Av. Mehmet Uğur Babuşcu · Ankara BarosuÇukurambar Mah. 1465 Sokak 9/23 Çankaya/Ankara
BABUŞCUHUKUK VE ARABULUCULUK

CEZA HUKUKU

Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar bakımından şikâyet, uzlaştırma ve etkin pişmanlık hükümleri

Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar bakımından şikâyet, uzlaştırma ve etkin pişmanlık hükümleri
İçindekilerBaşlıkları göster9 bölüm

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda şikâyet, uzlaştırma ve etkin pişmanlık hükümleri, suçun niteliğine göre Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde belirlenmiştir. Cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı gibi suçlar re’sen soruşturulmakta olup, bu suçlar CMK 253. madde uyarınca uzlaştırma kapsamı dışındadır. Ayrıca, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar için TCK’da genel bir etkin pişmanlık düzenlemesi yer almamaktadır; yalnızca cinsel taciz suçu şikâyete tabi tutulmuştur.

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda şikâyet şartı nedir?

Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen cinsel dokunulmazlığa karşı suçların büyük bir kısmı, kamu düzenini doğrudan ilgilendirdiği gerekçesiyle re’sen soruşturulur. Bu suçlarda mağdurun şikâyetçi olup olmaması, soruşturmanın başlatılması veya devam etmesi için bir zorunluluk teşkil etmez. Cumhuriyet Başsavcılığı, fiilin işlendiğine dair bir ihbar veya bilgi aldığında doğrudan soruşturma işlemlerine başlar.

İstisnai olarak, TCK 105. maddede düzenlenen cinsel taciz suçu şikâyete tabidir. Bu suçun soruşturulabilmesi için mağdurun şikâyet iradesini ortaya koyması şarttır. Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı aydır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve süresi içinde kullanılmayan şikâyet hakkı düşer.

Cinsel suçlarda şikâyetten vazgeçmenin hukuki sonucu nedir?

Şikâyete tabi olan cinsel taciz suçunda, mağdur soruşturma veya kovuşturma evresinde şikâyetinden vazgeçebilir. Şikâyetten vazgeçme, kamu davasının düşmesine neden olur. Ancak şikâyete tabi olmayan cinsel saldırı veya çocukların cinsel istismarı gibi suçlarda, mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi veya şikâyetçi olmaması, kamu davasının yürütülmesine engel teşkil etmez. Bu durumda sanık hakkında yürütülen kovuşturma süreci, mağdurun beyanından bağımsız olarak devam eder.

Cinsel suçlar neden uzlaştırma kapsamına girmez?

CMK 253. madde, uzlaştırma kapsamına giren suçları sınırlı bir şekilde belirlemiştir. Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, CMK 253/3 hükmü gereği uzlaştırma kapsamı dışında tutulmuştur. Bu nedenle, şüpheli veya sanık ile mağdurun uzlaştırma bürosu aracılığıyla bir araya gelmesi veya uzlaşma protokolü imzalaması hukuken mümkün değildir. Uzlaştırmacı atanması veya dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi söz konusu olamaz.

Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar bakımından şikâyet, uzlaştırma ve etkin pişmanlık hükümleri hakkında hukuki bilgilendirme
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar

Etkin pişmanlık hükümleri cinsel suçlarda uygulanabilir mi?

Türk Ceza Kanunu’nun cinsel suçları düzenleyen 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. Etkin pişmanlık, failin suç işledikten sonra kendi iradesiyle pişmanlık göstererek suçun sonuçlarını gidermesi veya adalete yardımcı olması durumunda ceza indirimi sağlayan bir kurumdur. Ancak kanun koyucu, cinsel dokunulmazlığa karşı suçların niteliği gereği bu suçlar için özel bir etkin pişmanlık düzenlemesine yer vermemiştir.

Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde süreç nasıl işler?

Soruşturma evresi, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve suç şüphesinin araştırıldığı aşamadır. Şikâyete tabi suçlarda şikâyet, bu evrede kolluk birimlerine veya savcılığa yapılır. Kovuşturma evresi ise iddianamenin kabulüyle başlayan ve mahkeme huzurunda yürütülen aşamadır. Şikâyetten vazgeçme beyanı, kovuşturma evresinde doğrudan mahkemeye sunulur. Örnek olarak, cinsel taciz suçlamasıyla yargılanan bir sanık hakkında, mağdurun duruşma esnasında şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etmesi durumunda, mahkeme şikâyet yokluğu nedeniyle davanın düşmesine karar verebilir.

