Av. Mehmet Uğur Babuşcu · Ankara BarosuÇukurambar Mah. 1465 Sokak 9/23 Çankaya/Ankara
BABUŞCUHUKUK VE ARABULUCULUK

AİLE HUKUKU

Çocukla Kişisel İlişki Nasıl Düzenlenir?

Bir masa etrafında oturan, birbirlerinin ellerini tutan insanlar ve masanın üzerinde bulunan hukuk kitapları, kalemler ve bir adalet terazisi figürü.
İçindekilerBaşlıkları göster8 bölüm

Çocukla kişisel ilişki, velayeti kendisine bırakılmayan anne veya babanın, çocuğuyla belirli zaman aralıklarında görüşme ve bağını sürdürme hakkıdır. Bu ilişki, tarafların kendi aralarında yapacakları bir anlaşma ile veya anlaşmazlık durumunda aile mahkemesine başvurularak, çocuğun üstün yararı gözetilerek düzenlenir.

Kişisel İlişki Düzenlemesinde Temel İlkeler

Çocukla kişisel ilişki düzenlenirken esas alınan yegâne ölçüt, çocuğun fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimi için en uygun olanı ifade eden çocuğun üstün yararıdır. Taraflar, kişisel ilişki günleri ve saatleri konusunda kendi aralarında serbestçe tasarruf edebilirler; ancak bu anlaşma çocuğun gelişimine veya sağlığına aykırı bir durum içeriyorsa mahkeme tarafından onaylanmayabilir.

Kamu düzenini doğrudan ilgilendiren bu konuda, ebeveynlerin kişisel istekleri veya aralarındaki uyuşmazlıklar, çocuğun menfaatlerinin gerisinde kalır. Mahkeme, tarafların sosyal ve ekonomik koşullarını, çocuğun okul durumunu ve yaşını dikkate alarak infazda tereddüt yaratmayacak net bir düzenleme kurar.

Başvuru Süreci ve Görevli Mahkeme

Kişisel ilişki tesisi veya mevcut kararın yeniden düzenlenmesi talepleri için izlenmesi gereken kronolojik süreç şu şekildedir:

  1. Uyuşmazlık durumunda, velayeti elinde bulundurmayan ebeveyn tarafından aile mahkemesine dilekçe ile başvurulur.
  2. Dava, kural olarak çocuğun yerleşim yeri mahkemesinde açılır; boşanma davası devam ediyorsa talep o mahkemeye yöneltilir.
  3. Mahkeme, çocuğun üstün yararını gözeterek tarafların sosyal inceleme raporlarını değerlendirir.
  4. Karar verildikten sonra, kişisel ilişki süreci Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri aracılığıyla icra edilir.

“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Çocukla kişisel ilişki düzenlenirken tarafların kendi aralarındaki anlaşmaları, çocuğun üstün yararı ile sınırlıdır. Mahkeme, çocuğun gelişimini olumsuz etkileyebilecek veya infazda belirsizlik yaratacak hiçbir anlaşmayı onaylamak zorunda değildir. Özellikle aile içi şiddet iddialarının bulunduğu durumlarda, görüşmelerin uzman eşliğinde veya kontrollü bir ortamda gerçekleşmesi, çocuğun güvenliği açısından temel bir gerekliliktir. Kararların kesin hüküm teşkil etmediğini ve değişen yaşam koşullarına göre her zaman yeniden düzenlenebileceğini göz önünde bulundurmak, sürecin yönetimi açısından kritik bir noktadır.”

Aile İçi Şiddet ve Arabuluculuk Sınırı

Bir yetişkinin elinin, bir çocuğun elini tuttuğu yakın plan çekim. Ebeveyn-çocuk ilişkisini ve şefkati simgeleyen bir görsel.
Velayet ve Kişisel İlişki

Aile içi şiddet iddiasının bulunduğu veya taraflar arasında ciddi uyuşmazlıkların yaşandığı durumlarda, kişisel ilişki konusu arabuluculuğa elverişli değildir. Bu tür vakalarda mahkeme, çocuğun güvenliğini korumak amacıyla kişisel ilişkinin uzman eşliğinde veya belirli bir gözetim altında kurulmasına karar verebilir.

Şiddet riski taşıyan durumlarda, kişisel ilişki hakkının kullanımı kısıtlanabilir veya tamamen kaldırılabilir. Mahkeme, çocuğun psikolojik bütünlüğünü korumak adına, görüşmelerin hangi ortamda ve ne şekilde gerçekleşeceğine dair özel tedbirler alabilir.

Kişisel İlişki Kararının Değiştirilmesi

Kişisel ilişki kararları, kesin hüküm teşkil etmez ve şartların değişmesi durumunda yeniden düzenlenebilir. Çocuğun yaşının ilerlemesi, eğitim hayatındaki değişiklikler veya ebeveynlerin yaşam koşullarının farklılaşması, kararın güncellenmesi için geçerli birer sebep oluşturabilir.

