Av. Mehmet Uğur Babuşcu · Ankara BarosuÇukurambar Mah. 1465 Sokak 9/23 Çankaya/Ankara
BABUŞCUHUKUK VE ARABULUCULUK

FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU

Marka Başvurusu Nasıl Yapılır?

Karanlık ve klasik bir kütüphane ortamında, üzerinde adalet terazisi (Themis heykeli) ve bir hukuk tokmağı bulunan yeşil çuhalı bir masa. Arka planda raflara dizili kitaplar yer almaktadır.
İçindekilerBaşlıkları göster8 bölüm

Marka tescil başvurusu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca yalnızca Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde, kurumun EPATS portalı üzerinden çevrim içi olarak yapılır. Başvuru süreci, markanın tescil edilebilirliğinin önceden araştırılması ve ilgili mal veya hizmet sınıflarının doğru belirlenmesiyle başlayan, kurumun inceleme ve ilan aşamalarını kapsayan resmi bir idari işlemdir.

Başvuru Yolu

Tüm başvurular yalnızca EPATS üzerinden dijital olarak yapılır.

Süreç Yönetimi

İlan süresi içindeki itirazlar ve kurum kararları 2 aylık sürelerle takip edilmelidir.

Koruma Kapsamı

Tescil, yalnızca başvuruda belirtilen mal ve hizmet sınıflarında münhasır hak sağlar.

Marka Başvuru Süreci ve Adımları

Marka tescil süreci, başvurunun kurum tarafından kabul edilip tescil belgesinin düzenlenmesine kadar geçen kronolojik bir işleyişi ifade eder. İlk adım, seçilen işaretin daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış benzer markalarla çakışıp çakışmadığının kurum veri tabanından kontrol edilmesidir. Bu ön araştırma, başvurunun reddedilme riskini minimize etmek için oldukça gereklidir.

Araştırmanın ardından, markanın kullanılacağı mal veya hizmetler uluslararası sınıflandırma sistemine göre belirlenir. EPATS portalına e-imza veya mobil imza ile giriş yapılarak başvuru formu doldurulur ve ilgili sınıf sayısına göre belirlenen başvuru ücreti ödenir. Kurum, başvuruyu şekli şartlar ile mutlak ve nispi ret nedenleri kapsamında inceler; uygun bulunan başvurular Resmî Markalar Bülteni’nde iki ay süreyle ilana çıkarılır.

Tescilli ve Tescilsiz Marka Koruması Arasındaki Farklar

Tescilli marka, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun sağladığı münhasır kullanım hakkını doğrudan beraberinde getirir. Tescil sahibi, markasının izinsiz kullanımını engelleme, men etme ve uğradığı zararlar için tazminat talep etme yetkisine sahiptir. Bu koruma, tescil edilen mal ve hizmet sınıfları ile sınırlı olup, markanın hukuk dünyasındaki varlığını tescil belgesi ile ispatlar.

Tescilsiz markalar ise doğrudan Sınai Mülkiyet Kanunu’nun sağladığı korumadan yararlanamaz. Ancak, ticari hayatta fiilen kullanılan ve kamuoyunda bilinirlik kazanan işaretler, Türk Ticaret Kanunu’ndaki haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilir. Tescilsiz marka sahibi, kötü niyetli bir tescil başvurusuna karşı, önceki kullanımını fatura, reklam veya sosyal medya kayıtları gibi somut delillerle ispatlayarak itiraz sürecine dahil olabilir.

“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Marka tescil sürecinde en sık karşılaşılan hata, başvuru öncesi yapılan ön araştırmanın yetersiz olması veya mal ve hizmet sınıflarının yanlış belirlenmesidir. Tescil, yalnızca başvuruda belirtilen sınıflarda koruma sağladığı için, ticari faaliyet alanınızın kapsamlı bir şekilde analiz edilmesi ve tescil sonrası ilan süreci ile itiraz sürelerinin titizlikle takip edilmesi haklarınızın korunması açısından kritik bir öneme sahiptir. Dijital başvuru sistemindeki her adım, markanızın gelecekteki hukuki güvencesini doğrudan etkileyen birer hukuki işlem niteliği taşımaktadır.”

Hak Sahipliği, İhlal ve Yasal Başvuru Yolları

Karanlık ve klasik bir kütüphane ortamında, üzerinde Themis heykeli (adalet terazisi) ve bir yargıç tokmağı bulunan yeşil çuhalı bir masa. Arka planda raflara dizili kitaplar ve deri bir koltuk yer almaktadır.
Marka Başvurusu ve Tescil

Marka hakkı, tescil ile doğan kurucu bir niteliğe sahiptir. Tescilli markanın izinsiz kullanımı marka hakkına tecavüz teşkil eder ve hak sahibi, mahkemeden ihlalin durdurulmasını, haksız rekabetin giderilmesini ve uğranılan maddi veya manevi zararın tazminini talep edebilir. İhtiyati tedbir yoluyla, ihlal eden ürünlerin piyasadan toplatılması gibi acil önlemler alınması da mümkündür.

İtiraz süreçleri, kurum nezdinde ve mahkeme yoluyla ikiye ayrılır. İlan süresi içinde üçüncü kişiler, başvurunun tescil edilmemesi gerektiği yönünde itiraz edebilir. Kurumun nihai kararlarına karşı, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Kurum nezdinde yeniden itiraz edilebilir veya aynı süre içerisinde mahkemede iptal davası açılabilir.

