İnternet ve sosyal medyada fotoğraf, video veya metinlerin izinsiz paylaşılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca eser sahibinin mali ve manevi haklarına yönelik bir tecavüz teşkil eder. Bu eylem, eser sahibinin izni olmaksızın içeriğin çoğaltılması, yayılması veya umuma iletilmesi anlamına geldiğinden, hak sahibi hem hukuk mahkemelerinde tazminat ve durdurma talepli davalar açabilir hem de Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunarak cezai süreç başlatabilir.
Eser, sahibinin hususiyetini taşıdığı ve kanunda tanımlanan kategorilerden birine girdiği an koruma kendiliğinden doğar; tescil zorunlu değildir.
Paylaşımın yapıldığı URL adresi, ekran görüntüleri ve eserin size ait olduğunu gösteren ham dosyalar, hukuki süreçte temel delil niteliğindedir.
İçerik sağlayıcıya bildirimde bulunarak içeriğin kaldırılmasını talep edebilir, sonuç alınamazsa yargı mercilerine başvurabilirsiniz.
Fikri Hakların Korunmasında Tescil ve İspat
Türkiye hukukunda fikri haklar, tescile bağlı olmaksızın eserin vücut bulduğu an kendiliğinden doğar. Eserin sahibinin hususiyetini taşıması ve FSEK kapsamında tanımlanan ilim-edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema kategorilerinden birine girmesi koruma için yeterlidir.
Noter onayı veya kayıt sistemi, eserin size ait olduğunu ispatlamada kolaylık sağlayan delil niteliğindedir ancak hak doğurucu bir işlem değildir. Bu nedenle, dijital ortamda üretilen içeriklerin ilk yayın tarihleri, ham dosyalar veya zaman damgalı kayıtlar, olası bir ihlal durumunda hak sahipliğinizi kanıtlamak için kritik öneme sahiptir.
İhlal Durumunda İzlenecek Adımlar
İhlal süreci, öncelikle içeriğin tespit edilmesi ve ardından hukuki yollara başvurulması şeklinde kronolojik bir sıra izler. İlk aşamada, paylaşımın yapıldığı URL adresi ve içeriğin ekran görüntüleri, zaman damgalı olarak kayıt altına alınmalıdır.
FSEK kapsamında içerik sağlayıcıya veya platforma başvurarak içeriğin kaldırılmasını talep etmek, ihlalin durdurulması için hızlı bir yöntemdir. İçerik kaldırılsa dahi, meydana gelen maddi veya manevi zararların tazmini için Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinde dava açılması mümkündür. İçeriğin kaldırılmaması durumunda ise Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunularak cezai süreç başlatılabilir.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Fikri haklar tescile bağlı olmaksızın eserin üretildiği an doğar ancak ispat kolaylığı açısından dijital içeriklerin zaman damgalı kayıtlarını tutmak önemlidir. İhlal durumunda sadece içeriğin kaldırılmasına odaklanmak yerine, FSEK kapsamında maddi ve manevi tazminat haklarınızın saklı olduğunu unutmamalısınız. Sosyal medya platformlarının bildirim formları hızlı bir çözüm sunsa da, bu süreç yargısal yollara başvurma hakkınızı engellemez. İhlalin türüne göre telif hakları ile kişisel verilerin korunması arasındaki ayrımı gözeterek hareket etmek, hukuki sürecin başarısı için kritik bir noktadır.”
İhtiyati Tedbir ve Tazminat Talepleri

Dava süreci devam ederken ihlalin sürmesini engellemek amacıyla mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilebilir. Bu tedbir kararı, içeriğin yayından kaldırılması veya delillerin korunması için en hızlı yargısal yoldur ve ihlalin etkilerini sınırlandırmayı hedefler.
Tazminat noktasında ise, eser sahibi izinsiz kullanım bedelinin rayiç değer üzerinden hesaplanarak talep edilmesini sağlayabilir. Ayrıca, eserin izinsiz kullanımı nedeniyle oluşan manevi zararların giderilmesi için de ayrı bir manevi tazminat davası açılması mümkündür. Tazminat miktarları, ihlalin kapsamı ve eserin niteliğine göre mahkeme tarafından değerlendirilir.
Sosyal Medya Platformlarında İçerik Kaldırma
Sosyal medya platformlarının kendi bünyelerinde sundukları telif hakkı ihlali bildirim formları, içeriklerin hızlı bir şekilde yayından kaldırılması için tercih edilebilir. Bu formlar, platformun kendi kuralları çerçevesinde hızlı bir çözüm sunsa da, bu başvuru yargısal yollara başvurma hakkınızı ortadan kaldırmaz.
Platform üzerinden yapılan başvurularda, eserin size ait olduğunu gösteren belgelerin sunulması, işlemin olumlu sonuçlanma ihtimalini artırır. Ancak, platformun içeriği kaldırması, tazminat hakkınızdan feragat ettiğiniz anlamına gelmez; platformun müdahalesi yalnızca ihlalin devamını durdurmaya yöneliktir.
