6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında verilen koruyucu ve önleyici tedbir kararları, ilk defasında en çok 6 ay süreyle verilebilir. Tedbir kararı, sürenin dolmasıyla birlikte kendiliğinden sona erer; bu nedenle korumanın kesintisiz devamı için şiddet veya şiddet tehlikesinin sürdüğü gerekçesiyle sürenin bitiminden önce aile mahkemesine uzatma talebinde bulunulması zorunludur. Söz konusu tedbirler, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği özel hukuk uyuşmazlıklarından farklı olarak kamu düzenini ilgilendirdiği için arabuluculuk veya uzlaştırma gibi yöntemlere elverişli değildir.
Tedbir Kararlarının Süreç Takibi ve Uzatma Adımları
Koruma kararlarının süresi, şiddet tehlikesinin somut durumuna göre hâkim tarafından belirlenir ve ilk kararda en fazla 6 aylık bir üst sınır uygulanır. Tedbirin devam etmesi için mağdurun, Bakanlık birimlerinin veya kolluk görevlilerinin başvurusu ile mahkemenin yeniden değerlendirme yapması gerekir.
- Tedbir süresinin bitimine yakın bir tarihte, şiddet tehlikesinin devam ettiğini belirten bir dilekçe ile aile mahkemesine başvurulmalıdır.
- Mahkeme, şiddet tehlikesinin varlığını ve devamlılığını inceleyerek tedbirin uzatılmasına, değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verir.
- Uzatma kararı verilirken, şiddet mağdurunun beyanı esas alınır ve şiddetin uygulandığına dair ayrıca bir delil veya belge aranmaz.
Kamu Düzeni ve Çocuk Yararının Korunması
Aile içi şiddet vakalarında verilen kararlar, kamu düzeni kapsamında değerlendirildiği için tarafların iradesinden bağımsız bir koruma mekanizması işletilir. Bu süreçte çocukların yararı her zaman öncelikli gözetilir ve şiddet uygulayan ile mağdur arasında herhangi bir uzlaşma zemini aranmaz.
Uzatma taleplerinde, şiddet tehlikesinin devam ettiğinin anlaşılması yeterli görülür. Mahkeme, çocukların güvenliğini ve esenliğini korumak adına, tedbirin kapsamını genişletebilir veya çocuklara yönelik özel koruyucu tedbirler ekleyebilir.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Koruma kararlarının süresi dolduğunda tedbirin kendiliğinden sona ermesi, mağdurlar için ciddi bir güvenlik boşluğu yaratabilir. Bu nedenle, sürenin bitiminden önce uzatma talebinde bulunulması hayati önem taşır. Uygulamada, şiddet tehlikesinin devam ettiğini gösteren somut durumların mahkemeye doğru bir şekilde aktarılması, tedbirin uzatılması sürecini kolaylaştırır. Boşanma davası gibi diğer hukuki süreçlerin varlığı, koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel teşkil etmediği gibi, bu süreçlerin birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğu unutulmamalıdır.”
Başvuru Süreci ve İtiraz Yolu

Tedbir kararlarının alınması ve uzatılması süreçlerinde görevli merci aile mahkemesidir. Başvurular, şiddet tehlikesinin aciliyeti nedeniyle ivedilikle sonuçlandırılır ve duruşma yapılmaksızın karar verilebilir.
- Tedbir kararlarına karşı, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 2 hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir.
- İtiraz süreci, tedbirin uygulanmasını durdurmaz; kararın kaldırılması veya değiştirilmesi mahkemenin yeni bir değerlendirmesine bağlıdır.
- Acil durumlarda kolluk birimlerine başvurulabilir, ancak tedbirin uzatılmasına ilişkin nihai karar yetkisi aile mahkemesindedir.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Hatalar ve Riskler
Tedbir kararlarının otomatik olarak uzayacağı düşüncesi, uygulamada en sık rastlanan hatalardan biridir. Süre takibi tamamen mağdurun veya vekilinin sorumluluğundadır; sürenin dolmasıyla birlikte koruma kalkanı kendiliğinden kalkar ve şiddet uygulayan üzerindeki kısıtlamalar sona erer.
Boşanma davasının açılmış olması, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirlerinin uygulanmasına veya uzatılmasına engel teşkil etmez. Tedbir kararı, boşanma davasından bağımsız bir geçici hukuki koruma niteliği taşır ve davanın seyri ne olursa olsun şiddet tehlikesi devam ettiği sürece uzatılabilir.