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda mağdur beyanının delil değeri ve süreci

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ispatında mağdurun beyanı, yargılamanın temelini oluşturan en önemli delillerden biridir. Soruşturma evresinde mağdurun kolluk veya savcılık huzurunda verdiği ifadeler, olayın aydınlatılması bakımından belirleyici rol oynar. Ancak mağdurun beyanının hükme esas alınabilmesi için bu beyanların kendi içinde tutarlı, çelişkisiz ve olayın oluş şekliyle uyumlu olması gerekir. Kovuşturma evresinde ise mağdurun mahkeme huzurunda verdiği ifadeler, sanığın savunması ve diğer yan delillerle birlikte değerlendirilir. Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, şikâyete tabi olmayan suçlarda davanın düşmesine yol açmasa dahi, mahkemenin delilleri takdir etme sürecinde mağdurun beyanındaki değişiklikler veya geri çekilmeler, dosyanın bütünü üzerindeki kanaati etkileyebilir. Bu süreçte mağdurun beyanının baskı altında verilip verilmediği veya özgür iradesini yansıtıp yansıtmadığı, yargı makamları tarafından titizlikle incelenir.

Soruşturma evresinde koruma tedbirleri ve mağdurun durumu

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda soruşturma evresi, mağdurun korunması ve delillerin karartılmasının önlenmesi açısından kritik bir aşamadır. Cumhuriyet Başsavcılığı, suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunması halinde, şüpheli hakkında CMK hükümleri uyarınca koruma tedbirlerine başvurabilir. Bu tedbirler, şüphelinin mağdurla iletişim kurmasını engellemeye yönelik kısıtlamaları içerebilir. Mağdurun, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ikincil mağduriyet yaşamaması adına, ifade alma işlemlerinin uzmanlar eşliğinde ve uygun ortamlarda yapılması esastır. Şikâyete tabi olan cinsel taciz suçunda şikâyet hakkının kullanılması, bu koruma tedbirlerinin uygulanması için bir ön koşul iken; re’sen soruşturulan suçlarda şikâyet aranmaksızın mağdurun güvenliği için gerekli önlemler alınır. Soruşturma aşamasında mağdurun beyanının alınması sırasında, CMK’da öngörülen usullere uyulması, elde edilen delillerin hukuka uygunluğu açısından zorunludur.

Kovuşturma evresinde şikâyetten vazgeçmenin usulü ve sonuçları

Şikâyete tabi olan cinsel taciz suçunda, şikâyetten vazgeçme beyanı hem soruşturma hem de kovuşturma evresinde geçerli olabilir. Kovuşturma evresinde bu beyan, doğrudan mahkemeye sunulan bir dilekçe ile veya duruşma tutanağına geçirilmek suretiyle yapılır. Şikâyetten vazgeçme, şartsız ve kayıtsız olmalıdır; aksi takdirde hukuki sonuç doğurmaz. Şikâyetten vazgeçme beyanının mahkemeye ulaşmasıyla birlikte, mahkeme şikâyet yokluğu nedeniyle davanın düşmesine karar verir. Ancak bu durum, sanığın eyleminin suç teşkil etmediği anlamına gelmez; yalnızca şikâyet şartının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın devam edemeyeceğini ifade eder. Şikâyete tabi olmayan cinsel saldırı veya çocukların cinsel istismarı gibi suçlarda ise, mağdurun şikâyetinden vazgeçtiğine dair beyanı, mahkeme tarafından yalnızca bir beyan olarak dosyaya eklenir ve davanın seyri üzerinde hukuki bir düşme etkisi yaratmaz. Bu tür suçlarda kamu davası, mağdurun iradesinden bağımsız olarak, toplanan deliller ışığında karara bağlanır.

Sık Sorulan Sorular

Cinsel saldırı suçunda şikâyetten vazgeçmek davayı bitirir mi?

Hayır, cinsel saldırı suçu şikâyete tabi değildir; bu nedenle mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi kamu davasının düşmesini sağlamaz.

Cinsel taciz suçunda şikâyet süresi ne kadardır?

Cinsel taciz suçunda şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı aydır.

Cinsel suçlarda sanık ile mağdur uzlaşabilir mi?

Hayır, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar CMK 253. madde uyarınca uzlaştırma kapsamı dışındadır.

Cinsel suçlarda etkin pişmanlık indirimi alınabilir mi?

Hayır, TCK’da cinsel suçlar için özel bir etkin pişmanlık hükmü bulunmadığından bu suçlarda etkin pişmanlık indirimi uygulanamaz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

Aynı konu başlığındaki içerikler

Scroll to Top