Yabancılık unsuru içeren durumlarda mirasçılık belgesi noterlerden alınamaz; bu işlemler için mirasbırakanın son yerleşim yeri veya tereke mallarının bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi’ne dava yoluyla başvurulması zorunludur. Noterlerin yabancılık unsuru içeren dosyalarda belge düzenleme yetkisi bulunmadığından, mirasçılık sıfatının tespiti için mahkeme kararı alınması hukuki bir gerekliliktir.
Uygulanacak Hukuk ve Mirasçılık Sıfatının Belirlenmesi
Yabancılık unsuru taşıyan miras işlemlerinde temel dayanak 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleridir. Miras genel olarak ölenin millî hukukuna tabi tutulsa da, Türkiye’de bulunan taşınmazlar için münhasıran Türk hukuku uygulanır.
Mirasçılık sıfatı ve paylar, uygulanacak hukuka göre belirlenir. Taşınmazlar söz konusu olduğunda Türk Medeni Kanunu’ndaki yasal mirasçılık ve saklı pay kuralları esas alınır. Bu nedenle, yabancı bir ülkede düzenlenen mirasçılık belgesi Türkiye’deki taşınmazlar üzerinde doğrudan hak sahipliği yaratmaz.
Mahkeme Başvuru Süreci ve İşlem Adımları

Yabancılık unsuru (yabancı uyruklu mirasçı, yabancı ülkede vefat, yabancı belgeler vb.) mevcutsa, noterlikler işlem yapamaz ve başvuru doğrudan mahkemeye yönlendirilir.
- Mirasbırakanın Türkiye’deki son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi’ne veya yerleşim yeri yoksa tereke mallarının bulunduğu yer mahkemesine dilekçe ile başvurulur.
- Mahkeme, re’sen araştırma ilkesi gereği mirasçıları ve payları tespit eder.
- Yabancı belgelerin doğruluğunu ve soybağını incelemek için Dışişleri Bakanlığı veya konsolosluklar aracılığıyla resmi yazışmalar yapılır.
- Yapılan inceleme sonucunda mahkeme, mirasçılık sıfatını ve pay oranlarını gösteren bir mirasçılık belgesi düzenler.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Yabancılık unsuru içeren miras dosyalarında noterlerin işlem yapma yetkisi bulunmadığı hususu, sürecin en başında dikkat edilmesi gereken temel bir ayrım noktasıdır. Yabancı resmi belgelerin Türkiye'de delil olarak kabul edilebilmesi için Apostil şerhi veya konsolosluk tasdiki ile yeminli tercüme şartlarının eksiksiz yerine getirilmesi gerekir. Bu belgelerin eksikliği veya usulüne uygun olmaması, mahkeme sürecinin uzamasına veya talebin reddine neden olabilir. Bu nedenle, dava öncesinde nüfus kayıtlarının güncelliği ve belgelerin tasdik durumu mutlaka kontrol edilmelidir.”
Gerekli Belgeler ve Tasdik Şartları
Yabancı makamlardan alınan belgelerin Türkiye’de geçerli olabilmesi için belirli usul kurallarına uyulması şarttır. Belgelerin düzenlendiği ülkenin yetkili makamlarınca onaylanmış Apostil şerhi veya konsolosluk tasdiki bulunmalıdır.
Tasdikli belgelerin yeminli tercümanlar tarafından Türkçeye çevrilmesi ve noter onaylı olması zorunludur. Ayrıca, mirasbırakan ile mirasçılar arasındaki soybağını kanıtlayan aile nüfus kayıt örneği veya doğum belgesi gibi belgelerin sunulması, mirasçılık sıfatının ispatı açısından kritik öneme sahiptir.
Uygulamada Karşılaşılan Hatalar ve Riskler
Noterliklere başvurmak, yabancılık unsuru içeren dosyalarda zaman kaybına yol açan en yaygın hatalardan biridir; noterler bu talebi reddederek mahkemeye yönlendirir. Yabancı bir mahkemeden alınan mirasçılık belgesi, Türkiye’de doğrudan tapu veya banka işlemlerinde kullanılamaz ve ancak Türk mahkemesinde açılacak davada delil niteliği taşır.
Yurt dışında vefat eden Türk vatandaşlarının ölüm kaydının Türkiye’deki nüfus müdürlüklerine tescil edilmemiş olması, mirasçılık belgesi sürecini önemli ölçüde geciktirir. Bu nedenle, dava açılmadan önce nüfus kayıtlarının güncel olduğunun kontrol edilmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesi için gereklidir.
