Tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın taraflarından herhangi birinin yerleşim yeri veya işlemin yapıldığı yerdeki adliyelerde bulunan Arabuluculuk Bürolarına şahsen başvurularak yapılır. Arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde ise bu işlemler, yetkili sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü tarafından yürütülür.
Adliyelerdeki Arabuluculuk Büroları veya büro bulunmayan yerlerde yetkili sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlükleri.
Tüketici mahkemelerinde dava açmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması zorunludur.
Başvuru sonrası atanan arabulucu, tarafları görüşmeye davet eder ve süreci belirli bir yasal süre içerisinde sonuçlandırır.
Dava Şartı ve İhtiyari Arabuluculuk Ayrımı
Hukukumuzda arabuluculuk, uyuşmazlığın niteliğine göre dava şartı veya ihtiyari olmak üzere iki temel şekilde uygulanır. Tüketici mahkemelerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulması, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bir dava şartıdır; bu süreç tüketilmeden açılan davalar usulden reddedilir.
İhtiyari arabuluculuk ise tarafların dava şartı kapsamına girmeyen veya zorunlu olmayan uyuşmazlıklarını, mahkemeye gitmeden dostane yollarla çözmek için kendi iradeleriyle başvurdukları yöntemdir. Arabuluculuk, özel hukuk uyuşmazlıklarına özgü bir çözüm yolu olup, Cumhuriyet savcılığı bünyesinde yürütülen ceza uzlaştırması ile karıştırılmamalıdır.
Başvuru, Görüşme ve Süreç İşleyişi
Başvuru süreci, tüketicinin adliyedeki Arabuluculuk Bürosuna giderek başvuru formunu doldurmasıyla başlar. Başvuruda tarafların kimlik bilgileri, iletişim bilgileri ve uyuşmazlığın kısa bir özeti yer almalıdır; büro, bu aşamadan sonra sicile kayıtlı bir arabulucuyu otomatik olarak atar.
Arabulucu, taraflarla iletişime geçerek görüşmeleri başlatır ve süreci yasal süre içerisinde tamamlamaya çalışır. Taraflar anlaşmaya varırsa, arabuluculuk anlaşma belgesi düzenlenir; bu belge avukatlar tarafından imzalandığında doğrudan ilam niteliğinde belge sayılır ve icra edilebilir. Anlaşma sağlanamaması durumunda ise arabulucu son tutanak düzenler ve tüketici, bu tutanağın aslını veya onaylı örneğini dava dilekçesine ekleyerek mahkemeye başvurabilir.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk süreci, dava şartı niteliği taşıdığı için başvurunun doğru merciye ve usulüne uygun yapılması büyük önem arz eder. Özellikle uyuşmazlığın parasal değeri, başvurunun tüketici hakem heyetine mi yoksa arabuluculuk bürosuna mı yapılacağını belirleyen temel kriterdir. Süreç sonunda düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliği, belgenin avukatlı veya avukatsız imzalanmasına göre farklılık gösterdiğinden, tutanak aşamasında hukuki destek almak sürecin etkinliğini artırabilir.”
Gerekli Belgeler ve İstisnalar

Başvuru sırasında kimlik belgesi ile uyuşmazlığa konu olan sözleşme, fatura veya fiş gibi delillerin yanınızda bulundurulması yeterlidir. Dava şartı kapsamı dışında kalan bazı özel durumlarda arabuluculuğa başvurma zorunluluğu bulunmamaktadır.
- Tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar.
- Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar.
- Tüketici örgütleri veya Bakanlık tarafından açılan, üretimin veya satışın durdurulmasına ilişkin davalar.
- Taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar.