Başvuru İçin Gerekli Belge ve Bilgiler

Başvuru dosyasının eksiksiz hazırlanması, sürecin hızlanması ve olası ret kararlarının önlenmesi için temel şarttır. Başvuru sahibi veya vekilin kimlik ve iletişim bilgileri, markanın görsel örneği ve mal/hizmet listesi dosyanın ana unsurlarını oluşturur. Ayrıca, başvuru ücretinin ödendiğini gösterir bilgi, varsa rüçhan hakkı belgesi ve vekâletname gibi belgelerin sisteme yüklenmesi gerekir.

Sınıflandırma hataları, başvurunun kapsamının yanlış belirlenmesine veya tescil sonrası koruma alanının daralmasına yol açabilir. Bu nedenle, markanın faaliyet alanını tam olarak yansıtan sınıfların seçilmesi, tescil sonrası hak kaybı yaşamamak adına dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Başvurunun dijitalleşmesi ile birlikte, tüm belgelerin EPATS üzerinden elektronik ortamda sunulması zorunludur.

Marka Başvurusunda Rüçhan Hakkı ve Uluslararası Başvuru Stratejileri

Başvuru sahibi, Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü anlaşmaları kapsamında, üye ülkelerden birinde yaptığı ilk marka başvurusuna dayanarak Türkiye’de rüçhan hakkı talep edebilir. Bu hak, ilk başvuru tarihinden itibaren altı ay içerisinde Türkiye’de yapılacak başvurularda, markanın tescil önceliğini ilk başvuru tarihine çekme imkânı tanır. Rüçhan hakkı talebinin, başvuru esnasında EPATS üzerinden belirtilmesi ve ilgili belgenin yeminli tercümesiyle birlikte sunulması zorunludur.

Uluslararası tescil sistemleri, tek bir başvuru ile birden fazla ülkede koruma elde etmeyi sağlayan Madrid Protokolü gibi mekanizmaları içerir. Türkiye’nin taraf olduğu bu sistem, yerel bir tescil veya başvuruya dayanarak uluslararası bir başvuru yapılmasına olanak tanır. Bu strateji, markanın yurt dışı pazarlara açılma planları doğrultusunda, her ülkede ayrı ayrı başvuru yapma maliyetini ve operasyonel yükü azaltan bir yöntemdir.

Marka Başvurusunda Mutlak ve Nispi Ret Nedenleri

Kurum, başvuruları incelerken kamu düzenini ve üçüncü kişilerin haklarını korumak amacıyla mutlak ve nispi ret nedenlerini esas alır. Mutlak ret nedenleri, markanın ayırt edici karakterinin bulunmaması, herkesin kullandığı işaretlerden oluşması veya yanıltıcı olması gibi durumları kapsar; bu tür başvurular kurum tarafından resen reddedilir. Nispi ret nedenleri ise, daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış benzer markalarla karıştırılma ihtimali bulunması durumudur.

Nispi ret nedenleri, kural olarak yalnızca önceki hak sahiplerinin itirazı üzerine kurum tarafından değerlendirilir. İtiraz süreci, markanın bültende yayımlandığı tarihten itibaren iki ay içerisinde, itiraz gerekçelerini ve delillerini içeren bir dilekçeyle gerçekleştirilir. İtirazın reddedilmesi durumunda, başvuru sahibi markasının tescil sürecine devam edebilirken, itiraz eden tarafın karara karşı mahkeme yoluna başvurma hakkı saklıdır.

Tescil Sonrası Marka Hakkının Korunması ve Kullanım Zorunluluğu

Marka tescili, tescil tarihinden itibaren on yıl süreyle geçerlidir ve bu süre onar yıllık dönemlerle yenilenebilir. Ancak, tescil edilen markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içerisinde haklı bir neden olmaksızın Türkiye’de ciddi bir şekilde kullanılmaması, markanın iptali riskini doğurur. Kullanım ispatı, markanın tescil edildiği mal veya hizmetler üzerinde ticari bir faaliyetin varlığını gösteren fatura, katalog veya reklam gibi belgelerle sağlanır.

Marka hakkına tecavüz durumunda, hak sahibi mahkemeden markanın kullanımının durdurulmasını, tecavüz oluşturan ürünlerin imhasını ve uğranılan zararın tazminini talep edebilir. İhtiyati tedbir kararı, davanın sonuçlanması beklenirken markanın daha fazla zarar görmesini engellemek için başvurulabilecek etkili bir hukuki araçtır. Mahkeme, tecavüzün varlığına dair güçlü delillerin sunulması halinde, ürünlerin toplatılmasına veya satışının durdurulmasına yönelik geçici koruma tedbirlerine hükmedebilir.

Uygulama Notu: Marka başvurusunda sınıf seçimi, markanın gelecekteki ticari faaliyetlerini doğrudan belirler; yanlış sınıflandırma tescil sonrası koruma kapsamını daraltabilir veya markanın tescil edilememesine yol açabilir.

Sık Sorulan Sorular

Marka başvurusu yapmak markanın tescil edildiği anlamına gelir mi?

Hayır, başvuru yapmak sadece tescil sürecinin başladığını gösterir; markanın tescil edilmesi için kurumun inceleme ve ilan süreçlerinden başarıyla geçmesi gerekir.

Marka koruması tüm sektörleri kapsar mı?

Hayır, marka koruması yalnızca tescil edildiği mal ve hizmet sınıfları için geçerlidir; ancak tanınmış markalar için sınıflar arası genişletilmiş koruma istisnası uygulanabilir.

Kurum kararlarına karşı hangi yollara başvurulabilir?

Kurumun nihai kararlarına karşı, kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde Kurum nezdinde yeniden itiraz edilebilir veya aynı süre içinde mahkemede iptal davası açılabilir.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

Aynı konu başlığındaki içerikler

WhatsApp
Scroll to Top