Kira tespit davası, kira sözleşmesinin başlangıcından itibaren beş yıllık sürenin dolması şartıyla her zaman açılabilir. Beş yıllık süre dolmadan önce, sözleşmede artış şartı bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kira bedelinin mahkemece belirlenmesi için dava açılması kural olarak mümkün değildir.
Kira tespit davası açılabilmesi için sözleşme başlangıcından itibaren beş yılın geçmiş olması temel yasal şarttır.
Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu bir dava şartı olup, anlaşamama tutanağı alınması gereklidir.
Dava açma zamanı, mahkemece belirlenen yeni kira bedelinin hangi dönemden itibaren geçerli olacağını doğrudan etkiler.
Kira Tespit Davasında Zamanlama ve Süreç
Kira tespit davası, hukuki yararın bulunduğu her dönemde açılabilir; ancak davanın hangi kira döneminden itibaren sonuç doğuracağı, açılış zamanına bağlıdır. Yeni kira döneminin başlangıcından en geç 30 gün önceki bir tarihte dava açılırsa, mahkemece belirlenen kira bedeli yeni dönemin başlangıcından itibaren geçerli olur.
Kiraya veren, yeni kira döneminin başlangıcından en geç 30 gün önce kiracıya yazılı bildirimde (ihtarname) bulunmuşsa, dava yeni kira dönemi sonuna kadar açılabilir. Bu durumda da belirlenen bedel, yeni dönemin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlar. Bu süreler kaçırılırsa, dava açılsa dahi mahkemece belirlenen yeni kira bedeli, ancak bir sonraki kira döneminden itibaren geçerli olur.
Görevli Merci ve Dava Şartı

Kira uyuşmazlıklarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. 1 Eylül 2023 tarihi itibarıyla, kira tespit davalarında arabulucuya başvurmak zorunlu bir dava şartıdır. Arabuluculuk süreci tamamlanmadan, yani anlaşamama tutanağı alınmadan doğrudan mahkemeye başvurulması halinde dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.
Dava, kiralanan taşınmazın bulunduğu yer veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Arabuluculuk süreci, başvurudan itibaren genellikle birkaç hafta içinde sonuçlanır. Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanak ile dava açma hakkı doğar.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Kira tespit davasında beş yıllık sürenin dolması, davanın esastan incelenebilmesi için temel bir ön koşuldur. Ancak sadece bu sürenin dolması yeterli değildir; davanın açılma zamanı, mahkemece belirlenecek yeni kira bedelinin hangi tarihten itibaren geçerli olacağını doğrudan belirler. Özellikle arabuluculuk sürecinin tamamlanması, dava şartı olarak titizlikle takip edilmelidir. İhtarname gönderilmesi, dava açma süresini korumak ve mahkeme kararının yeni dönem başlangıcından itibaren uygulanmasını sağlamak adına stratejik bir adım olarak değerlendirilmelidir.”
Kişisel Hak, Ayni Hak ve Zilyetlik Ayrımı
Kira sözleşmesi, kiraya veren ile kiracı arasında kurulan bir kişisel hak ilişkisidir. Tapu kaydı maliki olmak, kira sözleşmesinin tarafı olmak için tek başına yeterli değildir; ancak mülkiyetin el değiştirmesi durumunda yeni malik, kanun gereği kira sözleşmesinin tarafı haline gelir. Zilyetlik ise taşınmazın fiilen kullanımını ifade eder; kira tespit davası, bu zilyetlik hakkının kira bedeli karşılığında kullanıldığı hukuki ilişkiyi temel alır.
Gerekli Belgeler ve Deliller
Dava sürecinde mahkemeye sunulması gereken temel belgeler arasında taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığını ve başlangıç tarihini kanıtlayan yazılı kira sözleşmesi yer alır. Ayrıca arabuluculuk bürosundan alınan anlaşamama belgesi, dava şartının yerine getirildiğini gösteren en önemli belgedir.
Taşınmazın bulunduğu bölgedeki benzer nitelikteki yerlerin kira bedellerine dair veriler, bilirkişi incelemesinde esas alınır. Süre kazanmak amacıyla gönderilen ihtarname de dava dosyasında bulunması gereken önemli bir delildir.
Beş Yıllık Sürenin Hesaplanmasında Sözleşme Başlangıcı
Kira tespit davası için aranan beş yıllık süre, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden itibaren hesaplanır ve bu sürenin dolup dolmadığı her somut olayda ayrı ayrı incelenir. Sözleşmenin yenilenmesi veya tarafların kira bedelinde anlaşarak sözleşmeyi sürdürmesi, beş yıllık sürenin başlangıç tarihini değiştirmez; ilk sözleşme tarihi esas alınır. Eğer taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmuyorsa, kiracının taşınmaza fiilen girdiği ve kira ödemeye başladığı tarih, sürenin başlangıcı olarak kabul edilir.
