Nafaka talebi, boşanma davası içerisinde dava dilekçesiyle veya boşanma davasından bağımsız olarak açılan ayrı bir nafaka davası ile ileri sürülür. Bu süreçte nafaka türüne göre izlenecek usul ve yetkili mahkeme değişiklik gösterebilmekle birlikte, temel kural nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olmasıdır. Kamu düzenini ilgilendiren iştirak nafakasında ise çocuğun üstün yararı gözetilerek tarafların serbest tasarrufları sınırlanabilir.
Nafaka talebi, boşanma davası ile birlikte veya bağımsız bir dava dilekçesiyle Aile Mahkemesi’ne sunularak başlatılır.
Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatıyla nafaka taleplerini karara bağlar.
Tarafların gelir durumu, gider kalemleri ve çocuğun ihtiyaçlarını gösteren belgeler, nafaka miktarının belirlenmesinde temel delil niteliğindedir.
Nafaka Talebinde Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Nafaka davalarında görevli mahkeme, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu çerçevesinde Aile Mahkemesi’dir. Aile Mahkemesi’nin bulunmadığı yerleşim yerlerinde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakmakla görevlidir.
Yetkili mahkeme belirlenirken davanın açılış şekli esas alınır. Boşanma davası devam ederken talep edilen nafakalar, boşanma davasının görüldüğü mahkemeden istenir. Boşanma davasından bağımsız olarak açılan nafaka davalarında ise yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Yardım nafakasında ise davalının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili mahkemeler arasında yer alır.
Nafaka Talebi İçin İzlenmesi Gereken Adımlar Nelerdir?

Nafaka talebi süreci, hukuki bir dilekçenin hazırlanması ve ilgili mahkemeye sunulması ile başlar. Sürecin kronolojik işleyişi şu şekildedir:
- Dilekçe Hazırlığı: Nafaka talebinin gerekçeleri, tarafların ekonomik durumları ve talep edilen nafaka türü açıkça belirtilerek dava dilekçesi hazırlanır.
- Başvuru: Hazırlanan dilekçe ve ekindeki delillerle birlikte görevli ve yetkili Aile Mahkemesi’ne müracaat edilir.
- Geçici Tedbir: Dava süresince mağduriyetin önlenmesi amacıyla, hakimden dava sonuçlanıncaya kadar geçerli olacak tedbir nafakası talep edilebilir.
- Yargılama: Mahkeme, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını inceleyerek, nafaka yükümlüsünün mali gücü ile nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını değerlendirir.
- Karar ve Uygulama: Mahkemece verilen nafaka kararı, kesinleşmesi beklenmeksizin veya karar kesinleştikten sonra icra takibine konu edilebilir.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Nafaka taleplerinde en sık karşılaşılan hata, tarafların ekonomik durumlarının (SED) eksik veya hatalı bildirilmesidir. Mahkeme, nafaka miktarını belirlerken nafaka yükümlüsünün ödeme gücü ile alacaklının ihtiyaçlarını bir denge içerisinde değerlendirir. Özellikle iştirak nafakasında çocuğun üstün yararı kamu düzeni kapsamında olduğundan, tarafların kendi aralarında yaptıkları anlaşmaların mahkeme tarafından onaylanması şarttır. Süreç içerisinde geçici tedbir nafakası talep edilmesi, dava sonuçlanıncaya kadar yaşanabilecek mağduriyetlerin önlenmesi bakımından büyük önem taşır.”
Nafaka Davalarında Arabuluculuk ve Şiddet İddiası
Nafaka davaları, dava şartı arabuluculuk kapsamında yer almamaktadır; bu nedenle dava açmadan önce arabulucuya gitme zorunluluğu bulunmaz. Taraflar, uyuşmazlıklarını çözmek için ihtiyari arabuluculuk yöntemini tercih edebilirler.
Aile içi şiddet iddiası bulunan durumlarda ise arabuluculuk süreci, tarafların güvenliği ve hak kaybı riski nedeniyle elverişli değildir. Bu tür durumlarda, tarafların korunması ve haklarının yargı eliyle güvence altına alınması önceliklidir.
Nafaka Talebinde Hangi Belgeler ve Deliller Önemlidir?
Dava dilekçesine eklenmesi gereken temel belgeler, nafaka miktarının belirlenmesinde hakimin değerlendirme yapmasını sağlar. Nüfus kayıt örneği, tarafların gelir durumunu gösteren maaş bordroları veya kira gelir belgeleri, nafaka yükümlülüğünün sınırlarını belirlemek için gereklidir.