Eser Sahipliğinin Dijital Ortamda Kanıtlanması
Dijital içeriklerin izinsiz paylaşımında, hak sahipliğinin ispatı sürecin en kritik aşamasını oluşturur. Eserin ilk kez nerede, ne zaman ve kim tarafından oluşturulduğunu gösteren meta veriler, ham dosya formatları (RAW, PSD, proje dosyaları) ve yayın geçmişi, mahkeme nezdinde güçlü birer delil teşkil eder. Özellikle sosyal medya platformlarında paylaşılan görsellerin veya metinlerin, orijinal yüksek çözünürlüklü kopyalarının elinizde bulunması, eserin üzerindeki fikri hak sahipliğinizi doğrulamak için temel bir gerekliliktir.
İspat yükü, kural olarak iddiada bulunan tarafa aittir; bu nedenle ihlal edilen içeriğin ekran görüntüsü alınırken URL bilgisinin, paylaşım tarihinin ve paylaşımı yapan hesabın kullanıcı adının görünür olması zorunludur. Noter huzurunda yapılan tespitler veya zaman damgalı dijital kayıtlar, içeriğin değiştirilmediğini ve belirli bir tarihte var olduğunu kanıtlamak adına tercih edilebilir. Bu belgeler, yargılama aşamasında eserin özgünlüğüne dair şüpheleri gidermek için kullanılır.
İhlal Türüne Göre Hukuki Sorumluluk Ayrımı
İzinsiz paylaşımlar, eserin bütünüyle kopyalanması veya eserin bir kısmının değiştirilerek kullanılması şeklinde farklılık gösterebilir. FSEK kapsamında, eserin bütünlüğünün bozulması veya eser sahibinin isminin belirtilmemesi, mali hakların yanı sıra manevi haklara da tecavüz oluşturur. Bu ayrım, açılacak davanın türünü ve talep edilecek tazminatın kapsamını doğrudan etkiler; zira manevi hak ihlallerinde, eserin kamuya sunuluş biçimi ve eser sahibinin şeref ve itibarının zedelenmesi gibi unsurlar tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınır.
İhlalin ticari bir amaçla yapılması, yani izinsiz paylaşımdan bir gelir elde edilmesi veya bir ürünün tanıtımında kullanılması, tazminat hesaplamasında ‘rayiç bedel’ üzerinden bir çarpan uygulanmasına yol açabilir. Ticari olmayan, kişisel kullanımlarda ise ihlalin yayılma hızı ve ulaştığı kitle, manevi tazminatın belirlenmesinde etkili bir kriterdir. Her iki durumda da, ihlalin devamlılığı ve içeriğin internet ortamında ne kadar süreyle erişilebilir kaldığı, zararın boyutunu artıran unsurlar olarak değerlendirilir.
İnternet Ortamında Erişim Engelleme ve İçerik Kaldırma
İzinsiz paylaşımların internet ortamından kaldırılması için 5651 sayılı Kanun kapsamında içerik sağlayıcıya veya yer sağlayıcıya doğrudan bildirimde bulunmak, yargı yoluna başvurmadan önce hızlı bir çözüm yolu sunar. İhlal edilen içeriğin URL adresini belirterek yapılan bu bildirimlerde, eserin size ait olduğunu gösteren belgelerin eklenmesi, talebin ciddiyetini ve haklılığını ortaya koyar. İçerik sağlayıcının talebi reddetmesi veya makul sürede yanıt vermemesi durumunda, sulh ceza hakimliklerinden erişimin engellenmesi kararı talep edilebilir.
Erişim engelleme kararı, içeriğin internet üzerindeki görünürlüğünü tamamen sonlandırmayı amaçlayan bir tedbirdir ve ihlalin yayılmasını durdurmak için en etkili yöntemlerden biridir. Ancak bu karar, yalnızca içeriğin erişimini kısıtlar; geçmişe dönük zararların tazmini veya ihlali yapan kişiye karşı cezai yaptırım uygulanması için Fikri ve Sınai Haklar Mahkemelerinde ayrı bir dava süreci yürütülmesi gerekir. Bu iki yol birbirini tamamlayıcı nitelikte olup, ihlalin türüne göre eş zamanlı olarak takip edilebilir.
Sık Sorulan Sorular
Herkese açık paylaşılan bir fotoğrafı kullanmak telif ihlali midir?
Evet, bir içeriğin sosyal medyada herkese açık paylaşılmış olması, başkalarının bunu izinsiz kullanabileceği anlamına gelmez ve telif hakkı ihlalini ortadan kaldırmaz.
İhlal durumunda hangi mahkemeye başvurulmalıdır?
Hukuk davaları için Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri, cezai süreçler için ise Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemeleri görevlidir.
Yapay zeka ile üretilen içeriklerde telif hakkı kime aittir?
Yapay zeka tarafından üretilen veya işlenen içeriklerin eser niteliği ve sahipliği konusunda mevzuatta net bir tanımlama bulunmamakta olup, bu alandaki tartışmalar devam etmektedir.