Sözleşme süresinin beş yılı doldurup doldurmadığı tespit edilirken, taşınmazın mülkiyetinin el değiştirmesi veya kiraya verenin değişmesi durumu süreyi kesmez. Yeni malik, önceki malik ile kiracı arasında kurulan sözleşmenin tarafı haline geldiğinden, beş yıllık süre ilk sözleşme tarihinden itibaren işlemeye devam eder. Bu nedenle, taşınmazı yeni satın alan bir kişi, önceki malik döneminde geçen süreyi de hesaba katarak dava açma hakkını kullanabilir.
Olağanüstü Durumlarda Uyarlama Davası ile Farklılıklar
Kira tespit davası ile kira uyarlama davası, hukuki dayanakları ve açılma şartları bakımından birbirinden kesin çizgilerle ayrılır. Kira tespit davası, beş yıllık sürenin dolması şartına bağlıyken; uyarlama davası, sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan ve taraflardan beklenmeyen olağanüstü durumların sözleşmeyi çekilmez kılması halinde her zaman açılabilir. Uyarlama davasında, kira bedelinin beş yıl dolmadan da değiştirilmesi talep edilebilir ancak bu durum, tespit davasının yerine geçecek bir yol değildir.
Uyarlama davasının kabul edilebilmesi için, sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülemeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen bir durumun ortaya çıkması gerekir. Örneğin, taşınmazın bulunduğu bölgede meydana gelen büyük çaplı imar değişiklikleri veya kiralananın kullanım amacını tamamen imkansız kılan yasal kısıtlamalar, uyarlama davası için gerekçe oluşturabilir. Kira tespit davası ise sadece bedelin piyasa koşullarına uyarlanmasını amaçladığından, uyarlama davasındaki gibi ağır şartların varlığı aranmaz.
Dava Sürecinde Bilirkişi İncelemesi ve Emsal Veriler
Mahkeme, kira tespit davasında kira bedelini belirlerken taşınmazın emsal kira bedellerini ve bölgedeki benzer nitelikteki yerlerin kira değerlerini esas alır. Bilirkişi incelemesi sırasında, taşınmazın konumu, büyüklüğü, kullanım amacı, yıpranma durumu ve benzeri fiziksel özellikler detaylıca değerlendirilir. Tarafların sunduğu emsal kira sözleşmeleri, mahkemenin karar verme sürecinde yardımcı bir veri kaynağı olarak dosyaya eklenir.
Bilirkişiler, taşınmazın bulunduğu bölgedeki güncel piyasa rayiçlerini belirlemek için tapu kayıtları, emlak piyasası verileri ve bölgedeki benzer taşınmazların kira bedellerini karşılaştırır. Mahkeme, bu inceleme sonucunda belirlenen bedeli, hakkaniyete uygun bir şekilde ve kanunda öngörülen sınırlamalar çerçevesinde hükme bağlar. Davacı veya davalı, bilirkişi raporuna karşı itirazlarını süresi içinde sunarak, raporun eksik veya hatalı olduğunu düşündüğü noktaları mahkemeye bildirebilir.
Dava sürecinde sunulan delillerin güncelliği, mahkemenin vereceği kararın isabeti açısından kritik bir rol oynar. Özellikle taşınmazın bulunduğu bölgedeki kira artış oranlarını yansıtan güncel veriler, davanın seyri üzerinde doğrudan etkili olur. Tarafların, dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde emsal olarak sundukları taşınmazların, dava konusu taşınmaz ile benzer nitelikte olması, bilirkişi raporunun doğruluğunu artırır.
Sık Sorulan Sorular
5 yıl dolmadan kira tespit davası açılabilir mi?
Hayır, 5 yıl dolmadan açılan kira tespit davaları, kanuni artış oranları uygulandığı için reddedilir.
Kira tespit davası açmak için ihtarname şart mı?
Dava açmak için zorunlu değildir; ancak mahkeme kararının yeni dönemin başından itibaren geçerli olmasını istiyorsanız, 30 günlük süre kuralına uymak veya ihtarname çekmek gerekir.
Mahkeme kararı geriye dönük uygulanır mı?
Kira tespit davası, kural olarak ileriye dönük sonuç doğurur. Dava, süresinde açılmışsa yeni dönemin başından itibaren geçerli olur.