Tedbirin Kapsamının Değiştirilmesi ve Ek Tedbir Talepleri
Uzatma talebi sırasında, mevcut tedbirin şiddet tehlikesini önlemede yetersiz kaldığı durumlarda kapsamın genişletilmesi talep edilebilir. İlk kararda yalnızca konuttan uzaklaştırma kararı verilmişken, uzatma aşamasında şiddet uygulayanın mağdurun iş yerine yaklaşmaması, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi veya çocuklarla kişisel ilişki kurulurken belirli kısıtlamalara tabi tutulması gibi ek önlemler istenebilir. Mahkeme, şiddet tehlikesinin niteliğindeki değişimi dikkate alarak, önceki tedbirin içeriğini güncelleyebilir veya yeni koruyucu tedbirler ekleyebilir.
Bu süreçte, şiddet uygulayanın silah bulundurma veya taşıma yasağı gibi ek tedbirlerin uygulanması da talep edilebilir. Şiddet tehlikesinin devam ettiğine dair yeni bir olay yaşanmışsa, bu durumun uzatma dilekçesinde somut olarak belirtilmesi, mahkemenin tedbirin kapsamını genişletme kararını destekleyen bir unsur oluşturur. Ancak, her ek tedbir talebinin şiddet tehlikesiyle orantılı olması ve mağdurun güvenliğini doğrudan etkilemesi gerekmektedir.
Delil Sunma Yükümlülüğü ve İspat Sınırları
6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirlerinin uzatılması sürecinde, şiddet mağdurunun beyanı esas alınmakla birlikte, şiddet tehlikesinin devam ettiğini gösteren her türlü bilgi ve belge mahkemeye sunulabilir. Bu belgeler arasında, şiddet uygulayanın tehdit içerikli mesajları, sosyal medya paylaşımları, kolluk birimlerine yapılan yeni şikayet tutanakları veya tanık beyanları yer alabilir. İspat yükü, genel hukuk kurallarından farklı olarak, mağdurun şiddet tehlikesi altında olduğunu ispatlaması değil, şiddet tehlikesinin devam ettiğine dair makul bir şüphenin varlığıdır.
Mahkeme, uzatma talebini değerlendirirken şiddet uygulayanın geçmişteki tutumunu ve tedbir kararına uyum sürecini de göz önünde bulundurur. Eğer şiddet uygulayan, önceki tedbir süresi boyunca kararı ihlal etmişse, bu durum uzatma talebinin kabul edilme ihtimalini güçlendiren bir delil niteliği taşır. Uzatma taleplerinde, şiddet uygulayanın savunma yapması beklenmeksizin karar verilebilmesi, sürecin hızlı işlemesini ve mağdurun korunmasını sağlamaya yöneliktir.
Tedbirin Uygulanmasında Kolluk Birimlerinin Rolü
Mahkeme tarafından verilen uzatma kararı, derhal uygulanmak üzere ilgili kolluk birimlerine tebliğ edilir ve şiddet uygulayanın bu karardan haberdar edilmesi sağlanır. Kolluk birimleri, tedbirin etkinliğini denetlemekle yükümlüdür ve şiddet uygulayanın tedbiri ihlal etmesi durumunda, durumu derhal Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle görevlidir. Uzatma kararının tebliği, şiddet uygulayanın tedbirin devam ettiğini bilmesi ve buna göre hareket etmesi açısından hukuki bir zorunluluktur.
Mağdur, tedbir süresi uzatılmasına rağmen şiddet uygulayanın kararı ihlal ettiğini fark ederse, beklemeden en yakın kolluk birimine veya doğrudan aile mahkemesine başvurmalıdır. Kolluk birimleri, tedbirin uygulanması sırasında mağdurun güvenliğini sağlamak için gerekli olan tüm önlemleri almakla yetkilidir. Uzatma kararının bir örneğinin mağdurda bulunması, olası bir ihlal durumunda kolluk birimlerine yapılacak başvurularda sürecin hızlanmasını sağlar.
Sık Sorulan Sorular
Koruma kararı süresi dolduğunda kendiliğinden uzar mı?
Hayır, koruma kararları süre dolduğunda kendiliğinden uzamaz. Tedbirin devamı için sürenin bitiminden önce aile mahkemesine başvurarak uzatma talebinde bulunulması gerekir.
Uzatma talebi için şiddeti kanıtlamam gerekir mi?
Hayır, 6284 sayılı Kanun uyarınca şiddet mağdurunun beyanı esas alınır. Uzatma taleplerinde şiddet tehlikesinin devam ettiğinin anlaşılması yeterlidir.
Boşanma davası açarsam koruma kararı sona erer mi?
Hayır, boşanma davası açılması koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel değildir. Koruma kararı, boşanma davasından bağımsız olarak şiddet tehlikesi sürdüğü sürece devam edebilir.