Taraflar, değişen koşulları gerekçe göstererek aile mahkemesine başvurabilir ve mevcut düzenlemenin çocuğun yararına uygun hale getirilmesini talep edebilirler. Bu süreçte, önceki kararın neden yetersiz kaldığına dair somut delillerin sunulması, mahkemenin yeniden değerlendirme yapmasını kolaylaştırır.

Kişisel İlişki Düzenlemesinde Sosyal İnceleme Raporunun Rolü

Mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesi yaparken çocuğun yaşam koşullarını ve ebeveynlerle olan duygusal bağını anlamak amacıyla uzmanlardan destek alır. Bu süreçte görevlendirilen psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı, tarafların ev ortamlarını ziyaret ederek veya taraflarla görüşerek bir sosyal inceleme raporu hazırlar. Rapor, çocuğun yaşına uygun bir ilişki takviminin belirlenmesinde mahkeme için en temel delil niteliğindedir.

Uzmanlar, çocuğun okul başarısı, sosyal çevresi ve ebeveynlerden birine karşı geliştirdiği olası direnç veya korku gibi unsurları raporlarında detaylandırır. Eğer çocuk belirli bir yaşın üzerindeyse, uzmanlar çocuğun kendi görüşünü de alarak mahkemeye sunar. Mahkeme, bu raporla bağlı olmamakla birlikte, çocuğun üstün yararını belirlemede raporun içeriğini esas alarak kişisel ilişki günlerini ve saatlerini somutlaştırır.

Kişisel İlişki Takviminde Esneklik ve İstisnalar

Düzenlenen kişisel ilişki takvimi, çocuğun okul tatilleri, dini ve milli bayramlar ile doğum günleri gibi özel günleri kapsayacak şekilde genişletilebilir. Standart bir hafta sonu görüşmesinin ötesinde, çocuğun eğitim hayatını aksatmayacak şekilde yaz tatillerinin bir kısmının diğer ebeveynle geçirilmesi mümkündür. Taraflar, çocuğun yaşının büyümesiyle birlikte değişen ihtiyaçlarına göre takvimi karşılıklı rıza ile esnetebilirler.

Ancak, mahkeme kararıyla belirlenen takvimin dışına çıkılması durumunda, tarafların anlaşmazlığa düşmesi halinde kararın icra edilebilirliği önem kazanır. Eğer ebeveynlerden biri, çocuğun eğitim veya sağlık durumunu gerekçe göstererek kişisel ilişkiyi engellerse, bu durumun haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı mahkeme tarafından denetlenir. Keyfi engellemeler, kişisel ilişki hakkının ihlali olarak değerlendirilebilir ve velayetin değiştirilmesi davasına konu teşkil edebilir.

Kişisel İlişki Hakkının Sınırlandırılması ve Kaldırılması

Çocuğun sağlığı, eğitimi veya ahlaki gelişimi üzerinde ciddi bir tehlike oluşması durumunda, kişisel ilişki hakkı mahkeme kararıyla sınırlandırılabilir veya tamamen kaldırılabilir. Ebeveynin çocuğa karşı şiddet uygulaması, çocuğu ihmal etmesi veya kişisel ilişki sırasında çocuğu diğer ebeveyne karşı kışkırtması, bu tür kısıtlamaların temel gerekçeleridir. Mahkeme, bu gibi durumlarda çocuğun güvenliğini sağlamak için görüşmelerin bir uzman eşliğinde yapılmasını zorunlu tutabilir.

Kişisel ilişkinin kaldırılması, ancak çocuğun üstün yararının başka hiçbir şekilde korunmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulan en son çaredir. Mahkeme, kısıtlama kararı verirken bu tedbirin geçici mi yoksa kalıcı mı olacağını, çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarına göre belirler. Ebeveyn, kısıtlamaya neden olan olumsuz koşulların ortadan kalktığını ispatladığı takdirde, yeniden kişisel ilişki kurulması için mahkemeye başvurma hakkına sahiptir.

Uygulama Notu: Kişisel ilişki düzenlemelerinde mahkemeye sunulan sosyal inceleme raporları, çocuğun yaşam kalitesini belirleyen en kritik belgedir. Görüşme takviminin çocuğun okul ve sosyal faaliyetleriyle uyumlu olması, kararın uygulanabilirliğini ve taraflar arasındaki çatışma riskini azaltır.

Sık Sorulan Sorular

Kişisel ilişki kararına uyulmazsa ne yapılmalıdır?

Kararın gereklerine aykırı hareket edilmesi durumunda, hak sahibi ebeveyn Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne başvurarak kararın infazını talep edebilir.

Üçüncü kişiler çocukla görüşme talep edebilir mi?

Evet, Türk Medeni Kanunu uyarınca, olağanüstü hallerde ve çocuğun yararına olması kaydıyla büyükanne veya büyükbaba gibi üçüncü kişiler de kişisel ilişki kurulmasını talep edebilir.

Kişisel ilişki düzenlemesinde arabuluculuk zorunlu mudur?

Hayır, aile içi şiddet içeren veya kamu düzenini ilgilendiren velayet ve kişisel ilişki konuları arabuluculuğa elverişli değildir.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

Aynı konu başlığındaki içerikler

WhatsApp
Scroll to Top