istediğinde şu şartlar aranır:

  • Hastanın ayırt etme gücüne sahip olması.
  • Hekimin, tedavinin reddedilmesi halinde doğabilecek riskleri hastaya açıkça anlatması.
  • Hastanın ret iradesini yazılı bir belge (ret tutanağı) ile beyan etmesi.
  • Acil bir müdahale zorunluluğunun bulunmaması.

Kamu ve Özel Sağlık Kuruluşlarında Başvuru Süreci

Gri üniformalı, boynunda stetoskop olan ve eldiven takan bir sağlık çalışanı.
Hasta Hakları

Tedaviyi reddetme hakkı, sağlık kuruluşunun statüsünden bağımsız olarak temel bir hasta hakkıdır. Hasta, tedaviyi reddetme iradesini ilgili hekime sözlü veya yazılı olarak iletir. İhlal durumunda, öncelikle sağlık kuruluşunun kendi bünyesindeki hasta hakları birimine başvurulabilir.

Çözüm bulunamazsa, kamu hastanelerinde il veya ilçe sağlık müdürlüklerine, özel hastanelerde ise ilgili idari birimlere veya doğrudan yargı mercilerine başvurulabilir. İspat yükü, aydınlatılmış onamın veya tedaviyi reddin sonuçlarının hastaya anlatıldığının ispatı noktasında hekime veya sağlık kuruluşuna aittir.

“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Hastanın tedaviyi reddetme hakkı, kişinin kendi bedeni üzerindeki özerkliğini koruyan temel bir haktır. Ancak bu hakkın kullanımı, hekimin bilgilendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, ret iradesinin usulüne uygun şekilde yazılı belgeye dökülmemesidir. Hekim, hastanın riskleri anladığını ispat etmekle yükümlüdür. Bu süreçte, hastanın iradesinin özgürce oluştuğunun ve acil bir tıbbi zorunluluk bulunmadığının netleştirilmesi, hem hasta hem de sağlık kuruluşu açısından hukuki güvenliği sağlar.”

Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hastanın tedaviyi reddetmesi, sağlık kuruluşunun o hasta ile ilişiğini kesmesi anlamına gelmez. Hasta, aynı veya başka bir sağlık kuruluşuna tekrar başvurduğunda, gerekli tıbbi bakım ve tedaviyi alma hakkına sahiptir. Personel, hastaya önceki reddi nedeniyle serzenişte bulunamaz veya imada bulunamaz.

Hekimin, tedavinin reddinden doğacak olumsuz sonuçları hastaya anlattığını belgelemesi yasal bir zorunluluktur. Bu belge, hekimin sorumluluğunu sınırlamak ve hastanın bilgilendirildiğini kanıtlamak için düzenlenir. Ret tutanağı, hastanın veya yasal temsilcisinin imzasını taşımalıdır.

Tıbbi Müdahalenin Durdurulması ve İrade Beyanının Sürekliliği

Hastanın tedaviyi reddetme hakkı, yalnızca tedaviye başlamadan önce değil, tedavi süreci devam ederken de kullanılabilir. Hasta, daha önce onay verdiği bir tıbbi müdahalenin veya devam eden bir tedavi sürecinin durdurulmasını her aşamada talep etme yetkisine sahiptir. Bu talep, hastanın o anki sağlık durumu ve tedaviye yönelik güncel iradesi esas alınarak değerlendirilir. Hekim, tedavinin durdurulması halinde hastanın sağlığında meydana gelebilecek ani değişimleri ve olası riskleri hastaya tekrar hatırlatmakla yükümlüdür.

Tedavinin durdurulması talebi, hastanın o anki bilinç düzeyi ve karar verme yetisi ile doğrudan ilişkilidir. Eğer hasta, tedavi sürecinde bilincini kaybederse veya karar verme yetisini yitirirse, daha önce yazılı olarak beyan ettiği ret iradesi, hekimin tıbbi standartları ve etik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilir. Bu noktada, hastanın daha önce imzaladığı bir ‘tıbbi vasiyet’ veya ‘önceden verilmiş talimat’ belgesi, hekimin izleyeceği yolu belirleyen temel delil niteliği taşır. İrade beyanının sürekliliği, hastanın özgür iradesinin her aşamada korunmasını sağlar.

