Kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma süreçlerinde görevli ve yetkili mahkeme, uyuşmazlığın idari bir işlemden mi yoksa idarenin fiili bir eyleminden mi kaynaklandığına göre belirlenir. İdarenin kamulaştırma kararı veya imar planı gibi idari işlemlerine karşı açılacak davalarda İdare Mahkemeleri görevliyken, idarenin taşınmaza fiziksel müdahalesi olan fiili el atma durumlarında Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Her iki yargı kolunda da yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
İdari İşlem ve Fiili Eylem Ayrımı
İdare hukukunda kamulaştırma süreci, idarenin tek taraflı iradesiyle tesis ettiği idari işlemler bütünüdür. Kamulaştırma kararı, kamu yararı kararı veya imar planı değişiklikleri gibi işlemler idari yargının denetimine tabidir. Bu tür işlemlere karşı açılan iptal davalarında görevli merci İdare Mahkemeleridir.
Buna karşılık, idarenin kamulaştırma prosedürünü işletmeksizin taşınmaza yol, bina veya tesis yaparak fiziksel müdahalede bulunması fiili el atma olarak tanımlanır. Bu eylem idari bir işlem değil, haksız fiil niteliğinde bir eylem olduğundan uyuşmazlığın çözümü adli yargı alanına girer ve Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olur.
Hukuki El Atma ve İdari Yargı Süreci
İdarenin imar planı gibi idari işlemlerle taşınmazın kullanımını kısıtlaması, hukuki el atma olarak adlandırılır. Bu durumda taşınmazın mülkiyet hakkı devam etse de kullanım hakkı kısıtlandığı için idari yargıda tam yargı davası açılması gerekir. İdari yargıda dava açmadan önce idareye başvuru yapılması, uyuşmazlığın niteliğine göre davanın kabul edilebilirliği açısından belirleyici olabilir.
İdari yargı denetiminde mahkemeler, işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarını re’sen araştırma ilkesi çerçevesinde inceler. İptal davalarında, işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğacaksa yürütmenin durdurulması talep edilebilir. İdari yargıda genel dava açma süresi, işlemin tebliğinden itibaren 60 gündür.
Örnek Olay: Bir kişi, taşınmazının imar planında park alanı olarak ayrılması nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlandığını iddia etmektedir.
- Uyuşmazlık türü: Hukuki el atma.
- Görevli mahkeme: İdare Mahkemesi.
- Yetkili mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer İdare Mahkemesi.
- Dava süreci: İdari başvuru sonrası tam yargı davası.
“Av. Mehmet Uğur BABUŞCU
Kamulaştırma ve el atma uyuşmazlıklarında görevli mahkemeyi belirleyen temel kriter, idarenin eyleminin fiziksel bir müdahale mi yoksa idari bir işlem mi olduğudur. Fiili el atmada adli yargı, hukuki el atmada ise idari yargı görevlidir. Yanlış yargı yolunda açılan davalar görevsizlik kararıyla sonuçlanacağından, dava açmadan önce taşınmazın imar durumu ve idarenin müdahale biçimi mutlaka hukuki bir incelemeye tabi tutulmalıdır. Bu ayrım, davanın usulden reddedilmemesi ve hak kaybına uğramamanız için kritik öneme sahiptir.”
Adli Yargıda Görevli Mahkeme ve İspat

Fiili el atma durumlarında, idarenin taşınmaza yönelik haksız müdahalesi nedeniyle tazminat talebiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılır. Bu davalarda hakim, uyuşmazlığın çözümüne esas teşkil edecek tapu kayıtları, keşif ve bilirkişi raporları gibi delilleri re’sen araştırma ilkesiyle değerlendirir. Adli yargıda dava açmadan önce idareye başvuru yapılması zorunlu değildir.
İdare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davalarında da görevli merci Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu davalar, kamulaştırma işleminin idari aşaması tamamlandıktan sonra mülkiyetin idareye geçişini sağlamak amacıyla açılır. Yanlış yargı yoluna başvurulması, davanın görev yönünden reddine ve ciddi zaman kayıplarına yol açabilir.
Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescil Davalarında Usul
İdare tarafından gerçekleştirilen kamulaştırma işlemlerinde, taşınmazın mülkiyetinin idareye geçişi ve bedelin belirlenmesi amacıyla açılan davalarda görevli merci Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu süreçte idare, kamulaştırma kararının alınması ve kamu yararı kararının onaylanması gibi idari aşamaları tamamladıktan sonra, taşınmaz malikine bedel teklifinde bulunur. Taraflar arasında bedel üzerinde anlaşma sağlanamaması durumunda, idare tarafından taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılması zorunludur.