Arabuluculuk Sürecinde İcra Edilebilirlik Şerhi ve Hukuki Etkisi
Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda tarafların bir anlaşmaya varması durumunda, bu anlaşma bir tutanakla kayıt altına alınır ve taraflar ile arabulucu tarafından imzalanır. Anlaşma belgesinin icra edilebilir olması, yani mahkeme kararı gibi doğrudan icra dairesine konu edilebilmesi için bazı şartların yerine getirilmesi gerekir. Taraflar ve avukatları tarafından imzalanan anlaşma belgeleri, herhangi bir ek işleme gerek kalmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icra edilebilir.
Avukatın bulunmadığı durumlarda ise anlaşma belgesinin icra edilebilir sayılması için arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur. Bu şerh, anlaşmanın hukuka uygunluğunu ve tarafların iradelerinin serbestçe oluştuğunu teyit eden bir denetim mekanizmasıdır. İcra edilebilirlik şerhi alınması için yapılan başvuru, çekişmesiz yargı işi olarak görülür ve mahkemece dosya üzerinden inceleme yapılarak karara bağlanır.
Arabuluculuk Görüşmelerinde Temsil ve Vekaletname Zorunluluğu
Tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat katılabileceği gibi, noter onaylı özel yetki içeren bir vekaletname ile bir avukat aracılığıyla da temsil edilebilirler. Görüşmelerde temsilci olarak yer alacak avukatın, arabuluculuk sürecine dair özel yetkilerle donatılmış olması, sürecin tıkanmaması ve anlaşma belgesinin geçerliliği açısından kritik bir öneme sahiptir. Vekaletnamede arabuluculuk görüşmelerine katılma, teklif verme, anlaşma yapma ve tutanak imzalama yetkilerinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Taraflardan birinin görüşmelere katılmaması veya geçerli bir vekaletname ile temsil edilmemesi, sürecin olumsuz sonuçlanmasına ve dava şartının yerine getirilmemiş sayılmasına yol açabilir. Özellikle şirketlerin taraf olduğu uyuşmazlıklarda, şirket yetkilisinin imza sirküleri veya yetki belgesi ile sürece dahil olması, arabuluculuk tutanağının hukuki geçerliliğini koruması için zorunludur. Görüşmeler sırasında tarafların iradelerini yansıtan belgelerin eksiksiz sunulması, ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkların önüne geçilmesini sağlar.
Arabuluculuk Sürecinde Hak Düşürücü Süreler ve Zamanaşımı
Dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulması, uyuşmazlığa ilişkin zamanaşımı sürelerini durduran bir hukuki işlemdir. Arabuluculuk bürosuna yapılan başvuru tarihinden itibaren, arabulucunun son tutanağı düzenleyip imzaladığı tarihe kadar geçen süre, zamanaşımı süresinin hesabında dikkate alınmaz. Bu durum, tüketicinin dava açma hakkını korumak adına kanun koyucu tarafından getirilen bir güvencedir.
Arabuluculuk süreci, arabulucunun görevlendirilmesinden itibaren belirli bir yasal süre içerisinde tamamlanmalıdır; bu süre tarafların anlaşmasıyla uzatılabilir. Süreç sonunda anlaşma sağlanamadığı takdirde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder. Tüketicinin, arabuluculuk bürosundan aldığı son tutanağın aslını veya onaylı örneğini dava dilekçesine ekleyerek yetkili mahkemeye sunması, dava şartının yerine getirildiğinin ispatı için yeterlidir. Süreç takibinde arabuluculuk bürosundan gelen bildirimlerin düzenli kontrol edilmesi, hak kaybına uğramamak adına dikkat edilmesi gereken bir husustur.
Arabuluculuk Görüşmelerinde Gizlilik İlkesi ve Beyanların Kullanımı
Arabuluculuk süreci boyunca tarafların sunduğu bilgi, belge ve yaptığı teklifler gizlilik ilkesi kapsamında korunur. Taraflar, arabuluculuk görüşmeleri sırasında uyuşmazlığın çözümü amacıyla yaptıkları beyanları veya kabul ettikleri hususları, daha sonra açılacak bir davada delil olarak ileri süremezler. Bu kural, tarafların mahkeme korkusu olmaksızın çözüm odaklı ve esnek tekliflerde bulunabilmelerini sağlamak amacıyla getirilmiştir.