Milletlerarası Özel Hukukta Yetkili Merci ve Görevli Mahkeme Ayrımı
Yabancılık unsuru içeren mirasçılık belgesi taleplerinde, 5718 sayılı Kanun uyarınca mirasbırakanın ölümü anındaki yerleşim yeri esas alınır. Mirasbırakanın Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması durumunda, terekeye dahil taşınmazların bulunduğu yer mahkemesi yetkili kılınmıştır. Eğer tereke yalnızca taşınır mallardan oluşuyorsa, bu durumda mirasçıların Türkiye’deki yerleşim yeri veya Türkiye’de bulunmuyorlarsa son ikametgahları üzerinden yetki belirlenir. Bu yetki kuralları kamu düzenine ilişkin olup, tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez veya başka bir merciye devredilemez.
Görevli mahkeme, her durumda Sulh Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmiştir. Asliye Hukuk Mahkemeleri veya diğer özel mahkemeler, mirasçılık belgesi düzenleme konusunda görevli değildir. Başvurunun yanlış mahkemeye yapılması, davanın usulden reddine ve yargılama giderlerinin artmasına neden olur. Mahkeme, mirasçılık belgesi düzenlerken sadece sunulan belgelerle bağlı kalmayıp, gerektiğinde nüfus kayıtlarını ve ilgili ülkelerin resmi makamlarından gelen bilgileri birleştirerek re’sen araştırma yapar.
Yabancı Belgelerin İspat Gücü ve Tercüme Zorunluluğu
Yabancı makamlarca düzenlenen doğum, evlilik veya ölüm belgelerinin Türkiye’deki mahkemelerde delil olarak kabul edilebilmesi için belgenin düzenlendiği ülkenin hukukuna uygun şekilde tanzim edilmiş olması gerekir. Yabancı resmi belgeler, düzenlendikleri ülkenin yetkili makamının imza ve mührünü taşısa dahi, Türkiye’de doğrudan geçerlilik kazanmaz. Bu belgelerin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, belgenin düzenlendiği ülkedeki Türk konsolosluğu veya Türkiye’deki dış temsilcilik tarafından onaylanması ya da Apostil şerhi ile tasdik edilmesi zorunludur.
Tercüme süreci, belgenin hukuki niteliğini değiştirmeyen ancak içeriğinin mahkemece anlaşılmasını sağlayan teknik bir aşamadır. Yeminli tercüman tarafından yapılan çevirinin, noter onaylı olması şarttır; noter onayı olmayan çeviriler mahkemece dikkate alınmaz. Özellikle çok dilli (formül) belgelerin sunulması, tasdik ve tercüme süreçlerini kısaltabilir. Ancak, belgedeki isim, tarih veya soybağı bilgilerinde bir tutarsızlık varsa, mahkeme bu belgeleri tek başına yeterli görmeyerek ek nüfus kayıtları veya tanık beyanları talep edebilir.
Mirasçılık Belgesi ile Tapu ve Banka İşlemlerindeki Sınırlar
Mahkemeden alınan mirasçılık belgesi, mirasçıların tereke üzerindeki hak sahipliğini gösteren bir “tespit” kararıdır; bu belge tek başına mülkiyetin intikalini sağlamaz. Tapu müdürlüklerinde işlem yapabilmek için mirasçılık belgesinin kesinleşmiş olması ve ilgili taşınmazın bulunduğu tapu dairesine sunulması gerekir. Yabancı mirasçıların Türkiye’deki taşınmazlar üzerinde hak sahibi olabilmesi, ilgili ülkenin Türkiye ile karşılıklılık (mütekabiliyet) ilkesine tabi olup olmadığına göre de değerlendirilir.
Banka hesapları üzerindeki tasarruf yetkisi ise mirasçılık belgesinin bankaya ibrazı ile başlar. Bankalar, mirasçılık belgesindeki pay oranlarını esas alarak, veraset ve intikal vergisi ilişiğinin kesildiğine dair belgeyi talep eder. Yabancı mirasçıların vergi dairesinden alacakları vergi numarası ve veraset beyannamesi, mirasçılık belgesinin banka nezdinde işleme konulması için tamamlayıcı bir adımdır. Bu süreçte, mirasçıların kendi aralarında yapacakları bir paylaşım sözleşmesi, mirasçılık belgesinin sağladığı pay oranlarını değiştiremez; paylaşım ancak mirasçılık belgesi ile tespit edilen paylar üzerinden gerçekleştirilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yabancı mahkemeden aldığım veraset ilamı Türkiye’de geçerli mi?
Hayır, doğrudan geçerli değildir. Türkiye’de işlem yapabilmek için Türk mahkemelerinden yeni bir mirasçılık belgesi alınması veya yabancı kararın tanıma ve tenfizinin yapılması gerekir.
Süreç ne kadar sürer?
Mahkemenin iş yüküne ve yabancı ülkelerle yapılacak yazışmaların hızına bağlı olarak süreç genellikle birkaç hafta ile birkaç ay arasında değişebilir.
Taşınmazlar için hangi hukuk uygulanır?
Türkiye’deki taşınmazlar için istisnasız Türk hukuku uygulanır.