Yasal Temsilci ve Vasi Durumunda Ret Hakkının Kullanımı

Ayırt etme gücüne sahip olmayan veya kısıtlı bulunan hastalar adına tedaviyi reddetme hakkı, yasal temsilcileri tarafından kullanılabilir. Ancak bu hak, yasal temsilcinin hastanın menfaatine aykırı bir karar vermesi durumunda sınırlandırılabilir. Hekim, yasal temsilcinin ret kararının hastanın yaşamını veya sağlığını ciddi şekilde tehlikeye attığını tespit ederse, bu kararı uygulamayabilir. Bu gibi durumlarda, tıbbi müdahalenin gerekliliği ve hastanın üstün yararı gözetilerek, durumun yargı mercilerine veya ilgili idari kurumlara bildirilmesi gerekebilir.

Yasal temsilcinin ret kararı verirken, hastanın daha önceki tercihleri ve yaşam tarzı göz önünde bulundurulmalıdır. Eğer hasta, kısıtlı hale gelmeden önce tedaviyi reddedeceğine dair açık bir irade beyanında bulunmuşsa, yasal temsilcinin bu iradeye uygun hareket etmesi beklenir. Hekim, yasal temsilcinin ret kararını belgelendirirken, bu kararın hastanın tıbbi durumuyla uyumlu olup olmadığını ve hastanın yaşam hakkını ihlal edip etmediğini detaylı bir şekilde kayıt altına almalıdır. Bu süreç, hastanın korunması ile temsilcinin karar verme yetkisi arasındaki dengeyi sağlamayı amaçlar.

Tıbbi Kayıtların Ret Sürecindeki İspat Değeri

Tedaviyi reddetme veya durdurma sürecinde tutulan tıbbi kayıtlar, olası bir hukuki ihtilafta en önemli delil kaynağıdır. Hekim, hastanın ret iradesini beyan ettiği anı, bu iradenin sonuçlarını anladığını teyit ettiği görüşmeyi ve hastanın o anki genel durumunu hasta dosyasına eksiksiz işlemelidir. Ret tutanağının içeriğinde, hastanın hangi tedaviyi, hangi gerekçelerle ve hangi riskleri bilerek reddettiği açıkça belirtilmelidir. Bu kayıtların eksik olması, hekimin hastayı yeterince bilgilendirmediği yönünde bir karine oluşturabilir.

Hastanın ret beyanının yazılı olması, ispat kolaylığı açısından kritik bir öneme sahiptir. Sözlü ret beyanları, tanık veya diğer tıbbi kayıtlarla desteklenmediği sürece, hukuki süreçlerde ispatlanması zor bir durum yaratabilir. Bu nedenle, sağlık kuruluşları ret iradesini resmi bir tutanakla kayıt altına alarak, hem hastanın haklarını hem de hekimin mesleki sorumluluğunu güvence altına almalıdır. Tıbbi kayıtların KVKK ilkelerine uygun şekilde saklanması ve yalnızca yetkili kişilerce erişilebilir olması, hastanın mahremiyet hakkının bir gereğidir.

Uygulama Notu: Tedaviyi reddetme hakkı, hastanın bilgilendirilmiş onam sürecinin bir parçasıdır. Ret iradesinin yazılı olarak belgelenmesi, hekimin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini kanıtlayan en güçlü delildir; bu nedenle ret tutanaklarının eksiksiz doldurulması, olası uyuşmazlıklarda temel koruma sağlar.

Sık Sorulan Sorular

Tedaviyi reddedersem hastaneden atılır mıyım?

Hayır, tedaviyi reddetmek en temel hasta haklarından biridir ve bu hakkı kullanmak, gelecekteki sağlık hizmeti alma hakkınızı ortadan kaldırmaz.

Ret tutanağı imzalamak zorunda mıyım?

Hekimin, tedavinin reddinden doğacak olumsuz sonuçları size anlattığını belgelemesi yasal bir zorunluluktur; bu belge hekimin sorumluluğunu sınırlamak için düzenlenir.

Acil durumlarda tedaviyi reddedebilir miyim?

Hayır, hastanın bilincinin kapalı olduğu, hayati tehlikesinin bulunduğu veya organ kaybı riski taşıyan acil durumlarda rıza aranmaksızın tıbbi müdahale yapılabilir.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

Aynı konu başlığındaki içerikler

WhatsApp
Scroll to Top