Dava sürecinde mahkeme, taşınmazın değerini belirlemek üzere bilirkişi incelemesi yaptırır ve tapu kayıtlarını esas alarak bedeli hüküm altına alır. Bu davalarda idarenin, kamulaştırma işleminin idari aşamalarının usulüne uygun tamamlandığını ispat etmesi gerekir. Eğer idari aşamalarda bir eksiklik tespit edilirse, mahkeme bu eksikliklerin giderilmesi için idareye süre verebilir veya davanın reddine karar verebilir. Bu nedenle, idarenin kamulaştırma dosyasındaki belgelerin tamlığı, davanın seyri açısından kritik bir öneme sahiptir.
İdari Başvuru ve Dava Açma Sürelerinin Etkisi
İdari yargıda açılacak tam yargı davalarında, idari başvuru süreci davanın kabul edilebilirliği açısından temel bir usul kuralıdır. İdareye yapılan başvurunun reddedilmesi veya idarenin 30 gün içinde cevap vermemesi durumunda, zımni ret gerçekleşmiş sayılır ve bu tarihten itibaren dava açma süresi işlemeye başlar. İdari başvuru yapılmadan doğrudan dava açılması, davanın usulden reddine neden olabileceği gibi, hak kaybına da yol açabilir.
Fiili el atma davalarında ise adli yargıda dava açma süresi, genel zamanaşımı kurallarına tabidir. Ancak, idarenin haksız müdahalesinin devam ettiği durumlarda, zamanaşımı süresi müdahalenin sona erdiği tarihten itibaren hesaplanır. İdari yargıdaki 60 günlük dava açma süresi, idari işlemin tebliği veya öğrenilmesiyle başlarken, adli yargıdaki tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi daha uzun bir periyodu kapsayabilir. Bu ayrım, davanın hangi yargı kolunda açılacağının belirlenmesinin yanı sıra, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti için de hayati önem taşır.
Yürütmenin Durdurulması ve İhtiyati Tedbir Ayrımı
İdari yargıda, kamulaştırma işlemine karşı açılan iptal davalarında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şarttır. Bu karar, idari işlemin hukuki sonuçlarını dava sonuna kadar askıya alır ve taşınmaz üzerindeki idari tasarrufu durdurur. Yürütmenin durdurulması kararı, idari yargı usulüne özgü bir koruma tedbiridir.
Adli yargıda ise fiili el atma davalarında, taşınmaz üzerindeki müdahalenin önlenmesi veya tazminat talepleriyle birlikte ihtiyati tedbir talep edilebilir. İhtiyati tedbir, uyuşmazlık konusu taşınmazın el değiştirmesini veya üzerinde yeni bir yapılaşmaya gidilmesini engellemek amacıyla uygulanır. İdari yargıdaki yürütmenin durdurulması ile adli yargıdaki ihtiyati tedbir, farklı usul kanunlarına tabi olup, her iki kurumun da amacı uyuşmazlık konusu taşınmazın mevcut durumunu korumaktır. Ancak, bu tedbirlerin talep edilebilmesi için davanın esasının haklılığına dair somut delillerin mahkemeye sunulması gerekmektedir.
Uygulama Notu: Kamulaştırma süreçlerinde görevli mahkemenin tespiti, uyuşmazlığın idari işlem mi yoksa fiili eylem mi olduğunun doğru analiz edilmesine bağlıdır. İdari yargıdaki 60 günlük dava açma süresi ile adli yargıdaki zamanaşımı süreleri arasındaki farklar, hak kaybına uğramamak için dava öncesi titizlikle değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Taşınmazım imar planında park alanı olarak görünüyor, hangi mahkemeye başvurmalıyım?
Bu durum hukuki el atma kapsamında değerlendirildiğinden, taşınmazın bulunduğu yerdeki İdare Mahkemesinde dava açmanız gerekmektedir.
İdare taşınmazıma yol yaptı ancak kamulaştırma bedeli ödemedi, ne yapmalıyım?
Bu durum fiili el atma olarak nitelendirilir ve taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açabilirsiniz.
Dava açmadan önce idareye başvurmak zorunda mıyım?
Fiili el atmada idareye başvuru zorunlu değildir; ancak hukuki el atmada idari başvuru süreci davanın kabulü için önem arz edebilir.