Çocuğun eğitim, sağlık ve bakım giderlerini kanıtlayan faturalar, makbuzlar veya dekontlar iştirak nafakası taleplerinde kritik delillerdir. Varsa, boşanma davasına ilişkin gerekçeli karar da dosya kapsamına sunulmalıdır.
Nafaka Miktarının Belirlenmesinde Ekonomik Durum Araştırması
Mahkeme, nafaka miktarını belirlerken tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını resen araştırır. Bu süreçte kolluk kuvvetleri aracılığıyla tarafların gelirleri, mal varlıkları, kira giderleri ve varsa diğer nafaka yükümlülükleri hakkında bir rapor hazırlanır. Hakim, bu raporu ve tarafların sunduğu delilleri bir arada değerlendirerek nafaka yükümlüsünün ödeme gücü ile nafaka alacaklısının ihtiyaçları arasında bir denge kurar.
Tarafların sunduğu belgelerin güncel olması, yargılamanın uzamaması açısından kritiktir. Özellikle maaş bordroları, banka hesap hareketleri ve taşınmaz kayıtları, ekonomik durumun gerçeğe uygun tespiti için temel teşkil eder. Eğer taraflardan biri gelirini gizlediği veya olduğundan az gösterdiği iddiasıyla karşı karşıya kalırsa, mahkemece yapılacak detaylı bir mal varlığı sorgulaması ile gerçek mali durum ortaya çıkarılabilir.
Nafaka Kararlarının İcrası ve Tahsilat Süreci
Mahkeme tarafından hükmedilen nafaka, ilamlı icra takibine konu edilebilir. Nafaka kararı, kesinleşmesi beklenmeksizin icra edilebilir nitelikte olduğundan, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren icra dairesine başvurularak takip başlatılabilir. İcra takibi başlatılırken, geçmişe dönük birikmiş nafaka alacakları ile gelecek aylara ait nafaka miktarları ayrı ayrı belirtilmelidir.
Nafaka yükümlüsünün ödeme yapmaması durumunda, icra dairesi aracılığıyla maaş haczi veya diğer mal varlıklarına el konulması gibi cebri icra yollarına başvurulabilir. Nafaka borcunun ödenmemesi, İcra ve İflas Kanunu kapsamında belirli şartların oluşması halinde cezai yaptırımları da beraberinde getirebilir. Bu nedenle, nafaka alacaklısının icra dosyasını düzenli takip etmesi ve ödeme yapılmayan aylar için güncel hesaplamalarla icra dairesini bilgilendirmesi hak kaybını önler.
Nafaka Miktarının Değiştirilmesi veya Kaldırılması Talebi
Nafaka miktarı, hüküm kurulduğu tarihteki ekonomik koşullara göre belirlenmiş olsa da, tarafların mali durumlarında meydana gelen önemli değişiklikler nafakanın uyarlanmasını gerektirebilir. Nafaka yükümlüsünün işsiz kalması, gelirinin ciddi oranda azalması veya nafaka alacaklısının gelir düzeyinde artış olması gibi durumlarda, nafakanın azaltılması veya tamamen kaldırılması için yeni bir dava açılabilir.
Bu tür bir talepte, önceki nafaka kararından sonra meydana gelen somut değişikliklerin ispatı zorunludur. Örneğin, nafaka yükümlüsünün yeni bir aile kurması veya sağlık giderlerinin artması, nafakanın yeniden değerlendirilmesi için mahkemeye sunulabilecek gerekçeler arasındadır. Ancak, nafaka miktarının değiştirilmesi talebi, mevcut nafaka borcunu kendiliğinden durdurmaz; mahkemece yeni bir karar verilinceye kadar eski nafaka miktarı üzerinden ödeme yükümlülüğü devam eder.
Sık Sorulan Sorular
Yoksulluk nafakası için zamanaşımı süresi var mıdır?
Boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde yoksulluk nafakası talep edilmezse, bu hak zamanaşımına uğrar.
İştirak nafakası tarafların anlaşmasıyla kaldırılabilir mi?
İştirak nafakası kamu düzeni ile ilgilidir; çocuğun üstün yararı gözetildiğinden, tarafların çocuğun ihtiyaçlarını karşılamayacak düzeydeki anlaşmaları hakim tarafından onaylanmayabilir.
Yoksulluk nafakası ne zaman sona erer?
Yoksulluk nafakası kural olarak süresizdir; ancak alacaklının evlenmesi, fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi durumlarında mahkeme kararıyla kaldırılabilir.