Gizlilik yükümlülüğü yalnızca tarafları değil, arabulucuyu ve sürece katılan diğer kişileri de kapsar. Arabulucu, görüşmeler sırasında öğrendiği sırları saklamakla yükümlüdür ve bu bilgileri mahkemede tanık olarak dahi açıklayamaz. Ancak, tarafların üzerinde anlaştığı hususların yer aldığı anlaşma belgesi, gizlilik kapsamının dışındadır ve icra aşamasında delil olarak kullanılabilir.
Arabuluculuk Sürecinde Tarafların İrade Serbestisi ve Anlaşma
Tüketici arabuluculuğu, tarafların kendi iradeleriyle uyuşmazlığı çözmelerine dayanan gönüllü bir süreçtir. Taraflar, arabuluculuk görüşmelerinin her aşamasında süreci sonlandırma veya arabulucunun önerilerini reddetme hakkına sahiptir. Arabulucu, taraflara çözüm dayatamaz veya onları bir anlaşmaya zorlayamaz; yalnızca taraflar arasındaki iletişimi kolaylaştırarak ortak bir zemin bulmalarına yardımcı olur.
Anlaşma sağlandığı takdirde, tarafların iradelerini yansıtan anlaşma belgesi, uyuşmazlığın konusuna göre belirli bir parasal değeri veya edimi içerebilir. Taraflar, anlaşma belgesinde yer alan hususların yerine getirilmemesi durumunda, belgenin ilam niteliğinde olması sayesinde doğrudan icra takibi başlatabilirler. Anlaşma belgesinin içeriğinin hukuka uygun olması ve tarafların serbest iradeleriyle oluşturulması, sürecin nihai başarısı için temel şarttır.
Arabuluculuk Bürosu ve Arabulucu Seçiminde Yetki Kuralları
Arabuluculuk bürosuna başvuru yapılırken, uyuşmazlığın taraflarından birinin yerleşim yeri veya işlemin yapıldığı yerdeki adliye esas alınır. Tüketici, sözleşmenin kurulduğu veya ifa edildiği yerdeki arabuluculuk bürosuna başvurabileceği gibi, karşı tarafın yerleşim yerindeki büroyu da tercih edebilir. Yetkili büroya yapılan başvuru, dava şartının yerine getirilmesi için yeterli olup, yanlış büroya yapılan başvurular sürecin uzamasına neden olabilir.
Arabulucu, büro tarafından sicile kayıtlı olanlar arasından otomatik olarak atanır ve tarafların arabulucu seçme hakkı, tarafların üzerinde anlaştığı bir arabulucunun atanmasını talep etmeleriyle sınırlıdır. Atanan arabulucunun taraflarla arasında bir menfaat çatışması bulunması durumunda, arabulucunun çekilmesi veya tarafların itirazı gündeme gelebilir. Bu tür durumlarda, büro tarafından yeni bir arabulucu görevlendirilerek sürecin kesintisiz devam etmesi sağlanır.
Sık Sorulan Sorular
Arabuluculuk başvurusu ücretli midir?
Arabuluculuk bürosuna başvuru aşamasında herhangi bir ücret alınmaz. Anlaşma sağlanamaması durumunda, ilk iki saatlik arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Yanlış başvurudan nasıl kaçınırım?
Uyuşmazlığınızın parasal değerini kontrol edin. Eğer uyuşmazlık, o yıl için belirlenen Tüketici Hakem Heyeti parasal sınırının altındaysa, doğrudan Tüketici Hakem Heyetine başvurmalısınız.
Parasal sınırlar nereden takip edilir?
Güncel parasal sınırlar ve uygulama detayları Ticaret Bakanlığı tarafından her yıl yeniden belirlenmektedir. Başvuru öncesinde güncel sınırları mevzuat.gov.tr veya adalet.gov.tr üzerinden teyit etmeniz önerilir.
